Atatürk Üniversitesi, "COP31 yolunda bilim diplomasisi" lansmanında yer aldı
Türkiye’nin COP31 Dönem Başkanlığı sürecinde yükseköğretim kurumlarının üstleneceği bilimsel misyonu güçlendirmek amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen "COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi: Akademi Lansmanı" programına Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da katıldı.
YÖK Konferans Salonunda gerçekleştirilen programa; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri ile COP31 sürecinin paydaş kurum ve kuruluşlarının temsilcileri iştirak etti.
Programda, Türkiye’nin COP31 Dönem Başkanlığı kapsamında yükseköğretim sisteminin üstleneceği akademik sorumluluklar, bilim diplomasisinin uluslararası ölçekte güçlendirilmesi, iklim değişikliğiyle mücadelede üniversitelerin rolü, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ile yeşil ve dijital dönüşüm ekseninde yürütülecek çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı.
Bilim diplomasisinde yeni dönem başlıyor
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye’nin COP31 sürecinde yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda bilimsel liderlik ortaya koyacağını vurgulayarak, yükseköğretim sisteminin bu sürecin en önemli aktörlerinden biri olacağını ifade etti.
Özvar, Türkiye’deki 208 üniversitenin dünyanın farklı ülkelerindeki üniversiteler, araştırma merkezleri ve akademik ağlarla buluşturulacağı kapsamlı bir bilim diplomasisi hamlesinin başlatıldığını belirterek, COP31 hazırlıkları kapsamında tüm üniversitelerin sürece aktif şekilde dâhil edildiğini söyledi.
Bu kapsamda oluşturulan COP-SCIENCE Platformu ile uluslararası akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak araştırma projelerinin geliştirilmesi, araştırmacı hareketliliğinin artırılması ve üniversitelerin bilimsel üretimlerinin küresel ölçekte görünür hâle getirilmesi hedefleniyor.
Programda ayrıca temiz enerji, yeşil sanayi, sıfır atık, iklime dirençli şehirler, gıda güvenliği, sağlık, eğitim ve sürdürülebilir kalkınma başta olmak üzere öncelikli alanlarda üniversitelerin disiplinler arası bilgi birikimlerinin ortak çözümlere dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı.
Üniversiteler küresel iklim politikalarının bilimsel paydaşı olacak
Lansmanda, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil; araştırma üreten, teknoloji geliştiren, kamu politikalarına katkı sağlayan ve uluslararası iş birliklerini yönlendiren stratejik aktörler olduğuna dikkat çekildi.
COP31 kapsamında kurulacak YÖK Pavilyonu aracılığıyla Türkiye’nin yükseköğretim ve araştırma kapasitesinin uluslararası platformlarda tanıtılması, bilim insanlarının ortak araştırmalar geliştirmesi ve küresel akademik ağların güçlendirilmesi hedeflenirken, hazırlanacak Türkiye İklim Bilimi ve Teknolojisi Yetkinlik Haritası ile üniversite-sanayi iş birliklerinin artırılması ve iklim dostu teknolojilerin yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
Programda ayrıca üniversitelerin enerji, su ve atık yönetiminde "yaşayan laboratuvar" anlayışıyla sürdürülebilir kampüslere dönüştürülmesi, yeşil becerilerin eğitim programlarına entegre edilmesi ve genç araştırmacıların COP31 sürecine aktif katılımının sağlanması yönündeki hedefler de paylaşıldı.
Rektör Hacımüftüoğlu: "Atatürk Üniversitesi bilimsel gücünü küresel çözümlere dönüştürmeye hazır"
Programa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal ve teknolojik boyutları bulunan küresel bir mesele olduğuna dikkat çekerek üniversitelerin bu süreçte üstleneceği rolün her geçen gün daha da önem kazandığını ifade etti.
Hacımüftüoğlu, şunları söyledi: "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen COP31 Dönem Başkanlığı süreci, ülkemizin bilimsel potansiyelini uluslararası platformlarda daha görünür kılacak önemli bir fırsattır. Üniversiteler, yalnızca bilgi üreten kurumlar değil; aynı zamanda insanlığın ortak sorunlarına çözüm geliştiren, politika üreten ve geleceği şekillendiren yapılardır. Atatürk Üniversitesi olarak araştırma altyapımız, disiplinler arası çalışma kültürümüz ve uluslararası iş birliklerimizle bu sürece güçlü katkılar sunmaya hazırız."
Bilim diplomasisinin ülkeler arasındaki iş birliğini güçlendiren en önemli araçlardan biri olduğunu belirten Hacımüftüoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "İklim krizine karşı üretilecek en güçlü çözüm, bilimin ortak aklı ve üniversitelerin uluslararası iş birliği kültürüdür. COP31 sürecinin yalnızca bir konferans olarak değil, kalıcı bilimsel ortaklıkların, yeni araştırma ağlarının ve sürdürülebilir projelerin başlangıcı olacağına inanıyorum. Atatürk Üniversitesi olarak sahip olduğumuz akademik birikimi, araştırma merkezlerimizi ve bilim insanlarımızın ortaya koyduğu çalışmaları uluslararası platformlara taşımaya devam edeceğiz."
Bilimsel birikim küresel iş birliğine dönüşecek
COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi: Akademi Lansmanı ile Türkiye’nin yükseköğretim sisteminin uluslararası görünürlüğünün artırılması, üniversiteler arasında sürdürülebilir araştırma ortaklıklarının kurulması ve bilimsel üretimin küresel iklim politikalarına katkı sağlayacak somut çıktılara dönüştürülmesi hedefleniyor.
Atatürk Üniversitesi de güçlü araştırma altyapısı, nitelikli akademik kadrosu, araştırma merkezleri ve uluslararası iş birlikleriyle, Türkiye’nin COP31 vizyonuna bilimsel katkı sunacak öncü yükseköğretim kurumları arasında yer almaya devam ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.