• BIST 106.862
  • Altın 145,039
  • Dolar 3,5263
  • Euro 4,1266
  • Adana 27 °C
  • Adıyaman 24 °C
  • Afyon 16 °C
  • Ağrı 16 °C
  • Amasya 20 °C
  • Ankara 18 °C
  • Antalya 23 °C
  • Artvin 22 °C
  • Aydın 22 °C
  • Balıkesir 24 °C

Devlet Bahçeli'den Fetö Ve Eyalet Açıklaması

Devlet Bahçeli'den Fetö Ve Eyalet Açıklaması
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, türk'te referanduma ilişkin manâlı açıklamalarda bulundu. CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun 'AK Parti'deFETÖ'cü isimler var' sözlerine değinen Bahçeli, "Partimiz içinde FETÖ ile ilişkili olan milletvekillerini biliyorum.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, türk'te referanduma ilişkin manâlı açıklamalarda bulundu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun 'AK Parti'deFETÖ'cü isimler var' sözlerine değinen Bahçeli, "Partimiz içinde FETÖ ile ilişkili olan milletvekillerini biliyorum. öyle fazla artı yok bizde. Anadolu'da teşkilatlarda vardır, il başkanları aralarında sızmalar olmuş. Siyasallaşma süreciyle ele geçiremeyecekleri için anlaşıldığı andan itibaren farklı uygulamalara girildi. Doğaüstü kurultay meselesi durup dururken ortaya konuyorsa, demokratik haktır fakat böyle bir anlayışla bugün için söylemiyorum lakin dikkate almaz lüzumlu. Partinin genel başkanı önemli bir rahatsızlıkla 16 Ocak'ta ameliyat geçirdiği gün 700 imza topladık diye mucizevi kongre için müracaat etmenin insani boyutunu birisinin anlatması lazım" ifadesini kullandı.

Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:

"16 Nisan'da yapılacak olan, Türkiye'nin geleceğini belirleyecek olan referanduma gidiyoruz. Bu referandumun milletimizin geleceğinin belirlenmesinde bir başlangıcı oluşturacak. Bu referandumu anlamlandırabilmek için geriye doğru giderek Türkiye'deki siyasi süreci yakinen tahlil etmek gerekli. 2007 yılı manâlı dönüm noktasıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile AK Parti, TBMM'de kayda değer bir çoğunluğa sahip olmakla beraber göstermiş olduğu, Abdullah Gül'ü aday gösterdikten daha sonra Meclis'teki oylamalarda 367'nin altında kalması nedeniyle sorun yaşandı. 367 dediğimiz kilit demokrasiye vuruldu."

"BUGÜNKÜ AŞAMAYA NASIL GELİNDİ?

"2007 yılında Meclis'te olmayan MHP, erken seçimde 71 milletvekili ile TBMM'de bulundu. AK Parti 367'yi bulamadığı için CHP de Meclis'e katılmamayı seçim ettiği için yeni bir kilitlenme laf konusuydu. Cumhurbaşkanlığı seçimleri parlamenter sistemlerde sorunlar yaşatmış, ara rejimlerin temelini teşkil etmiştir. 12 Eylül öncesinde 115 turla cumhurbaşkanı seçilemediği için, Ecevit ve Demirel'in uzlaşamaması sonucunda manâlı bir sorun yarattığı gerekçesiyle, bazı başıboşluk faaliyetleri sebebiyle ara rejim yaşanmıştır. O ara rejimi de dikkate aldığınızda 2007'de ne olacak bir tercih var, cumhurbaşkanı seçilecek ancak 367 kilidi vurulmuş. O zaman sayın Sabih Kanadoğlu bu kilidin sahibi oldu."

"Bizi ziyarete geldiklerinde bir tek cümle kullandım. Biz o gün Meclis'te olacağız. Bunun anlamı kilidin açılması demek. Bu cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmıştır ve sayın Abdullah Gül cumhurbaşkanı olmuştur. Ama Türkiye'de başından beri aralıksız anayasa tartışması yeni bir ebat kazanmış, sistem tartışmasına içten kaymıştır. Kendi adayımızı çıkarttık. Sayın Sabahattin Çakmakoğlu'nu namzet göstermiştik."

"367 OLMASAYDI TÜRKİYE BUINLARI YAŞAMAZDI"

"7 Haziran'da tek başına iktidar olan AK Parti, 276'nın aşağı kaldığı için hükümet kurmada fakat birkaç parti ile bir araya gelirse olası olacak duruma geldi. MHP 80 milletvekili ile Meclis'te bulundu ancak koalisyon için çok kayda değer bir çağrı ile karşı karşıya kalındı. Bugünü eleştirmek için bilgi kabul etmek gerekir bunları. bir zamanlar beri her siyasi parti 82 ara rejiminin anayasasının katılığını ve demokratik yargı ve özgürlüklerin genişletilmesini temin etmek için bir takım gayretler içerisinde olmuştu. Bütün bunları dikkate alarak tasvir etmek gerekiyorsa bu anayasa değişikliği tartışması devam edebilirdi. Fakat bir ara anayasa değişikliği ile 10 Ağustos'ta cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleştirildi. 367 olmasaydı Türkiye bunları yaşamazdı. Sayın Erdoğan partisinden ayrıldı ve yüzde 50'nin üzerinde oyla cumhurbaşkanı oldu. Bu da önemli bir dönüm noktasıydı"

"BAZI GERÇEKLERİ SAKLAMANIN GEREĞİ YOKTUR"

"32 gün kadar CHP ile AK Parti önemli bir diyalog içerisine girdiler. Koalisyon aşamasını tartıştılar, sonuç alınmadı. Seçimlerin yenilenme sürecine 1 hafta kala MHP ile hükümet kurulabilir mi denildiği vakit siyah çantayla, oradaki koalisyonun nasıl olacağına dair bazı düşüncelerimizi de kamuoyuyla paylaşmıştık. Bazı gerçekleri saklamanın, üstünü örtmenin gereği yoktur. Bir gerçek ortaya çıkmıştır, bir partinin kurucusu ve 13 sene genel başkanlığını yapmış kişilik 10 Ağustos'ta cumhurbaşkanı olmuştur. Bu kendi partisinin yürütmesi olan Başbakan ve Bakanlar Kurulu ile insanlar kadar seçilmiş Başbakan'ın ilişkisi ne boyutta gidecekti? Bu ilişki uyumlu bir şekilde mevcut anayasanın 104 ve 105. maddesi çerçevesinde gitmiş olsa parlamenter sistem olarak sıkıntı değil. Lakin bu yönüyle bir dayatma var, fiili durum var"

"TEK ADAMLIK SÖZÜ BİZİM İÇİN GEÇERLİ DEĞIL"

"Bizim hareket noktamız önce ülkem, daha sonra milletim, sonra partim ve sonradan ben anlayışına dayalı bir siyasettir. Ülkemizin içi ve dışını, çevresini dikkate aldığınız süre fazla ciddi tehlike ve tehlikelerle karşısında karşıya. Böyle bir durumda Türkiye'de dayatmalarla yönetim büyük mahsurlar getirebilir. Bu Türkiye için beka sorunudur. Terörün kökünün kazınması lüzumlu, demokratikleşme sürecinin hızlanması, istikrarın sağlanması ve Irak ve Suriye'deki gelişmelerle beraber Türkiye'ye yansımalarını dikkate alabilecek kuvvetli bir hükümetin devamı için zaruret. Filan şahsın cumhurbaşkanı olması için, tek adamlık hevesi için bunlar bizim için geçerli değil. Türk tarihinde tek adam kavram itibariyle kullanılmıştır. Hiçbir endişe taşınmaması gerekli. Irk iradesidir bu."

"TEK ADAM YOK, DEVLET BABA OLMASI LAZIM"

"Tek adam değil, devlet baba olması lazım. Bunu başarırsa bütün itirazlar ortadan kalkar. Hala ben halkın şu değin oyuyla seçildim, her şeyi ben bilirim diyorsa o süre zaten bu kaynama Türkiye'de başlar, ve bu kaynama istesen de istemesen de ısısıyla AK Parti'ye de düşebilir. O vakit ya bir seçime gidilir, yeni bir kaos doğabilir. Türkiye'nin önündeki sorunlar geçmişte örnekleri görülen şekliyle ele alındığı takdirde MHP, önce Türkiye'nin önemini dikkate alır. Buraya tahribat yapılıyorsa MHP ya da Türk-İslam ülküsüne dayalı Türk milliyetçiliği reaksiyon ortaya koyuyor"

"BUNUN GERIYE DOĞRU DÖNÜŞÜ OLMAZ, OLMAMALIDIR"

"Ahali iradesi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne 'Evet' derse, bunun geriye doğru dönüşü olmaz. Böyle bir şeyi düşünmemek lüzumlu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni daha etkili bir hale nasıl getireceğimiz noktasında insanlarımızın bu konular üzerinde düşünmesi gerekir. Bunun geriye dönüşü olmaz, olmamalıdır. Bu aşamadan sonradan zaten olmaz"

"Bazıları var yüzde 80 'Hayır'cı diyor. Neye göre söylüyor kavramak lüzum. MHP'nin içinde büyük tahrip yapmaya yönelik etkinlikler yapmanın kaynağı nedir, amaçları nelerdir? Bütün bunları dikkate alan bir çalışmamız var. Zaten var da daha da genişletilmiş haliyle getireceğiz."

"İTTİFAK, ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÜSTÜNDE UZLAŞMADIR"

"İttifak dediğimiz konu tüzük üzerindeki uzlaşmadır. 18 madde ile sınırlandırılmış olan uzlaşmadır. Bu sonuç verir ve MHP'nin 'Evet' oylarının katkısıyla bu gerçekleşir ise, o vakit 40 milletvekili ile Meclis'te bulunuyorduk, 5 tanesi aramızda yok, 35 milletvekili ile TBMM'de siyasi parti olarak faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Bizde çok kasıt okuyucular var. Bazı yanlış politikalar ortaya atmak suretiyle insanlarımızın kafasını karıştırmak ve buradan da bir toplumsal itibarsızlaşma ile MHP'yi Türk siyasi hayatında ele geçirmeyi veya yok etmeyi hedefleyen güruh var. Hepsinin farkındayız."

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

"FETÖ'nün siyasi ayağı hala manâsız. Çözülmesi gerekli. Her darbe teşebbüsünün bir konseyi olur. Bu konsey asker ve sivil kanattan oluşur. Asker kanadı belirlenmiş görevi tamamlar, ülkeyi yönetmek için de bürokrasiyi kullanabilecek alan olur. Asker kanadının üstüne gidildi, peki bunlar Allah muhafaza sonuç almış olsalardı devleti kim yönetecekti, bürokraside kimler olacaktı? Bunların üzerine gidilmesi lazım. Eğer böyle bir darbe teşebbüsüne başvuran zihniyet, 248 vatan evladının şehit edilmesini, 2193 kişinin kayda değer bir ölçüde rahatsız olmasını, yaralı bereli kalmasını gerçekleştiren bir olay nasıl olursa olsun ülkeyi yönetmek istiyorsa başarılı olduğu takdirde idare şekli düşünecekti. Düşünmesi lazımdı. Burası bir takım rasgele davranışlar olarak algılanırsa hataya düşeriz."

www.mynet.com
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Haber Sitesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 210 90 00 Faks : 0212 210 34 00