• BIST 107.202
  • Altın 145,420
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Adana 26 °C
  • Adıyaman 25 °C
  • Afyon 21 °C
  • Ağrı 17 °C
  • Amasya 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • Antalya 28 °C
  • Artvin 24 °C
  • Aydın 24 °C
  • Balıkesir 24 °C

Kılıçdaroğlu(1): Devletin Bütün Baskısına Rağmen ‘Hayır’ Çıkacak

Kılıçdaroğlu(1): Devletin Bütün Baskısına Rağmen ‘Hayır’ Çıkacak
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Şunu açık ve net ifade edeyim, bütün samimiyetimle söylüyorum, devletin bütün baskısına rağmen, iktidarın...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Şunu açık ve net ifade edeyim, bütün samimiyetimle söylüyorum, devletin bütün baskısına rağmen, iktidarın bütün baskısına rağmen, valilerin, kaymakamların bütün baskılarına rağmen "Hayır" çıkacak. Gayet açık. Nedeni şu, ben herkesin sağduyusuna hitap ediyorum. 80 milyon bir kişiye teslim edilemez. 80 milyonun iradesini bir kişiye teslim eden bir Anayasal düzen olamaz" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, CNN Türk ve Kanal D'nin ortak canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı. İki yaşama dönemi öncesinde Anayasanın 60 maddesinin değiştirilmesi için dört siyasi partinin mutabık kaldığını anımsatan Kılıçdaroğlu, "Çok sıradan bir olay değildir. 60 madde üzerinde 4 siyasi partinin görüş birliği sağlaması önemli bir şey ama bu gerçekleşmedi yani yasalaşma sürecini yakalayamadı. Keşke yakalayabilseydi, keşke görüşebilseydik. Uzlaşma kültürü parlamentoda var aslında. Rahmetli Ecevit döneminde de Anayasanın yanlış hatırlamıyorsam 35 maddesi değişti ve toplumun çoğu zaman haberi bile olmadı 4 siyasi parti uzlaştılar ve oybirliğiyle parlamentodan geçirdiler. Bunlar bizim uzlaşma kültürümüzün olduğunu gösteriyor. Eğer Anayasayı siz bir partinin mutfağında hazırlarsanız sorun çıkıyor. Partinin mutfağında değil de uzlaşma komisyonunda hazırlarsanız sorun çıkmamış oluyor" şeklinde konuştu.

-"'EVET" KAMPANYASINI DEVLET YÖNETİYOR"-

Referandum yarışının eşit koşullarda yürütülmediğine dikkat çeken CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Bir sefer "Evet" kampanyasını bir devlet yönetiyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Valiler, Kaymakamlar, devletin araçları, otobüsleri, uçakları, forsu, parası, televizyonlarıyla yürüyen bir "Evet" kampanyası var. Öbür taraftan bu değişikliklerin toplum için hangi riskleri oluşturduğunu anlatmaya çalışan devletin parasını, arabasını, forsunu, televizyonunu kullanmayan bir grup daha var. Gerçekten de bütün amaç bayrak üzerine, vatan sevgisi üzerine inşa edilmiş. Kişisel çıkar değil seksen milyonu düşünen, bir grubu değil herkesi düşünen bir kampanya yürütüyoruz" açıklamasında bulundu.

-"ASKERLİK YAPMAYANA KIZ VERMEZLER"-

18 yaş düzenlemesine temel itirazlarının askerlik muafiyeti olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Bir başkasını çocuğu askere gidecek ama 18 yaşında milletvekili olana ömür boyu askerlikten istisna getirilecek. Milletvekilliği elbette değerli bir görev. 80 milyonu bir anlamda temsil ediyor o parlamentonun üyeleri. Ama askerlik de en az milletvekilliği kadar değerli ve onurlu bir görevdir. Hatta bizim geleneğimizde vardır askerlik yapmayana kız vermezler. Askerliği bizim halkımız olgunlaşma süreci olarak görür. Erkeğin olgunlaşma sürecidir. Daha sağlıklı düşünme süreci olarak görür. Askerlik görevini kutsal bir görev olarak kabul ederiz. Kağıt toplayıcısının, simitçinin, manavın çocuğu El-Bab'a gidecek, eksi 35-40 derecede PKK ile mücadele edecek, bazılarının çocukları hem milletvekili olacak hem hiç askere gitmeyecek. Bu eşitsiz ve adaletsiz, vicdanı sızlatan bir tablo" diye konuştu.

-"ONUN DEMOKRASİ ANLAYIŞINI SORGULAMAK ZORUNDAYIM"-

15 yıldır istenip de çıkarılamayan bir kanun, kararname olmadığına işaret eden CHP lideri Kılıçdaroğlu, "15 yıldır iktidarda olup, eğer parlamentonun yetkilerini yürütme organına verelim, tek adama verelim diye bir çabanın içindeyseniz, parlamentoyu ayak bağı olarak görüyorsanız, ben onun demokrasi anlayışını sorgulamak zorundayım. Milletin seçtiği milletvekillerini, parlamentoyu bir kişi ayak bağı olarak nasıl görebilir?" dedi.

-"KİŞİLER KONTROL EDİLİYOR"-

AK Partili milletvekillerinin Meclis'teki Anayasa oylamalarında gizli oy esasına uymadıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, "Kullanacağı oyun rengini açıklıyor neden? Eğer yasa yapan bir organın mensubu, üyesi, çıkardığı yasaya uymuyorsa ona nasıl hatırlayacaksınız? Meclis Başkanı uyarıyor, kendi partisinden bir başkan uyarıyor, yapmayın diyor. Olduğu takdirde bu geçersiz sayılır diyor ve her oturumda bu metni okuyor fakat kişiler buna uymuyor, kişiler kontrol ediliyor. Bunu eğer göz ardı ederseniz, parlamentonun saygınlığına gölge düşürürsünüz. Milletvekilinin iradesi bir başka milletvekili tarafından kontrol edilir mi?" değerlendirmesinde bulundu.

-"BÜTÜN BASKILARINA RAĞMEN "HAYIR" ÇIKACAK"-

Referandum sonucunun ne olacağına dair tahmini sorulan Kılıçdaroğlu, "Şunu açık ve net ifade edeyim, bütün samimiyetimle söylüyorum, devletin bütün baskısına rağmen, iktidarın bütün baskısına rağmen, valilerin, kaymakamların bütün baskılarına rağmen "Hayır" çıkacak. Gayet açık. Nedeni şu, ben herkesin sağduyusuna hitap ediyorum. 80 milyon bir kişiye teslim edilemez. 80 milyonun iradesini bir kişiye teslim eden bir Anayasal düzen olamaz. Bu Türkiye'yi kaosa, kargaşaya götürür. Türkiye'yi çift başlılığa götürür. Çift başlı yönetimlerin oluşmasına yol açar bu ciddi bir sorundur. Bir kişiye Türkiye Cumhuriyeti emanet edilemez. Osmanlı bile padişaha emanet edilmemiştir tek başına" ifadelerini kullandı.

-"SİVAS KONGRESİ'NDE TEK ADAM MI VARDI?"-

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Mustafa Kemal Atatürk'ün tek adam olduğu yönündeki eleştirilere Celal Bayar'ın kızı Nilüfer Gürsoy'un "Atatürk tek adamlığı aklından geçirmemişti" açıklamasını anımsatarak, "Erzurum Kongresi'nde tek adam mı vardı? Hayır, kongre vardı. Sivas Kongresi'nde tek adam mı vardı? Hayır. 23 Nisan 1920'de tek adam mı vardı? Hayır. Milli Kurtuluş Savaşı'nı tek başına Atatürk mü yönetti? Hayır. Milli Kurtuluş Savaşı'nı yöneten TBMM'dir. O nedenle "Gazi" unvanını almıştır. Komutanlık yetkisini belli sürelerle vermiştir Atatürk'e. Tek adam olsaydı TBMM niye toplansın? Diktatörlüğünü ilan ederdi, "Ne Meclis'i? Meclis'i kapatıyorum" derdi. Olmadı asla böyle bir şey" cevabını verdi.

-"MAKARA TERSİNE SARILIYOR"-

"Tek adam bizim tarihimizde olmamıştır" diyen Kılıçdaroğlu, tek adamlığın Esad'ın Suriye'sinde, Saddam'ın Irak'ında Kaddafi'nin Libya'sında, Çavuşesku'nun Romanya'sında olduğunu vurgulayarak, "Bizim demokrasimiz Suriye'den, Irak'tan, Libya'dan, Suudi Arabistan'dan, İran'dan, Katar'dan daha ileride. Yapılacak değişiklikle makara tersine sarılıyor. Türkiye onlara benziyor" dedi.

-"HAKEM BİR KULÜBÜN ÜYESİYSE O MAÇ TARAFSIZ OLUR MU?"-

Anayasa değişikliği ile öngörülen başkana çok fazla yetki verileceğini kaydeden CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanı, bu Anayasa değişikliği geçerse devletin bütün üst düzey kadrolarını, valisi, kaymakamı, müsteşarları, ordu komutanları, müftüsü, il müdürleri, emniyet müdürleri, defterdarlar, daire başkanları, bunların tamamını bir kararnameyle değiştirme hakkına sahip" değerlendirmesinde bulundu. Kılıçdaroğlu, yargı bağımsızlığı hakkında, "Hakimi başkan tayin edecek, nasıl bağımsız olabilir? İki takım düşünün maç yapıyorlar. Hakemin tarafsız olması lazım değil mi? Hakem bir kulübün üyesiyse, antrenörlüğünü yapıyorsa o maç tarafsız olur mu? Benim tayin ettiğim bir mahkemede bir başka vatandaşın başka bir partinin davası görüşülürse o vatandaş o mahkemeye inanamaz. Doğru karar verse bile. Söylediğimiz budur. Bir siyasi partinin genel başkanı bir mahkemeye hakim tayin ederse orada adalet olmaz" diye konuştu.

-"SORUN BİR DEMOKRASİ SORUNUDUR"-

"Suriye Anayasasını kopyalıyoruz, kendi ülkemize getiriyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Suriye gibi olmak istemiyorsan Suriye Anayasasını reddet diyorum. Madde madde okuyorum, bunlar TBMM kürsüsünde de okundu. Esad'dan şikayet ediyorsan Esad'ın Anayasasını neden, hangi gerekçeyle getiriyorsun kendi ülkene? Yazık, günah değil mi o ülkeye? Bu ülke neden Suriye gibi olsun? "Cumhurbaşkanı sebepleri açıklayan bir kararla halk meclisini feshedebilir" geliyorum bizimkine, Cumhurbaşkanı hiçbir sebep göstermeden seçim kararı alıp, TBMM'yi feshedebilir. Suriye Anayasasında bir adım daha ötede. Sorun şu, bir kişinin 80 milyonun seçtiği getirdiği parlamentoyu kendi iradesiyle ve hiçbir gerekçe göstermeden feshedip etmemesidir. Sorun bir demokrasi sorunudur. Bu hak ancak ve ancak bizim bugün yürürlükte olan Anayasaya göre seçimden sonra 45 gün içinde hükümet kurulamazsa Sayın Cumhurbaşkanı TBMM Başkanının görüşünü alarak olurunu alarak Meclis'i feshedip erken seçime gidebiliyor. Şimdi ne görüşünü istiyor ne de başka bir şey istiyor. Ben bir sabah kalktım, Meclis'i feshediyorum, buyurun beyler hep beraber erken seçime gidelim. Doğru değil bu. Esad'ın anayasası biraz daha iyi çünkü gerekçeleri halka anlatmak zorunda. Bizimkinde yeni gelecek olanda hiçbir gerekçe göstermiyor. Esad'ın anayasasından daha geride." (ANKA/DEVAM)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Haber Sitesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 210 90 00 Faks : 0212 210 34 00