TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarını sonuna kadar açıyoruz"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terör örgütünün tamamıyla kendisini feshetmesi, silahların bütün unsurlarıyla birlikte bırakılmasıyla yürürlüğe girecek olan bu yasayla birlikte Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarını sonuna kadar açıyoruz. Artık bu memlekette hiçbir yerde insanlar terörden, çatışmadan, ayrılıktan bahsetmeyecek" dedi.
15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit edilen Yeni Şafak foto muhabiri Mustafa Cambaz anısına, Albayrak Medya Grubu tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen ‘Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni’, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ndaki Adnan Menderes Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Fotoğraf yarışmasına çeşitli kategorilerde katılan 13 kişiye toplamda 2 milyon lira ödül ve plaket verildi. Programa TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Valisi Davut Gül, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, basın mensupları, fotoğraf sanatçıları ile çok sayıda davetli katıldı.
"Bedeli en ağır ödenmiş demokrasidir"
15 Temmuz’un bedeli en ağır ödenmiş demokrasi olduğuna değinen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a buradan şükranlarımı ifade ediyorum. Sağ olsun, var olsun. 15 Temmuz’un üzerinden 10 yıl geçti. Nice acıları aynı şekilde 15 Temmuz gecesi ve sonrasındaki süreçlerde de yaşadık. 15 Temmuz Darbe Girişimi ise bu darbeler geleneğinin en sonuncusu ve Allah’ın izniyle Türkiye’de darbeler geleneğini tarihin çöplüğüne atan milletin kararlığı sonucu kazanılmış bir büyük zaferdir. O gece bir tarafı son derece hain ve karanlık, vatan hainlerinin yaptığı işler; diğer tarafı Şehit Mustafa Cambaz gibi 253 şehidimizin ve on binlercesi şehit olmayı arzulayarak meydanlara çıkmış yiğit vatan evlatlarının kazanımlarıyla ortaya konulmuş büyük bir kahramanlık destanıdır. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, hem de darbenin en karanlık saatlerinde ortaya koyduğu siyasi liderlik, halkın önünde duruşu Türkiye’de sokakları hareketlendirdi, milleti cesaretlendirdi. Güzel bir söz vardır, ‘eğer liderler masanın altına saklanırsa, tebaası dağın arkasına kaçar’ Recep Tayyip Erdoğan, o gün milletin önüne çıkarak milleti kahramanca sokaklara çıkmaya davet etti ve milletimiz de buna cevap verdi. Türkiye demokrasisi dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasidir. Cumhuriyet tarihimiz içerisinde, çok partili siyasi hayatımız içerisinde 5 büyük darbe teşebbüsü, darbeyi görmüş; nice darbe teşebbüslerine şahitlik etmiştir. 1960 Darbesi, arkasından gelen 12 Mart Muhtırası, arkasından 1980’deki 12 Eylül Darbesi, 28 Şubat Darbesi ve 27 Nisan darbeleri birbirlerine bağlı olan halkalardır, zincirin parçalarıdır. Sizi temin ederim ki 1960 Darbesi’ni yapan zihniyetle 12 Eylül’ü yapan zihniyet aynıdır. 15 Temmuz’a kalkışan zihniyet aynıdır. Bunların kökü Türkiye’ye ait değildir. Bunların memleketi buraya ait değildir. Bunların burayla hiçbir kalbi bağları yoktur. Bütün bu darbecilerin efendileri başkalarıdır" diye konuştu.
"Recep Tayyip Erdoğan’ı bu millet kıyamete kadar en iyi şekilde hatırlayacak"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kıyamete kadar hatırlanacağını vurgulayan Kurtulmuş, "Darbecilerden hangisinin adını bu millet hatırlıyor? Az aşağıda, 100 metre aşağıda o kalemlerinden kan damlayan 1960 darbesinin o kudretli komutanları, o kudretli komutanlarının emir erleri olan sözde hukukçuların adını kim hatırlıyor? Kimse hatırlamıyor. Rahmetli Menderes ve arkadaşlarının Hasan Polatkan’ın, Refik Koraltan’ın ve diğer arkadaşlarının hepsinin adı bu topraklarda kıyamete kadar hatırlanacaktır. 12 Eylül darbecilerinin adını kim hatırlıyor? Çok yeni olmasına rağmen. Hepsi tarihin tozlu raflarına kalktı. Arkasından 12 Eylül’den sonra bu millete bir refah ve nefes aldıran rahmetli Özal’ın adını herkes hatırlıyor ve kıyamete kadar hatırlayacak. Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında seçilmiş başbakana ve arkadaşlarına ter döktüren o komutanların hangisinin adı hatırlanıyor? Ama Necmettin Erbakan’ın ismi kıyamete kadar bu topraklarda hatırlanacaktır. Aynı şekilde 15 Temmuz gecesinde bir kısmı içeride, bir kısmı kaçtı gitti. O darbenin generalleri, o darbenin generallerine emir veren ve Amerika’da neredeyse bir kilise ayiniyle defnedilen onların lideri, terör örgütünün lideri. Bunların adını kim hatırlıyor, kim hatırlayacak? O gece darbeye karşı en zor saatlerde ‘ben milletin reyinden başka hiçbir güç kabul etmiyorum. Sizleri meydanlara, sokaklara davet ediyorum’ diyen Recep Tayyip Erdoğan’ı bu millet kıyamete kadar en iyi şekilde hatırlayacak, en iyi şekilde anacaktır" dedi.
"Terörsüz Türkiye hedefiyle ortaya koyduğumuz, bu süreç başarıyla tamamlandıktan sonra, terörsüz bölge dediğimiz mesele de gerçekleşecek"
TBMM’ye sunulacak olan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmeye Dair Yasa Teklifi’ne de değinen Kurtulmuş, "Türkiye’de Türkler, Kürtler, Aleviler, Sünniler ve diğer unsurlar arasında tam manasıyla bir çatışmayı hazırlıyorlardı. Çok şükür, milletin kararlılığı onları durdurdu. Şimdi 10 yıl sonra geldiğimiz nokta, Türkiye’nin tam manasıyla terörden kurtulması, tam manasıyla bir terörsüz Türkiye’nin inşa edilmesidir. Türkiye, kardeşlik siyasetiyle önünde yeni bir dönemin kapılarını sonuna kadar açmıştır ve bu mesele bundan sonra ilelebet tarihin raflarına kaldırılacaktır. Geçen sene başladığımız, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir parti hariç bütün partilerin katılımıyla sürdürdüğümüz Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz raporunu bildiğiniz gibi hazırladı ve bir yol haritası mahiyetinde olan bu raporla birlikte de yeni bir dönemin kapısını şöyle bir araladık. Önümüzdeki hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacak Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmeye Dair Yasa Teklifi, partilerin büyük çoğunluğunun katılımıyla imzalanacak ve Türkiye’de bu yasayla birlikte bu kapı tamamıyla açılmış olacak, artık silahlar ilelebet bu topraklarda susacak, susturulacaktır. Terör örgütünün tamamıyla kendisini feshetmesi, silahların bütün unsurlarıyla birlikte bırakılmasıyla yürürlüğe girecek olan bu yasayla birlikte Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarını sonuna kadar açıyoruz. Artık bu memlekette hiçbir yerde insanlar terörden, çatışmadan, ayrılıktan bahsetmeyecek. Terörsüz Türkiye hedefiyle ortaya koyduğumuz, bu süreç başarıyla tamamlandıktan sonra, terörsüz bölge dediğimiz mesele de gerçekleşecek. Suriye’siyle, Irak’ıyla, İran’ıyla, Lübnan’ıyla bütün bölgede Türkler, Kürtler, Araplar, farklı mezhepler ve etnik kimliklerden insanlar asırlarca olduğu gibi yine birlikte, beraberce yaşamaya devam edecektir" şeklinde konuştu
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.