54 yıllık terzi Coşgun, ’Yörük Kültürü’nü iğne iplikle yaşatıyor

54-yillik-terzi-cosgun-yoruk-kulturu-nu-igne-iplikle-yasatiyor
54 yıllık terzi Coşgun, ’Yörük Kültürü’nü iğne iplikle yaşatıyor

Aydın’ın Söke ilçesinde 1972 yılında çırak olarak başladığı terzilik mesleğini 54 yıldır sürdüren Faruk Coşgun, yarım asrı aşan meslek hayatında hem modern tekstil ürünleri dikiyor hem de Yörük kültürünün geleneksel kıyafetlerini yaşatıyor. İğne ve ipliğin başında geçen 54 yılın ardından Faruk Coşgun, yalnızca terzilik yapmıyor, aynı zamanda kaybolmaya yüz tutan bir mesleği ve Aydın’ın yöresel giyim kültürünü yaşatmak için mücadele ediyor.


Sökeli terzi Faruk Coşgun’un iğne, iplik ve kumaşla başlayan meslek hikayesi, tam 54 yıldır aralıksız devam ediyor. 1972 yılında çırak olarak adım attığı terzilik mesleğini askerlik döneminde dahi sürdüren Coşgun, 1980 yılından itibaren Söke’nin Bağarası Mahallesi’nde 25 yıl boyunca mesleğini icra etti. Son yıllarda ise Söke ilçe merkezindeki dükkanında mesleğini sürdürüyor. Yarım asrı aşan meslek yaşamında değişen tekstil sektörüne ayak uyduran Coşgun, modern giyim ürünlerinin yanı sıra geleneksel kıyafetleri de büyük bir titizlikle dikmeye devam ediyor.



"Efelerin kıyafetlerini yaşatıyor"


Faruk Coşgun’un mesleğini farklı kılan en önemli özelliklerinden biri ise yöresel kıyafetlere verdiği önem. Yörük kültürünün önemli parçaları arasında yer alan kıyafetleri günümüzde de yaşatmaya devam eden Coşgun, özellikle Aydın efeleri tarafından kullanılan pantolon, cepken, yelek ve köşeli şapka gibi geleneksel kıyafetleri kendi elleriyle dikiyor. Son yıllarda bölgedeki Yörük şenliklerinin sayısının artmasının yöresel kıyafetlere olan ilgiyi de artırdığını belirten Coşgun, özellikle şenlikler ve kültürel etkinlikler öncesinde yoğun talep aldığını ifade ediyor.



"Hazır giyimden elde dikime dönüş var"


Günümüzde insanların hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinden yeniden elde dikilen ürünlere yönelmeye başladığını söyleyen Faruk Coşgun, el emeğiyle hazırlanan kıyafetlerin dayanıklılığına dikkat çekiyor. Coşgun, terzilerin kullandığı malzemelerin ve uygulanan el işçiliğinin hazır giyim ürünlerine göre daha uzun ömürlü olduğunu belirterek, kaliteli ve kişiye özel dikimin yeniden değer kazandığını ifade ediyor.



En büyük üzüntüsü çırak yetiştirememek


54 yıllık ustanın mesleğiyle ilgili en büyük üzüntülerinden biri ise artık çırak yetiştirememek. Yıllar içerisinde yanında yetişen çırakların bugün kendi iş yerlerini açarak meslek sahibi olduklarını anlatan Coşgun, aynı geleneği yeni nesillere aktarmak istediğini ancak bunun günümüzde oldukça zorlaştığını söylüyor. Terzi Faruk Coşgun, "Keşke bugün de çırak yetiştirip mesleği öğretebilsem. Birkaç yıl sonra belki mesleği de dükkanımı da ona devrederim. Ama günümüzde piyasa üniversiteli işsizlerle dolu. Esnaflık çok güzel, keşke gençlerimiz bunu anlayabilse" dedi.


HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.