Bolu’daki rüşvet ve irtikap davasında 7,5 milyon TL’lik reklam sözleşmesi iddiası ele alındı

bolu-daki-rusvet-ve-irtikap-davasinda-7-5-milyon-tl-lik-reklam-sozlesmesi-iddiasi-ele-alindi
Bolu’daki rüşvet ve irtikap davasında 7,5 milyon TL’lik reklam sözleşmesi iddiası ele alındı

Bolu’da İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın ihbarı üzerine hazırlanan 178 sayfalık iddianamenin kabulüyle açılan rüşvet ve irtikap davasının ikinci gününde, 7,5 milyon TL karşılığında hakedişin erken alınacağı iddialarına ilişkin savunmalar alındı.


Sanık ve taraf sayısının fazla olması nedeniyle Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Kapalı Spor Salonu’nda görülen davada sanıklar; "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "Vakıf ve Dernekler Kanunu’na muhalefet" suçlamalarıyla yargılanıyor.


Duruşmanın ikinci gününde, Bolu Belediyesi’nde hakedişi bulunan H.V.A.’nın alacağını tahsil etmek için Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ile görüştüğü, iddiaya göre Ayhan’ın hakedişin erken ödenebilmesi için H.V.A.’dan BOLSEV ile 10 milyon TL’lik reklam anlaşması yapmasını istediği, ikili arasındaki pazarlık sonucu rakamın 7,5 milyon TL’ye düşürüldüğü iddiaları ele alındı.


Olay bazlı savunmaların alındığı duruşmada; tutuklu sanık BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, tutuklu sanık Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Tanju Özcan, söz konusu iddialara ilişkin savunma yaptı.



"7,5 milyon TL’lik sözleşme imzalayacaklarını söylediler"


Tutuklu sanık BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız savunmasında, "H.V.A.’yı, Naim Bey ile otururken gördüm. İkili arasında 2,5 milyon TL’lik sözleşme yapılmış. Ben onu orada gördüm. Sözleşmeyi gördüm. Naim Bey, vakıfla ilgili bilgi vermemi istedi. H.V.A. Bey ile orada tanıştım. Kendimi BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi olarak tanıttım. Sonra 7,5 milyon TL’lik sözleşme yapmak için ikisi vakfa geldi. Beni birkaç kere aradı, ödemeleri olduğunu söyledi. ’Yardımcı olabilir misin?’ dedi. Ben de ’Naim Bey’e söylerim’ dedim. Birkaç kere ’Yardımcı olur musun?’ diye aradı. Daha önce zaten görüşülmüş. Anladığım kadarıyla Naim Bey, hakedişlerini daha erken alabileceğine dair yardımcı olabileceğini söylemiş. Hakedişleriyle ilgili bir şey olursa yardımcı olacağını söylemiş. ’Burs verirsen yardımcı olurum’ demiş. Hakedişlerin daha erken ödenip ödenemeyeceğini Halis’ten duydum. Şahitlik etmedim. 7,5 milyon TL’lik konuya gelince; Naim Bey ile Halis Bey geldi. 7,5 milyon TL’lik sözleşme imzalayacaklarını söylediler. Reklam görsellerini istedik. Görseller gelmeyince yayınlanmadı" dedi.



"Hiçbir yükleniciyi reklam sözleşmesi yapmaya zorlamadım"


Tutuklu sanık Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ise, "Burada bulunmak benim için çok ağır bir durum. Bugüne kadar kendime bir menfaat elde etmedim. Kimseyi zorlamadım. Dosyada bana isnat edilen suçlar, bugüne kadar tüm geçmişimi inkar eden haksız iddialardır. İnşaat yetkilisi H.V.A.’yı baskı altına aldığım yönündeki hiçbir iddiayı kabul etmiyorum. Belediye olarak hiçbir yükleniciye, ‘Önce bağış yap, reklam sözleşmesini imzala.’ gibi bir cümle kurmadım. Bu süreçte birçok yüklenicinin ifadesine başvuruldu. Hiçbiri ifadesinde bu söylediklerimin aksine bir söz söylemedi. H.V.A. da dahil. Belediyeden yapılacak ödemelerin nasıl yapılacağı kanun çerçevesinde düzenlenir. Bugüne kadar 100’den fazla yapım işine ait hakediş ödemesi gerçekleştirdim. Kanunun düzenlediği sistem içerisinde, hakedişin düzenlenmesinden ödenmesine kadar herkesin bir görevi vardır. Ne benim ne de başka bir belediye görevlisinin ödenecek miktarı, zamanı ya da şartı belirleme yetkisi vardır. Ödemeyi yapmaktan kaçınmam gibi bir durum söz konusu olamaz" şeklinde konuştu.


Ayhan savunmasının devamında, "H.V.A. da dahil olmak üzere hiçbir yüklenicinin ödemesi gecikmemiştir. BOLSEV’e yönelik reklam icbarı yönündeki iddiaları kabul etmiyorum. H.V.A. olayında kesinlikle kendisini reklam sözleşmesi yapmaya ya da bağışta bulunmaya zorlamadım. Bağışta bulunursa veya reklam verirse ödemelerine kolaylık sağlayacağımı söylemedim. Kendi beyanları bile benim hiçbir baskı kurmadığımı ortaya koymaktadır. Amacının vakfa bağış yapmak olduğunu, bunu tamamen öğrencilere burs olsun diye anlık olarak verdiğini, ödeme yapmasa bile sıkıntı yaşayacağını düşünmediğini, gönüllü olarak BOLSEV Vakfı’na bağışta bulunduğunu açıkça belirtmiştir. Ben kimseye zorlama ya da icbar eyleminde bulunmadım. Müştekiye yaptığım ödemelere bakılırsa, vakfa bağış öncesinde ve sonrasında bir değişiklik olmadığı anlaşılacaktır. Bağıştan önce de 30 gün içinde, bağıştan sonra da 30 gün içinde ödeme yapıldığı açıktır" dedi.



"Bu reklam sözleşmesinden haberim yoktu"


Tutuklu sanık Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da, "Dosyada adı geçen yüklenici H.V.A.’yı ilk kez park projesini aldıktan sonra sahada gördüm. 100. Yıl Cumhuriyet Parkı’na çok önem verdiğim için sürekli ziyaret ettiğim bir projeydi. Bu reklam sözleşmesinden benim haberim yoktu. Hiç böyle bir şey konuşmadık. Vakıftan hiç bahsetmedim. Son karşılaşmamızda H.V.A., ‘Sizin kadar düzenli ödeme yapan belediye görmedim.’ dedi. Zaten reklam sözleşmesi yapılana kadar tüm hakedişleri düzenli ödenmiş. İfadesine bakıyorum; ’Tanju Bey reklam teklifinde bulundu, vakıftan bahsetti’ demiyor. Öğrencilere burs verildiğini duyunca, reklama ihtiyacı olunca hemen imzayı attığını söylüyor. Hatta, zorlama olsa imzalamayacağını belirtiyor. Ama her nedense sayın savcım buna inanmıyor. Niyet okumaya başlıyor. ‘Bu kadar büyük bir sözleşme Bolu’daki billboardlara değer mi?’ diyor. H.V.A., ’Hakedişlerimi geç aldım’ da demiyor" diye konuştu.



"Reklamdan önceki ödeme ile sonraki ödeme arasında bir fark yoktur"


Özcan, "Reklamdan önceki hakediş ödemesiyle sonraki hakediş ödemesi arasında bir fark yoktur. Bazıları diyor ki, ‘Sigorta borcum var, vergi borcum var, hakediş 20’sinde ödenecek, 17’sinde öder misiniz?’ Mağdur etmemek için, özellikle iyi çalışıyorsa ve paramız varsa mağdur etmiyoruz. Adam, ‘Hakedişim geç ödeniyor’ demiyor, ‘Almakta sıkıntı vardı’ demiyor ama sayın savcı, ‘Sen hakedişini zamanında almak için bunu yapmışsındır’ diyor. Böyle bir şeyden dolayı nasıl dava açıldığını gerçekten anlamıyorum" dedi.


HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.