Erol Olçok'un eşinden darbecilere: Pişmanım deselerdi ben hakkımı helal ederdim
Hep bekledim. Nedense elim telefona gitmedi. Bir yerde tanışacağız biliyordum, hissediyordum. Çok sevdiğim bir dostumun düğününde gördüm ilk defa. O anda her şey bir kenara, yaşanan bütün yalan maskelerin ötesinde samimiyetin sirayet ettiği çok gerçek birini görmenin duyguları geçti bana. İkinci görüşmeyi, saatlerce konuşmayı, dinlemeyi , ondan öğrenmeyi isterken, röportaj çok sonralardaydı sıralamamda. Sonra bir gün, benim için en heyecanlı günlerden birinde 8 yıl aradan sonra Dünya Ralli Şampiyonası'nda start almadan önce test sürüşü öncesinde bir telefon geldi Nihal Olçok'tan; "Burcu o arabanın içinde olmalıyım. Bir gün o hissi yaşayıp zamanın ilerisine gidebileceğimi hissediyorum. Olur mu?" dedi. Marmaris'e gelebilir misin hem de yarın sabah dediğimde itiraf edeyim; geleceğini beklemiyordum. Hani çok ani, uzaktı ya… Hani dünya koşturmacalar ya. İşte o test heyecanında yanıma geldiğinde bir kere daha anı yaşayan samimiyeti seçen, seçtirilen, perdelerin kalktığı o güzel insanı gördüm. İyi ki geldin Nihal Olçok. Aslında röportaj için zamanı değildi belki ama samimiyet ve doğallık bence kurgulardan çok daha güzel, o yüzden öyle yollarda yaptık röportajı. Dimdik ve gerçek bir kadının ayakta durma hikâyesini, hayata dört kolla sarılmasının bende bıraktığı en önemli duygu “ümit”...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.