Girne'deki gemi faciasında iki çocuğunu kaybeden acılı anne: "Can yeleğimiz yoktu"

girne-deki-gemi-faciasinda-iki-cocugunu-kaybeden-acili-anne-can-yelegimiz-yoktu
Girne'deki gemi faciasında iki çocuğunu kaybeden acılı anne: "Can yeleğimiz yoktu"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne açıklarında 30 Ağustos'ta meydana gelen gemi faciasının ardından başlatılan arama-kurtarma çalışmalarında 15. güne girildi. Faciada kaybolan 14 kişiden gelecek haberi bekleyen ailelerin Girne Limanı bölgesindeki acı bekleyişi sürerken, arama faaliyetleri denizden, havadan ve karadan kesintisiz devam ediyor. Faciada iki çocuklarını kaybeden Hayri ve Ayten Biçer çifti de Girne Limanı'ndaki arama çalışmalarından gelecek haberi bekleyen aileler arasında yer alıyor. Türkiye'den gelecek arama-kurtarma gemisine umut bağladıklarını belirten baba Hayri Biçer, "Tüm ümitlerimiz Türkiye'den gelen gemi için. Biz de, dostlarımız da bekliyoruz. İnşallah yakın zamanda gelsin. Sabırsızlıkla bekliyoruz evlatlarımızı, kardeşlerimizi. Bir an önce çıkarsınlar. Çok zor, beklemek çok zor. Biz burada sabrı öğrendik. 15 gün oldu benim evlatlarım suların içinde" dedi.

"Umudumu hiçbir zaman kesmiyorum"

Türkiye ve KKTC'de kendilerine destek verenlere teşekkür eden Hayri Biçer, "Devletimize Allah zeval vermesin. Yardımlarını bekliyorum inşallah. Evlatlarımızı bir an önce çıkarırlar. Allah razı olsun arkadaşlarımızdan, dostlarımızdan, bizi seven insanlardan. Herkes yanımda olduğunu hissettirdi. Tüm Türkiye olsun, buradaki vatandaşlar olsun herkes yanımda olduğunu hissettirdi. Allah razı olsun herkesten" diye konuştu.

Türkiye'den gelen 3'üncü arama-kurtarma gemisinden umutlu olduğunu dile getiren Biçer, "Yeni gelen gemiden umudum var. İnşallah çıkaracak. Evlatlarımızı çıkaracak. Umudum var inşallah. Umudumu hiçbir zaman kesmiyorum ben. Evlatlarıma kavuşacağım, memleketime götüreceğim" ifadelerini kullandı.

"Benim iki evladım gitti, herkes elini vicdanına koysun"

Faciayla ilgili yürütülen soruşturmanın genişletilmesini isteyen Hayri Biçer, olayda sorumluluğu veya ihmali bulunan herkesin araştırılmasını talep etti. Biçer, "Bu işin içinde çok insan var. Onların hepsi sorgulara alınsın. Soruşturma başlatılsın, ben bunu istiyorum. Benim iki evladım gitti. Evlat yetiştirmek kolay değil. Herkes empati yapsın. Elini vicdanına koysun. Bakın sesimi duyun lütfen. Bir baba olarak elinizi vicdanınıza koyun. Allah rızası için yardımcı olun bana" diye konuştu.

"Ben sadece evlatlarım çıksın istiyorum"

Tek isteğinin çocuklarına ulaşılması olduğunu söyleyen Biçer, "Ben sadece düşünüyorum, benim evlatlarım çıksın, başka bir şey istemiyorum. Bana yardımcı olsunlar. Bir an önce evlatlarımı bana kavuştursunlar, alıp gideyim. Canlı veya cansız. Bir şekilde alıp onları götürmek istiyorum ben. 15 gün geçmiş, ben bir gün bile dayanamazdım o çocuklara. Bir gün işteyken dayanamazdım" dedi.

"Mehmet Asaf ben yanında yatmadan yatmazdı"

Oğlu Mehmet Asaf'a duyduğu özlemi anlatırken duygusal anlar yaşayan Hayri Biçer, "O ufak Mehmet Asaf, ben yanında yatmadan yatmazdı. Ben uyuyamazdım. Onun kokusunu alamıyorum. 15 gün oldu. Yardımcı olun bana ne olursunuz. İçim kan ağlıyor. Allah rızası için. Kimin gücü yeterse, kim yapabilirse bana yardımcı olsun" şeklinde konuştu.

"Tek beklentimiz bu gemiden"

Faciadan sağ kurtulan anne Ayten Biçer de Türkiye'den gönderilen 3'üncü arama-kurtarma gemisine umut bağladıklarını söyledi. Anne Biçer, "Tek beklentimiz bu gemiden. Başka hiçbir şey beklemiyoruz. 15 gün oldu bekliyoruz burada. Sabahın 07.00'sinde geliyoruz, gece 00.00'a kadar. Sonuç ama yine de yok. Çocuk yok. Bekliyoruz. İnşallah olacak. Mecbur, sadece tek çaremiz bu kaldı. Bu gemiye dayandık. Olacak, inanıyorum. İnşallah alıp gideceğiz çocuklarımızı" diye konuştu.

"Başı sonu ihmaldi"

Gemide yaşananlara ilişkin konuşan Ayten Biçer, facianın meydana gelmesinde çok sayıda ihmal bulunduğunu öne sürdü. Ayten Biçer, "Çok ihmal var. Şimdi girmemizden çıkmamıza kadar saysak, başı sonu ihmal. Gemide ilk girdiğimizde su geliyordu mesela. Ondan sonra mazotun dökülmesi. Atlayamamamız. Ondan sonra kapıların kilitlenmesi" ifadelerini kullandı.

"Kırık camdan çıkabilen çıktı, çıkamayan çıkamadı"

Tahliye sırasında yaşananları anlatan Biçer, "Hiçbir şekilde kimse çıkamadı. Kırık camdan çıkabilen çıktı, çıkamayan çıkamadı. Yardım istedik. Hiç kimse yardım elini uzatmadı. En sonda artık acıdılar. Son raddeye geldik. Zaten en son benle eşim çıktık. Ondan sonra kimseyi çıkarmadılar. En son benle eşim çıktık" şeklinde konuştu.

"Ne benim ne eşimin ne de üç çocuğumun can yeleği vardı"

Ayten Biçer, facia sırasında kendisinin, eşinin ve üç çocuğunun can yeleğinin bulunmadığını belirterek, "Can yeleğimiz yoktu. Ne benim ne üç tane çocuğumun ne de eşimin. Bir tane çocuğum kurtuldu ama kendi imkanlarıyla kurtuldu. Biz alt kattaydık. O koridora çıkmadı. Direkt koltukların üzerinden zıplaya zıplaya üst tarafa doğru gitti çocuk. O kalabalığın içinden. Çıktıktan sonra can yeleği giydirdiler. Önemli olan geminin içinde giymekti. Geminin üstündeyken giydirildik ama alttayken yoktu" dedi.

"İki kayıp çocuğumun da can yeleği yoktu"

Kayıp iki çocuğunun da can yeleği bulunmadığını ileri süren Biçer, "Evlatlarımız gitti. İki tane kayıp çocuğumun da can yeleği yoktu. Belki onlar olsaydı onlar üstte kalacaktı. Hemen çıkacaklardı" dedi.

"Miray nasıl kurtulamadı diye yüzme hocası aradı"

Kayıp kızı Miray'ın yüzme kursuna gittiğini belirten Biçer, "Kızım yüzme kursuna gidiyordu. Bir ay olmuştu. Kendini kurtarabilirdi. Bir şeye tutunsa, bir valize, bir tahtaya bile tutunsa o denizin üstünde dik durmayı biliyordu. Hocası da aradı. Yüzme hocası ‘Miray nasıl kurtulamadı?' dedi. Çok güzel biliyordu. Büyüklerle ders görüyordu. O dereceye gelmişti. Yüzme bilen de yüzemedi ki onun içinde. Eşim mesela çok iyi yüzücüdür ama hiçbir şey yapamadı valizlerden, eşyalardan. Olmadı yani, kurtaramadık. Ne kadar tutmaya çalıştık, yine de olmadı. Son dakika gittiler" diye konuştu.

"Çocuklarımı almadan bu adadan ayrılmayacağım"

Yetkililerden tek talebinin çocuklarına ulaşılması olduğunu belirten Hayri Biçer, "Bizim devlet yetkililerinden tek isteğimiz bu evlatlarımızı alalım. Bu adadan ayrılmayacağım. Çocuklarımı alacağım. Toprağa defnetmeden içimdeki acı dinmeyecek. Bana herkes yardımcı olsun. Allah rızası için yardımcı olun" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın KKTC'ye geldiğinde kendilerine destek sözü verdiğini aktaran baba Biçer, "Allah razı olsun. Güveniyorum, daha fazlasını yapacaklarına eminim. Daha fazlasını yapacaklar. Sayın Cumhurbaşkanımız, tüm devlet yetkilileri Allah razı olsun. Biliyorum bizim arkamızda olduklarını. Tamam bize ulaşmadılar ama eminim bizi yalnız bırakmayacaklar. Biz de bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak biliyorum ki yanımızda olacaklar. Allah devletimize zarar ziyan vermesin. Söyleyecek bir şey bulamıyorum şu an. Çok kötüyüm" şeklinde konuştu.

"Kurtulan çocuğum Türkiye'de, ben buradayım"

Ayten Biçer, son olarak faciada kurtulan çocuğunun Türkiye'de olduğunu, kendisinin ise kayıp çocuklarını beklemek için Ada'da kaldığını söyledi. Biçer, "Çocuklarımızı alıp gitmek istiyoruz. Başka da hiçbir şey istemiyoruz. Çocuklarımızı alıp gitmek. Kurtulan çocuğum Türkiye'de, ben buradayım. Yani yine annesiz kaldı. Ne kadar burada saatler bile o çocuk için çok önemli. Biz nereye gitsek beraber götürüyorduk çocukları" ifadelerini kullandı.
Çocuğunun birkaç gündür Türkiye'de olduğunu belirten Biçer, "Şu an çocuğum 3-4 gündür Türkiye'de. Daha ne kadar süreceği de belli değil. İnşallah çıkarlar. Biz de evimize gideriz artık" şeklinde konuştu.

Gökçe Örnekal - Ahmet Arslan

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.