İnme tedavisinde bütüncül destekleyici yaklaşımlara ilgi artıyor
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, inme tedavisinde temel hedefin hastanın mümkün olan en yüksek fonksiyonel bağımsızlığa ulaşmasını sağlamak olduğunu söyledi.
Uzmanlar, inme tedavisinin temelini oluşturan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının yanı sıra, bütüncül destekleyici yaklaşımlara yönelik bilimsel çalışmaların da son yıllarda giderek arttığına dikkat çekiyor.
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, inme tedavisinde temel hedefin hastanın mümkün olan en yüksek fonksiyonel bağımsızlığa ulaşmasını sağlamak olduğunu belirterek, "Erken dönemde başlanan ve kişiye özel planlanan rehabilitasyon programları; egzersiz, yürüme eğitimi, denge çalışmaları, kas kuvvetlendirme uygulamaları ve günlük yaşam aktivitelerine yönelik rehabilitasyon ile hastaların iyileşme sürecinde temel rol oynamaktadır" dedi.
Prof. Dr. Koca, rehabilitasyonun yalnızca hareket fonksiyonlarının geri kazandırılmasına odaklanmadığını vurgulayarak, tedavi sürecinin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini ifade ederek, "İnme sonrası iyileşme sürecinde hastanın beslenme durumunun değerlendirilmesi, yeterli protein alımının sağlanması, D vitamini, B12 vitamini ve diğer vitamin-mineral eksiklikleri varsa bunların uygun şekilde giderilmesi rehabilitasyon sürecini destekleyen önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Bunun yanında uyku düzeninin sağlanması, psikolojik durumun değerlendirilmesi, eşlik eden hastalıkların kontrol altına alınması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılması da tedavinin önemli bileşenlerindendir" şeklinde konuştu.
İnme rehabilitasyonunda bütüncül yaklaşımlara yönelik ilginin giderek arttığını belirten Prof. Dr. Koca, "Uygun hastalarda ve uzman hekim değerlendirmesi doğrultusunda nöral terapi, akupunktur, ozon tedavisi, bazı bitkisel içerikli nörolojik destek ürünleri ve diğer destekleyici uygulamalar rehabilitasyon programı içerisinde değerlendirilebilmektedir. İnme rehabilitasyonunda standart bir tedavi modeli yerine, hastanın klinik özellikleri, fonksiyonel durumu ve bireysel ihtiyaçları doğrultusunda kişiselleştirilmiş bir yaklaşım benimsenmektedir. Bu bütüncül yaklaşımda amaç, bilimsel veriler ışığında hastaya en uygun tedavi seçeneklerini bir araya getirerek fonksiyonel iyileşmeyi, bağımsız yaşam becerilerini ve yaşam kalitesini desteklemektir" dedi.
Rejeneratif tıp alanındaki gelişmelerin de dikkat çekici olduğunu belirten Prof. Dr. Koca, "Eksozom uygulamaları başta olmak üzere rejeneratif tıp alanında yürütülen bilimsel çalışmalar hız kazanmıştır. Bunun yanında sinir sistemi onarımını ve nöroplastisiteyi desteklemeye yönelik farklı biyolojik tedavi stratejileri üzerinde de yoğun araştırmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmaların gelecekte inme rehabilitasyonunda uygulanabilecek yeni yaklaşımlara katkı sağlaması beklenmektedir" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Koca, bilimsel gelişmelerin rehabilitasyon anlayışına her geçen gün yeni bir bakış açısı kazandırdığını belirterek, "Bilimsel gelişmeler, inme rehabilitasyonunda yeni ufuklar açmaya devam ediyor. Kanıta dayalı fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının yanı sıra, bilimsel araştırmalarla desteklenen bütüncül yaklaşımların da uygun hastalarda değerlendirilmesi, gelecekte daha kapsamlı ve kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programlarının oluşturulmasına katkı sağlayabilir. En önemli hedefimiz ise hastalarımızın bağımsızlığını artırmak, yaşam kalitesini yükseltmek ve onları yeniden aktif yaşama kazandırmaktır" diye konuştu.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.