Kılıçdaroğlu: O Darbeyi Engelleyen Özgürlükçü Parlamenter Rejimdir (2)
-" İLK TEPKİM ŞU OLDU BİZ DARBEYE KARŞIYIZ"-
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri, 15 Temmuz günü saat 21.50 uçağıyla İstanbul'a gittiğini hatırlatarak şöyle dedi:
"Saat 22 civarında uçağımız kalktı. 11'i geçe de İstanbul'a indik. Arkadaşlar cep telefonlarını açtılar. Arkadaşlar cep telefonlardan darbe yapıldığı gibi haberler... Ben önce bunu bir mizah konusu diye düşündüm. İlk tepkim şu oldu biz darbeye karşıyız.
Uçaktan indik, dışarı çıkmamızın güvenlik açısından doğru olmadığı ifade edildi.
Bu arada Sayın Başbakan'ı aradım, Sayın Başbakan'a ulaşma şansımız olmadı. Bunun üzerine kısa bir darbeye karşı olduğumuza dair kısa bir metni süratle hazırlayıp medyaya geçtik.
- "HANGİ GEREKÇEYLE SİZ DARBE YAPIYORSUNUZ?"-
21. yüzyıldayız, hangi gerekçeyle siz darbe yapıyorsunuz? Eğer bir sorun varsa parlamenter rejim içinde biz bu sorunu çözmeye hazırız. Parlamentonun iradesi ortaya çıkabilmeli ve kendi sorununu kendisi çözebilmeli. Demokrasi görüşü ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun yaşam tarzı ne olursa olsun hepimizin ortak paydası olmak zorundadır. Demokrasi sadece benim için değil, çöpte kağıt toplayan vatandaş için de geçerlidir, Adıyaman'daki, Hakkari'deki, Edirne'deki, Tekirdağ'daki vatandaş için de geçerlidir.
-"BU SİSTEMİ ÇÖKERTMEK İÇİN YOLA ÇIKANLAR HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMIŞLARDIR"-
'Demokrasiyi askıya alacağız" niçin, hangi gerekçeyle, buna açık ve net karşı çıktık. Parlamenter demokratik sisteme yönelik bir darbe girişimi oldu. Parlamenter demokratik sistemi yaşatmak için mücadele ederken bu sistemi çökertmek için yola çıkanlar hayal kırıklığına uğramışlardır.
-MİLLETVEKİLLERİNE TEŞEKKÜR ETTİ-
Ordu içinde bir cunta bu darbeyi yapmaya yeltendi. Ben önce parlamentoya gelip Genel Kurul'un açılışına katılan milletvekillerimize, genel başkan yardımcılarımıza, grup başkanvekillerime yürekten teşekkür ediyorum.
Cumhuriyet birileri tarafından bize altın tepsi içinde sunulmadı.
-"DAYATMAYI DEĞİL DİNLEMESİNİ BİLECEKSİNİZ"-
Önce evinizde demokrat olacaksınız, sokakta demokrat olacaksınız. Dayatmayı değil, dinlemesini bileceksiniz. Her şeyi ben bilirim değil, istişareyi bileceksiniz, danışmayı bileceksiniz yani demokrasi kültürünüzü geliştireceksiniz.
-PARLAMENTER DEMOKRASİYE İŞARET ETTİ-
Diyorlar ki CHP'ye teşekkür ediyoruz, yaa teşekkür değil, bu zaten bizim görevimiz, eğer cumhuriyete sahip çıkacaksak zaten görevimiz bu. Demokrasiyi savunmayacaksak, cumhuriyeti savunmayacaksak neyi savunacağız? Dilimizde tüy bitti, hatırlarsınız, son 3-4 yıldır parlamenter demokrasi diyoruz. Niye diyoruz bunu…
-"BİR ÜLKEDE DEMOKRASİ YOKSA BİR KİŞİNİN SÖZÜ GEÇER"-
Bir ülkede demokrasi yoksa bir kişinin sözü geçer. Bir kişinin hukuk anlayışı geçer. Bir kişinin düşüncesi topluma dayatılır. O nedenle demokraside çok seslilik esastır.
-VATANDAŞLARA SESLENDİ-
Demokrasi sadece seçim dönemlerinde gidip oy kullanmak değildir. Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Seçimden seçime gidip sandığa oy kullanmak demokrasinin sadece bir parçasıdır. Ama demokrasinin tamamı değildir. Demokrasi hukukun üstünlüğü demektir. Bir adamın hukuku değil, bir grubun hukuku değil, bir partinin hukuku değil…
-DEMOKRASİ-
Demokrasi aynı zamanda anayasaya ve ettiğimiz yemine bağlılık demektir.
Demokrasi aynı zamanda medya özgürlüğü demektir.
Demokrasi aynı zamanda tarafsız ve bağımsız yargı demektir.
Demokrasi aynı zamanda güçler ayrılığı demektir.
Demokrasi aynı zamanda din ve vicdan özgürlüğü demektir.
Demokrasi aynı zamanda hukuku ve demokrasiyi katledenlere karşı direnme hakkını kullanmak demektir.
İşte direnme hakkı budur.
- "BİR DARBE ENGELLENMİŞSE O DARBEYİ ENGELLEYEN ÖZGÜRLÜKÇÜ PARLAMENTER REJİMDİR"-
Bir darbe engellenmişse o darbeyi engelleyen özgürlükçü parlamenter rejimdir. Sabaha kadar burada milletvekillerinin görev yapmasıdır. Parlamentoyu terk etmemeleridir. Ölümü bile göze alıp burada görev yapıyorlarsa demokrasiye olan bağlığımızın nedenidir.
Farklı görüşlerimiz olabilir. Ama hepimiz demokrasi paydasında bir arada olmak zorundayız. Bu ülke bizim ülkemiz.
15 Temmuz darbesinin de bir gün tarihi yazılacaktır.
Bütün baskılara rağmen özgürlüğünü korumaya çalışan medya halkın direnme hakkını kullanması için en önemli unsur olarak ortaya çıktı. Düne kadar medyaya her türlü baskıyı yapanlar her türlü hakareti yapanlar medyaya el uzatmak zorunda kaldılar, "aman bizi buradan çıkar, aman bizim sesimiz ol" diye…
Hep söyledim, belki 100 sefer, belki 150 sefer. Türkiye tarihin en derin krizlerinden birisini yaşıyor. Yönetim sorunu var. Toplumsal barışımız sorunlu. Ekonomimiz sorunlu. Dış politikamız sorunlu. Eğitim sistemimiz sorunlu. Hukuk sistemimiz sorunlu. Bu sorunlu alanları çözmemiz lazım. Bu sorunları çözmenin yolu demokrasiden geçiyor.
Benim dediğim olur, en iyisini ben düşünürüm, ben yaparım, ben hayata geçiririm dediğiniz andan itibaren Türkiye'de en tehlikeli yönetim sorununu ortaya koymuş olursunuz.
Bir adamın "ben tek başıma ülkeyi yöneteceğim" demesi bir demokrasi için bir felakettir. O nedenle diyorum siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurudur.
Türkiye neden bu sorunları yaşadı.
Devlet dediğimiz kavramı hepimizin çok iyi anlaması lazım.
Devlet ile siyaset farklıdır.
Devlet dediğimiz kavram ahlak ve liyakat üzerine inşa edilir.
Türkiye'nin 14 yılda geldiği nokta budur, liyakat sistemini çökmesidir.
Devlet yönetiminde kin olmaz, öfke olmaz, önyargı olmaz. Sağduyulu olmak lazım.
-"DEVLET YÖNETİMİ BİR ŞİRKET YÖNETİMİNE BENZEMEZ"-
Devlet yönetimi bir şirket yönetimine benzemez. Kar esasına göre devlet yönetilmez. Her vatandaşın sesine kulak veren bir devlet olması lazım. Vatandaşları arasında ayırım yapmaz. Eğer siz belli bir inanç grubunun, belli bir cemaati sadece o cemaate veya sadece o inanç grubuna mensuptur diye devlete alırsanız liyakat sistemini çökertirsiniz.
Devlet işte böyle yönetilirse çivisi çıkar, çivisi çıkarsa devletin, devleti yönetemezsiniz.
Bir darbe girişimi oldu, hep beraber karşı çıktık." (ANKA/SON)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.