Kılıçdaroğlu’ndan Başbakan Ve Bahçeli’ye Başkanlık Yanıtı (2)

Kılıçdaroğlu’ndan Başbakan Ve Bahçeli’ye Başkanlık Yanıtı (2)
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Şimdi rejimi değiştirmek için fırsat kolluyorlar. "OHAL'le biz bu düzeni nasıl değiştirebiliriz'… Bir kişinin derdine...
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Şimdi rejimi değiştirmek için fırsat kolluyorlar. "OHAL'le biz bu düzeni nasıl değiştirebiliriz'… Bir kişinin derdine düşmüşler. Ona koltuğu nasıl ikram edeceğiz diye… "Efendim fiili durum var, bu fiili durum yasal hale getirelim'. Niye fiili durumu yasal hale getiriyoruz. Ve neden ona sen neden yasalara uymuyorsun, anayasaya uymuyorsun diye bir hatırlatma ihtiyacı duymuyoruz" dedi.

-"DARBE FIRSATÇILIĞI YAPIP"-

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı, özetle şunları söyledi:

"Darbe sonrası darbe fırsatçılığı yapıp sendikaya üye oldular diye öğretmenlerin görevine son vermeyi asla ve asla kabul etmiyoruz.

Biz açığa alınan ve görevine son verilen bütün öğretmenlerin yanındayız.

Ama öğretmen var öğretmen var.

Burdur'da bir öğretmen şöyle bir mesaj atıyor, "Bir kadın evinden süslenip çıkıp evine dönene kadar kaç erkeğin şehvetini tahrik etmişse o kadar erkeklerle zina yapmış sayılır" diyor.

Bu öğretmenin öğretmenlikten alınması lazım.

Olmayan hadis-i şerif üzerinden Sevgili Peygamberimizi istismar eden bu adamın öğretmen olmaması lazım.

-MİLLİ EĞİTİM BAKANINA SESLENDİ-

Milli Eğitim Bakanı'na seslenmek isterim. Bu tür insanları Milli Eğitim camiasında barındırmayın.

Okullar açıldı, kitaplar yok, niye yok kitaplar.

-"BEN DE MİLLETTEN SÖZ EDİYORUM ZATEN"-

Sık sık darbe sonrası mağdurlardan söz edilir. Ve derler ki "nereden çıkıyor bu mağdur edebiyatı. Ortada mağdur yok ki mağdur varsa millettir" diyor. Ben de milletten söz ediyorum zaten. Bütün mağdurlara sahip çıkacağız.

Mağduriyet var, darbe fırsatçılığı yapılıyor, bunun farkındayız ama bütün mağdurlara sahip çıkmak da bizim görevimiz.

-"ÜÇ KEZ VURUNCA GELECEK OLAN RUH, NEYMİŞ YENİKAPI RUHU VARMIŞ"-

Ben bunları söyleyince "vay efendim bunları niye söylüyorsunuz" diye… "Efendim bir ruh vardı'. Üç kez vurunca gelecek olan ruh. Neymiş Yenikapı ruhu varmış. Yenikapı'da insanlar mağdur edilecek diye bir görüş birliği mi sağlandı? Böyle bir şey mi oldu? Hayır böyle bir şey olmadı.

Annelerin çocukları da işsiz.

Bu tablonun Türkiye'de tartışılmasını istemiyorlar.

-"BİRİSİ ASIL, BİRİSİ GÖLGE"-

Ekonomi iyi gitmiyor. Çünkü kimin devleti yönettiği belli değil. Bir Cumhurbaşkanı, iki Başbakan var. Birisi asıl, birisi gölge. Cumhurbaşkanı, Başbakan bunların arasında hiçbir uyum yok. Kimin ne yaptığı belli değil. Kimin ne söylediği belli değil.

İş dünyasına soru soruyorlar. Yüzde 75.3 adaletin kalitesinin artırılması ve hızlandırılmasını istiyor.

-"BUNLAR ORTALIKTA GEZİYORLAR"-

Türkiye iyi yönetilmiyor. Hep söz ediyorlar ya üst akıl üst akıl. Öyle anlaşılıyor ki bunlar değil Türkiye'yi bir başka akıl yönetiyor. Bunlar ortalıkta geziyorlar.

Ama yönetimi halkı soymak üzerine inşa ederseniz o bu ülkeye huzur getirmez.

-OSMAN GAZİ KÖPRÜSÜ-

Osman Gazi Köprüsü yapıldı. Çok mutluyuz.

Köprü yap işlet devret modeliyle yapıldı.

Köprü 790 milyon dolara mal oldu. Devlet bu köprüyü yapan firmalara garanti verdi, yılda 40 bin araç geçecek, geçmezse de ben 40 bin araç üzerinden yılda 511 milyon dolar para vereceğim size diye. Sözleşme böyle. Yani köprü 1.5 yılda kendi maliyetini kurtarıyor.

Kim ödeyecek bunu, buradaki gariban vatandaşlar.

-"KÖPRÜYE KARŞI DEĞİLİM, HALKIN SÖMÜRÜLMESİNE KARŞIYIM BEN"-

Hayır ben köprüye karşı değilim, halkın sömürülmesine karşıyım ben.

İstanbul'da köprüler var, gidiş geliş ödediğiniz para 4 lira 75 kuruş. Osman Gazi Köprüsünden gider gelirseniz 177 lira 50 kuruş. Aradaki farka bakın.

Milletin sırtından hesap kitap yapıyorlar.

Bu köprünün adı ne, Deli Dumrul Köprüsü, geçsen de geçmesen de parayı vatandaştan alacağım diyor.

-"SAĞIR SULTANLAR DUYSUN DİYE OKUYORUM"-

Darbe girişimi oldu, 15 Temmuz akşamı, hep beraber karşı çıktık. Oturduk grubu olan 4 siyasi parti bir bildiri imzaladı. Bu bildiride ne var. Sağır sultanlar duysun diye okuyorum.

-MECLİS BAŞKANINA VE LİDERLERE SESLENDİ-

Altını çizdiğimiz bir şey var. Demokratik parlamenter sistemi yıllar içinde geliştirmiş diyor. Yani demokratik parlamenter sisteme sahip çıkan bir TBMM var. Şimdi ben Sayın Meclis Başkanına ve diğer siyasi partilerin liderlerine imzanızı inkar mı ediyorsunuz, imzanıza sahip mi çıkıyorsunuz sorusunu sormak zorundayım. İmzaya sahip çıkıyorsanız demokratik parlamenter sisteme de sahip çıkacaksınız. İmzama sahip çıkmıyorum diyorsanız demokratik parlamenter sistem kalkabilir diyorsanız o zaman siz başkaları tarafından teslim alınmışınız demektir. Başkalarının teslim aldığı bir kişi Türkiye'ye demokrasiyi getiremez.

-"YENİKAPI'DA BİR İMZA YOK Kİ"-

Bu imzayı attık, şimdi bu imzalar unutulmuş. Yenikapı diyorlar. Yenikapı'da bir imza yok ki. İmza bu, kapı gibi imza. Bu metin BM'ye gönderildi.

-"ONA KOLTUĞU NASIL İKRAM EDECEĞİZ DİYE"-

Şimdi rejimi değiştirmek için fırsat kolluyorlar. "OHAL'le biz bu düzeni nasıl değiştirebiliriz'… Yaaa işsizlik var, yoksulluk var, hapishanelerde binlerce insan var… Şimdi bunları bırakmışlar, bir kişinin derdine düşmüşler. Ona koltuğu nasıl ikram edeceğiz diye…

Yine buradan siyasi partilerimizin saygı değer genel başkanlarına seslenmek isterim.

-BAHÇELİ'YE YANIT-

Cumhurbaşkanı seçilen kişi TBMM'de öngörülen yemini etmiştir. O yemine sadık kalacağına dair namus ve şeref sözü vermiştir. Dolayısıyla eğer kuralın dışına çıktığı zaman bizim görevimiz ona kuralları hatırlatmaktır. "Efendim fiili durum var, bu fiili durumu yasal hale getirelim'. Niye fiili durumu yasal hale getiriyoruz. Ve neden ona sen neden yasalara uymuyorsun, anayasaya uymuyorsun diye bir hatırlatma ihtiyacı duymuyoruz. Eğer onun isteğini yerine getireceksek bir kişinin arzusunu yerine getireceksek o zaman bu parlamentonun iradesi ne oluyor? İmzaladığımız bu metin ne oluyor? Bu metne bağlı kalmak, imzamızın arkasında durmak namuslu olmanın birinci şartı değil midir, onurlu olmanın birinci şartı değil midir, ahlaklı olmanın birinci şartı değil midir?

Kadın kardeşlerim duysun diye bazı isimler söyleyeceğim, Kara Fatma, Binbaşı Ayşe, Halide Edip Hanım… Bunlar Ulusal Kurtuluş Savaşında onurlarıyla ölüme giden kadınlardır.

Birileri kadınları aşağılıyorsa ona dersini vermek bütün kadınların ortak görevidir.

-"KARŞI DARBE YÜZÜNDEN HAPİSHANEDE, DARBE FIRSATÇILIĞI YÜZÜNDEN HAPİSHANEDE"-

Necmiye Alpay… Aslı Erdoğan.

Karşı darbe yüzünden hapishanede, darbe fırsatçılığı yüzünden hapishanede.

Hem Aslı Erdoğan hem Necmiye Alpay bana birer mektup gönderdiler. O mektupları çerçevelettim, benim makam odamda duruyor.

Bütün gazetecilerin, yazarların çizerlerin düşünürlerin serbest bırakılmasını istiyoruz.

-"DIŞ POLİTİKADA BUNLARIN NE SÖYLEDİĞİ DE BELLİ DEĞİL"-

Dış politikada bunların ne söylediği de belli değil. Dışişleri Bakanı Lozan'da bir toplantıya katıldı. Çıkışta şu açıklamayı yaptı "terörist El Nusra Halep'ten derhal ayrılmalı'. Doğru mu, doğru. Peki, Cumhurbaşkanı ne diyor, "Eğer dost olmak için IŞİD'a karşı olmak ölçüyse o zaman El Nusra'yla da dost ol'.

Dışişleri Bakanı doğruyu söylüyor. Ve Dışişleri Bakanı'nı da kutluyorum. El Nusra o bölgeden derhal çekilmelidir.

Darbe oldu siyasi ayağını arıyoruz. Siyasi ayağı kimdir diye?

Türkiye'yi darbeye hazırlayanlar kimlerdir?

4 tane olay 4 tane soru soracağım.

Soru şu; Balyoz iftirasında 14 general ve amiral ve 58 albayın tasfiyesine engel olmak için Genelkurmay Başkanı ve 3 kuvvet komutanının girişimlerini dikkate almayıp istifasına neden olan ve tasfiyesinin önünü açan yetkili makamlar kimlerdir?

İki; Mehmet Dişli'yi ısrarla Genelkurmay Karargahında tutan bunun için yeni daireler ve rütbeler ihdas eden ve darbe girişiminde Genelkurmay Karargahını içeriden teslim almasına imkan veren irade hangi iradedir?

Olay üç…Soru şu; darbeden tutuklu FETÖ'cü bu 82 subay albaylıktan generalliğe taşıyan irade hangi iradedir? Bu irade 2011 yılında Genelkurmay Başkanı ve 3 kuvvet komutanının istifasına aldırış etmeden Balyoz iftirasıyla 14 general amiral ve 58 albayın tasfiyesine destek olurken FETÖ'cü subayların önünü açan irade hangi iradedir?

Olay dört….2010 yılında üç generalin terfiini uygulamaya koymama konusunda bu kadar kararlı duran 2013 yılında bunun için ayrıca YAŞ Kanununda değişiklik yapan siyasi irade 2013, 2014, 2015 yıllarında terfi ettirilen FETÖ'cü subaylar konusunda aynı hassasiyeti ve kararlılığı neden göstermemiştir?

-SAVCILARA SESLENDİ-

Siyasi irade nedir. Bugün OHAL'i kullanan irade işte o siyasi iradedir. Türkiye'yi adım adım darbeye taşıyan irade bu iradedir. Şimdi buradan bu konuyu soruşturan bütün savcılara sesleniyorum. Öğrencileri bırakın, öğretmenleri bırakın, garibanları bırakın… Eğer birini sorgulayacaksınız, Türkiye'yi adım adım darbeye taşıyanları sorgulayacaksınız.

Sizin gücünüz garibana yetiyor. Kendi yanındaki adama yetmiyor." (ANKA/SON)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.