Manisa CBÜ’de 15 Temmuz anma programı gerçekleştirildi
Manisa Celal Bayar Üniversitesinde "İrade Bizim Zafer Bizim" temasıyla 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü anma programı düzenlendi.
Manisa Celal Bayar Üniversitesinde, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümü kapsamında "İrade Bizim Zafer Bizim" temasıyla anma programı gerçekleştirildi. Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi Prof. Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen programa Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kadir Ay ve Prof. Dr. Oktay Üçer, dekanlar, akademik ve idari personel katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nü konu alan video gösteriminin ardından İlahiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Adem Yenidoğan tarafından gerçekleştirilen Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, 15 Temmuz’un millet iradesinin ve demokrasiye sahip çıkma kararlılığının en güçlü şekilde ortaya konulduğu tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Rektör Kibar konuşmasında, "Milletimizin zaman zaman karşılaştığı her türlü tehdit ve saldırı karşısında sergilediği vakur duruş, milli iradenin en güçlü şekilde ortaya çıktığı 15 Temmuz gecesinde de kendisini göstermiştir. Milletimizin kararlı duruşu sayesinde darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. O gece milletimizin iradesine, demokrasimize ve en önemlisi geleceğimize yönelik bir saldırı gerçekleştirilmek istenmiştir. Ancak o gün ortaya konulan kararlılık yalnızca demokrasimizi değil, geleceğimizi de korumuştur" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan duruşun, Çanakkale’de ve Millî Mücadele döneminde sergilenen kararlılığın bir devamı niteliğinde olduğunu belirten Kibar, "Bugün ’İrade Bizim, Zafer Bizim’ temasıyla bir kez daha andığımız 15 Temmuz gecesi yalnızca bir zafer değil, gelecek nesillere bırakılan önemli bir mirasın da dönüm noktasıdır. O gece tankların değil inancın, silahların değil cesaretin, ihanetin değil millet iradesinin kazandığı bir gece olmuştur" dedi.
Dünyanın farklı bölgelerinde zulümlerin devam ettiğine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, özellikle Gazze’de yaşananlara değinerek, "Bugün de bu milletin ve bu devletin duruşuyla her zaman bu davanın yanında olduğumuzu, mazlum insanların yanında yer aldığımızı ve bu zulmün sona ermesi için uluslararası platformlarda kararlı bir duruş ortaya koyduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyoruz" diye konuştu.
Yakın zamanda gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin sergilediği duruşun da milletçe gurur kaynağı olduğunu belirten Kibar, "Bizler biliyoruz ki bir millet ancak geçmişine sahip çıktığı, tarihini bugünün diliyle yaşatabildiği ölçüde güçlüdür. Devletlerin gücü yalnızca ekonomisi ya da ordusuyla değil, geçmişine olan bağlılığı ve bunu yaşatabilme iradesiyle de ölçülür. NATO Zirvesi’nde tüm dünya, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gücünü, milletimizin iradesini, kararlılığını ve Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonunu bir kez daha görmüştür. Bu tablo hepimizi son derece gururlandırmıştır" ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda 15 Temmuz’un unutulmaması gerektiğini vurgulayan Rektör Kibar, "Az önce izlediğimiz görüntüler hepimize o geceyi unutmamamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır. Unutmuyoruz, unutmayacağız. Başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere bu vatan için canlarını feda eden tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimizi şükranla yad ediyor, kendilerine sağlıklı ve hayırlı ömürler diliyorum. Anma programımıza katılarak bu millî duruşa ortak olan sizleri muhabbetle selamlıyor, katılımlarınız için teşekkür ediyorum" dedi.
Program kapsamında düzenlenen "10. Yıl Anma Konferansı"nda konuşan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Yüksel, 15 Temmuz’un millet iradesinin darbeler karşısındaki en güçlü zaferi olduğunu belirtti.
Konuşmasına, 15 Temmuz şehitlerini rahmetle, gazileri ise minnetle anarak başlayan Yüksel, Türk siyasi tarihinin darbeler ve muhtıralarla şekillenen sancılı bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. 1960 darbesi, 12 Mart Muhtırası, 12 Eylül 1980 darbesi, 28 Şubat süreci ve 27 Nisan e-muhtırasının millî iradeye zarar verdiğini ifade eden Yüksel, 15 Temmuz’un ise bu karanlık geleneğin sona erdiği tarih olduğunu söyledi.
15 Temmuz 2016 gecesinde devletin içerisine sızan yapılanmanın milletin iradesini hedef aldığını belirten Yüksel, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla milyonlarca vatandaşın meydanlara çıkarak demokrasiye sahip çıktığını ifade etti. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla milyonların yalnızca Türk bayrağı ve vatan sevgisiyle darbecilerin karşısında durduğunu vurgulayan Yüksel, "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır" sözünün 15 Temmuz gecesinde bir kez daha hayat bulduğunu dile getirdi.
15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği gece olmadığını belirten Yüksel, Çanakkale ruhunun, Millî Mücadele’nin ve Kuvâ-yi Milliye ruhunun yeniden canlandığını ifade ederek, "15 Temmuz, Türk milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkasıdır. Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da ve Kıbrıs’ta sergilenen kahramanlıkların bir benzeri o gece yaşanmıştır" dedi.
Milletin o gece silahla değil, elindeki Türk bayrağıyla demokrasiye sahip çıktığını belirten Yüksel, 250 şehit ve 2 bin 193 gazinin fedakârlıkları sayesinde Türkiye’nin bağımsızlığını ve hürriyetini koruduğunu ifade etti. Şehitlerin ve gazilerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini vurgulayan Yüksel, onların emanetine sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.
15 Temmuz’un üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen o gecenin anlam ve öneminin her geçen gün daha iyi anlaşıldığını belirten Yüksel, küresel ve bölgesel gelişmeler dikkate alındığında Türkiye’nin büyük bir tehlikeyi atlattığının daha net görüldüğünü ifade etti. Darbe girişiminin devletin gücünü zayıflatmayı ve Türkiye’yi karanlık bir sürece sürüklemeyi amaçladığını dile getiren Yüksel, milletin kararlılığı ve devletin dirayeti sayesinde bu hain girişimin başarısızlığa uğratıldığını vurguladı.
Konuşmasının sonunda üniversitelere önemli sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Yüksel, "Bizlere düşen görev, üniversite mensupları olarak gençlerimizi hiçbir yapının etkisi altına girmeden, aklını ve iradesini özgürce kullanabilen, millî ve manevi değerlerine bağlı, demokrasi bilinci gelişmiş bireyler olarak yetiştirmektir. Asırlardır bu topraklarda yaşayan ecdadımızın bizlere bıraktığı mirası bilimin ışığında gelecek nesillere aktarmalıyız. 15 Temmuz, vatanımızın bölünmez bütünlüğünün, milletimizin azim ve kararlılığının, millî birlik ve beraberliğimizin tüm dünyaya bir kez daha gösterildiği tarihi bir gündür. 15 Temmuz ruhu daima yaşasın, milletimizin birlik ve beraberliği daim olsun. Allah bu millete bir daha böyle ihanetler yaşatmasın. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’müz kutlu olsun" ifadelerini kullandı.
Program, Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi öğretim elemanları tarafından sunulan müzik dinletisinin ardından, "15 Temmuz Millî İradenin Yükselişi" konulu fotoğraf sergisinin gezilmesiyle sona erdi.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.