Meclis’te Terör Kınandı
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Ayşegül Bahçekapılı Başkanlığı'nda toplandı. Gündeme geçilmeden önce grup başkanvekilleri söz alarak, dün akşam Van da, bu sabahta Elazığı'da meydana gelen terör saldırıları kınandı.
MHP Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Erkan Akçay, PKK terör örgütünün hain saldırılarının devam ettiğini belirterek şöyle dedi:
"PKK'nın bu saldırılarını artık sürpriz olarak değerlendirmek mümkün değildir. Günbegün aynı yöntemle artan saldırıları görüyoruz. Bu saldırılarla PKK terörünün gerçek amacı tekrar tekrar kendini göstermektedir. PKK, dili, dini fark etmeden bütün vatandaşlarımızı hedef almaktadır. Bu saldırıların tek bir adı vardır, katliam. Önleyici tedbirlerin ve teknolojik imkânların, mutlaka, bir an önce seferber edilmesi gerekmektedir.Öte yandan, bölücü terör örgütünün saldırıları, ülkemizin şiddetli bir terör dalgasıyla karşı karşıya olduğunu tekrar tekrar göstermektedir. Millî varlığımıza, birlik ve beraberliğimize yönelik tehditler her geçen gün artmaktadır. FETÖ'yle mücadele edilirken PKK ihmal edilmemelidir."
Hdp Grubu adına da Grup Başkanvekili Çağlar Demirel söz aldı. Kimden gelirse gelsin terörü kınadıklarını dile getirerek şöyle dedi:
"Hayatını kaybeden ve yaralanan yurttaşlarımızın acılarını bütün halkımızla paylaşıyoruz. Yine yaşamını yitiren yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.Patlamaların, şiddetin, bombaların ve ölümün günlük yaşantımızın kanıksanan bir parçası olmasını asla kabul etmiyoruz. Akan kanın bir an önce durması, şiddetin sona ermesi ve sorunlarımızı konuşarak, müzakere ederek çözme konusunda adımların atılması çağrımızı da bir kez daha yineliyoruz."
CHP Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Engin Altay da, Hükümeti terör konusunda Meclis'i bilgilendirmeye çağırarak şöyle dedi:
"Bu Mecliste müteaddit defalar söyledim, bir kere daha söylüyorum: Ayıp ediyoruz, dört siyasi parti grubu olarak ayıp ediyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisine bir saldırı yapıldığı vakit tek vücut olduk ve millî iradeye sahip çıktık, doğru yaptık. Meclisteki millî irade sembolik değildir. Türkiye'nin sahibi millet ve onun temsilcileri olan Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Böyle vahim bir tablo karşısında eli kolu bağlı oturmak, taziye dilemek benim ve partimin içine sinmemektedir. Bu Parlamento, Başkanlık, siyasi parti grupları bu tablo karşısında daha yüksek bir refleks göstermek zorundadır. Dün patlamaları duyduk, Van'da. Allah için, bu kadar kutsadığımız, bu kadar önemsediğimiz -ki hak ettiği için önemsiyoruz tabii ki- bu millî iradenin kıymeti sadece bir kalkışma olunca mı anlaşılacak? Bu Hükümetin bu Parlamentoya bilgi vermek gibi bir görevi yok mudur, böyle bir sorumluluğu yok mudur? Lafa geldiğiniz vakit "Fırat'ın kenarında kaybolan koyunun hesabını verme psikolojisiyle, ahlakıyla devlet yönetiyoruz." Hayatını kaybeden onlarca asker, polis, sivil vatandaşımızın hayatı Fırat'ın kenarında kaybolan koyundan daha mı az değerlidir?"
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da, dün Van'da, bugün Elazığ ve Bitlis'te meydana gelen terör hadiselerinde hayatını kaybeden şehitlere Allah'tan rahmet dileyerek şöyle dedi:
"15 Temmuzda FETÖ terör örgütü vasıtasıyla Türkiye'de gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi, anlaşılan o ki dış ülkelerin maşası olarak kullanılan PKK terör örgütüyle birlikte el birliği içerisinde ülkemizin güneydoğusunda, o bölgedeki insanlarımıza karşı terör faaliyetlerini de götürerek şiddeti normal hâle getirmeye çalışıyor. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra alınan olağanüstü hâl kararı, sadece FETÖ terör örgütüyle ilgili değil, bütün terör örgütleriyle ilgili mücadeleyi de beraberinde getiriyor. Biz de Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bu konuda halkımızın birliği ve beraberliği ve özellikle de terörle mücadele konusunda mutabakatı çerçevesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bu mutabakatı en iyi şekilde ve Hükümete katkı yapacak şekilde gösterme gayreti içerisinde olmalıyız."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.