Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Cansel Güven, Kilis'in mevcut nüfusundan daha fazla Suriyeliyi ağırladığını belirtti. Güven, "Sığınmacıların etkisinin en fazla hissedildiği ve en ağır yük altında olan şehrin Kilis olduğunu söylemek mümkündür. Hatta Kilis halkı Türkiye ile Suriye arasında fiilen oluşturulmuş bir "tampon bölge'de yaşadıkları hissi içindedir" ifadelerini de kullandı.
AES (Anadolu Eğitim Sendikası) Genel Başkanı Cansel Güven, Kilis'teki eğitim sorunlarına yönelik AES tarafından hazırlanan ve bazı bakanlıklar ile TBMM Milli Eğitim Komisyonuna gönderilen Kilis Raporu ve taleplerine ilişkin açıklama yaptı. Güven, Türkiye'nin terörle mücadele sürecinin on yıllara dayansa bile son bir yılda bölgesel ve küresel anlamda daha sık ve daha ciddi tehlikeler yaşandığının bir gerçek olduğuna dikkat çekti.
-"EĞİTİM KURUMLARI İÇİN ACİL EYLEM PLANI HAZIRLANDI"-
Eğitimin terörle mücadelenin önemli ve vazgeçilmez ayaklarından biri olduğuna vurgu yapan Güven, şunları söyledi:
"Bu kapsamda, sendikamız tarafından, özellikle Suriye sınırına komşu iller başta olmak üzere "eğitim kurumları" özelinde alınması gereken önlemlere ilişkin acil eylem planı hazırlanmıştır. Halen Kilis'te, 120 bin mülteci nüfusu ile birlikte 84 bin yerleşik insanımız hemen her gün sınır ötesinden fırlatılan roketlerin gölgesinde yaşamaktadır. Can kayıpları artarken en yaşamsal faaliyetler gibi, eğitimi de sürdürmek güçleşmektedir. 18 Ocaktan bu güne kadar Suriye tarafından gelen roketler sebebiyle aralarında çocukların da bulunduğu 20 kişi hayatını kaybederken, 70'in üzerinde vatandaşımız da yaralanmıştır. Okul sıraları boş, sokaklar korku ve panik içindedir. Öğretmen başta olmak üzere diğer kamu çalışanlarının da can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle rapor alarak şehri terk etmeleri de ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Terör olayları sonucu, Kilis'te birçok sınıf boş kalmıştır. Okula giden çocuklar da okulların kuzey cephesindeki sınıflarda ve pencere kenarından uzakta eğitim görme gibi olağanüstü koşullarda eğitim ve öğretimini sürdürme çabasındadır. Çocukların okula gelememesi başlı başına ele alınması ve mutlak suretle çözülmesi gereken bir problemken, bundan kaynaklı başka sorunlar da ortaya çıkmıştır.
Ayrıca Kilis Üniversitesindeki öğrencilerin birçoğunun kayıt dondurarak bölgeyi terk ettikleri tarafımızca tespit edilmiştir. Bir eğitim sendikası olarak, sınırımız içinden veya dışarıdan gelen terör tehdidini bitirecek kudret elimizde olmasa da eğitim cephesinde, bölge öğretmenlerini, öğrencilerini koruyabilecek, "eğitimden" beklenen hedeflere ulaşmamızı kolaylaştıracak raporumuzu, çözüm önerilerimizle beraber Milli Eğitim Bakanlığına, İçişleri Bakanlığına, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna ve İçişleri Komisyonuna sunmuş bulunmaktayız."
-"KİLİS HALKI TAMPON BÖLGEDE YAŞADIĞI HİSSİNE KAPILIYOR"-
Cansel Güven, Suriye'deki iç savaşla birlikte Kilis halkının ağır yükler altında ezildiğini de belirterek, "Kilis halkı fiilen oluşturulmuş tampon bölgede yaşadığı hissine kapılmaktadır. Son dönemlerde artan saldırılara üst düzey yöneticilerin tavırları da eklenince şehir halkı giderek artan bir yalnızlık psikolojisine doğru sürüklenmekte, provokasyona açık, oldukça gergin bir ortam oluşturulmaktadır. Bu durumu gidermek için yapılması gereken ilk olay bakanlar kurulunun veya meclisin Kilis özelinde olağanüstü toplanması, sorunun çözümüne yönelik acil önlemler alması gerekmektedir" dedi.
Güven, Kurul gerekçelerine de uygun düşecek şekilde, eğitim özelinde alınması gereken acil önlemleri şu şekilde özetledi:
-"Eğitim sendikalarından, Milli Eğitim Bakanlığı uzmanlardan ve akademisyenlerden oluşan bir ekip kurularak acil müdahale eylem planı oluşturulmalıdır.
-Suriye sınırı gerisinden atılabilecek roketlerin menziline giren Tüm Eğitim Kurumları acilen taşımalı ya da yatılı eğitim kapsamına alınmalıdır.
-Fiili olarak eğitim verilemeyen, henüz taşımalı eğitim kapsamına alınmamış okullar tatil edilmelidir.
-Bütün kademelerde öğrencilerin gelemediği dersler ve konular için, interaktif katılımlı online dersler verilmeli, EBA portalından ilgili ders materyallerine, videolarına öğrencilerin ulaşılması sağlanmalıdır.
-TEOG tercihleri yapılırken Kilis'te bulunan tüm okulların sadece Kilisli öğrencilere açılması sağlanmalı şehir dışından tercih yapılmasına izin verilmelidir. Böylelikle en azından Kilis'teki öğrenciler kendi aralarında biraz daha eşit şartlarda rekabet etmiş olabilirler.
-Okullara psikolog göndermek şu anki olağanüstü durum sona ermeden gerçekçi bir çözüm olamaz. Zira, olaylara şahit olanlar, bombalar patlamaya başladığında psikologlarında psikolojik danışmaya ihtiyaç duyduklarını itiraf etmişlerdir. Güvenlik sağlandıktan sonra hizmet vermek üzere yeterli sayıda psikolojik danışman göndermek üzere hazırlık yapılmalıdır."
(HND/ORH)