Başbakan Yardımcısı Canikli: Fetö İle Bağlantılı Kredilerde Banka Sorumlu Değil

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "FETÖ ile bağlantılı birine kredi verilirse bankaya işlem söz konusu değil" dedi.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "FETÖ ile bağlantılı birine kredi verilirse bankaya işlem söz konusu değil" dedi.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, kredi ilişkisinin tesis edildiği tarihte FETÖ bağlantısı tespit edilememiş krediler nedeniyle bankacılık sisteminin sorumlu tutulmaması gerektiğini ifade etti ve bu sıkıntı ile ilgili adım atacaklarını söyledi. FETÖ ile bağlantılı birine kredi verilmesi durumunda bankaya işlem yapılmasının söz konusu olmadığını ifade eden Canikli, "FETÖ mensubu olduğunu bile bile kredi verilmişse, sadece imzayı atan kişi sorumludur" dedi.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu ile Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü'nde bir araya geldi. Bakan Canikli kredi kartında hangi sektörlerde taksitleri genişleteceklerini bugünkü toplantıda konuşacaklarını söyledi.

Canikli, konuşmasında 15 Temmuz'un bankacılık sektörü için önemli bir stres testi olduğunu belirterek, "15 Temmuz'dan sonra bankacılığa yabancı ilgisi arttı" dedi. Canikli, katılım bankacılığının payının ise 2023 yılında yüzde 15'e ulaştırılması gerektiğini belirtti.

-"BANKACILIK DIŞ BORÇ ORANI BORÇLARIN DÖNDÜRÜLMESİNDE SIKINTI YARATMAYACAK"-

Sermaye yeterlilik oranının yüksek seviyesinin korunması gerektiğini söyleyen Başbakan Yardımcısı Canikli, karlılığın düşürülerek faizin düşürülmesinin rasyonel olmadığını, bankacılık karlarının sektör tarafından sermaye olarak ekonomiye döndürüldüğünü kaydetti. Bankacılık dış borç oranının, borçların döndürülmesi konusunda sıkıntı yaratmayacağını belirten Canikli, tüketici ve bireysel kredilerin reel olarak düştüğünü vurguladı.

-"TMSF'NİN DEVREYE GİRMESİYLE BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN RİSKİ AZALACAK"-

15 Temmuz'dan sonra 11 milyar dolar dövizin TL'ye dönüştürüldüğünü, bunu bir kahramanlık olduğunu söyleyen Canikli, bankacılık sektörünün kayyum atanan şirketler açısından risk taşıdığını belirterek, "Kayyumluk mekanizmasının TMSF'ye devriyle bankacılığın muhatabı TMSF olacaktır" dedi.

Başbakan Yardımcısı Canikli, TMSF'nin devreye girmesiyle bankacılık sektörünün riskinin azalacağını ifade etti. TMSF'ye verilen yetkinin geçici olduğu ve ceza soruşturması tamamlanana kadar kullanılacağı bilgisini paylaşan Canikli, şirket bünyesinde olmayan varlıklara kayyum atamasının da TMSF tarafından yapılacağının altını çizdi.

-"FAİZ ORANLARINI MUTLAKA DÜŞÜRMEMİZ GEREKİYOR"-

Türkiye'de faiz oranlarının son derece yüksek olduğunu dile getiren Canikli, şöyle devam etti:

"Uluslararası piyasalardaki faiz oranlarıyla karşılaştırdığımızda Türkiye'deki firmalar dezavantajlı konumdalar. Son aylarda faiz indiriminde aşağı doğru bir hareket başlamıştır. Faiz oranlarını mutlaka düşürmemiz gerekiyor. Düşüreceğiz ve bunu piyasa koşulları çerçevesinde gerçekleştireceğiz.

Merkez Bankası'nın faiz politikası faizlerin aşağı çekilmesi hedefimize bizi rahatlıkla ulaştırabilecek bir noktadadır. Bu indirimler ne yazık ki diğer alanlara yansımamıştır. Mevduata verilen faizin yüksekliği en önemli unsur gibi karşımızda durmaktadır. Bizim önümüzdeki günlerde mevduat faizi üzerinde yoğunlaşmamız gerekir. Mevduat faizleri düşürülmeden kredi faizlerinin aşağı çekilmesi çok zor görünüyor. Bunu yapacak olan da sizlersiniz."

-"OTOMATİK BES İLE KAYNAKLARIN BİR KISMI BANKACILIK SEKTÖRÜNE AKTARILACAK"-

Mevduat faizindeki aşırı rekabetin ortaya çıkardığı yarışın durdurulması, frenlenmesi gerektiğini belirten Canikli, şöyle konuştu:

"Faizlerin aşağı gelebilmesi için sektöre yeni kaynakların da enjekte edilebilmesi gerekiyor. Bu çerçevede hükümetimiz son ayda iki önemli adım attık. Bir tanesi otomatik BES sisteminin hayata geçirilmesi. 10 yıllık bir dönemde yaklaşık 90-100 milyar liralık bir kaynağın, tasarrufun burada oluşacağını tahmin ediyoruz. Bunun bir bölümü de kuşkusuz bankacılık sektörüne yönelecektir.

Diğeri de Türkiye Varlık Fonu'nun kurulmasıdır. Özellikle uzun vadeli kritik ve stratejik alanlardaki yatırımlara kaynak sağlamak açısından çok büyük bir destek verecektir. Aynı zamanda devlete ait kıymetlerin menkulleştirilerek piyasaya kaynak oluşturmak için araç olarak kullanılmasının önünü açacaktır."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri