Orta Asya’nın zengin yemek kültürünü Ankara’ya taşıyan Uygur mutfağı, kendine özgü pişirme teknikleri ve el yapımı lezzetleriyle dikkat çekiyor.
Orta Asya’nın kalbinden Ankara’nın merkezine uzanan Uygur mutfağı, yemek kültürü ve kendine özgü pişirme teknikleriyle Başkentin lezzet kültürünü genişletiyor. Uygur mutfağı, kullanılan malzemeler, pişirme yöntemleri ve sunumlarıyla Türk mutfağından farklı özellikler taşırken, iki kültür arasındaki benzer yemekler dikkat çekiyor. Farklı milletlerin mutfaklarını deneyimlemek isteyenlerin ilgi gösterdiği Uygur mutfağı, zengin yemek çeşitleriyle hem damaklara hem de kültürel birikime hitap ediyor.
"Taze zencefil ve sarımsağı çok kullanan bir mutfak"
Uygur mutfağında kullanılan her malzemenin el yapımı olduğunu aktaran işletme sahiplerinden Serkan Sezer, "Uygur mutfağında çok farklı baharatları var, özellikle taze zencefil ve sarımsağı çok kullanan bir mutfaktır. Dolayısıyla bütün lezzetini de buradan aldığını düşünüyorum. Ayrıca, her şey el yapımı, fabrikasyon hiçbir ürün yok. Her yemek, sabah taze bir şekilde yapılıyor" diye konuştu.
Yemekler yoğun ateşte harlanarak hazırlanıyor
Uygur mutfağının, Türk yemeklerinden farklı noktaları olduğuna dikkat çeken Sezen, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Mutfakta çok yoğun ateş kullanılıyor, vok tavalarda kavurmalar yapılıyor. Burayı bir kavurma ya da bir hamur işi olarak görmemek lazım. Türk mutfağı gibi çok geniş bir yelpazeye sahip. Uygur mutfağı çok önemli bir değer. Hamur işlerinden tutun, farklı tavuk kavurmalarına, kebaplara ve hatta balığı bile bu mutfakta yemek çok keyifli."
En çok talep makarna kavurmasında
İşletme de porsiyonların gramajla hazırlandığını dile getiren Sezer, en çok talebin Makarna Kavurması olduğunu söyledi. Makarna kavurmasının serçe parmağı kalınlığında 250 gram hamur ile hazırlandığını belirtti.
Makarna kavurmasının, suda haşlandıktan sonra tavada soslarla birlikte kavrulduğunu paylaşan Sezer, 250 gram hamur, 60 gram dana eti ve sebzelerle birlikte 360 gramlık koca bir porsiyon oluştuğunu açıkladı.
"Uygur mutfağı olarak çok önemsediğimiz ürünlerimizden bir tanesi buğday sirkesidir"
Taze zencefil, buğday sirkesi ve sarımsağın Uygur mutfağında sık kullanıldığını söyleyen Sezer, "Ülkemizde meyve sirkelerini duyuyoruz ama buğday sirkesi hiç duymuyoruz. Uygur mutfağı olarak çok önemsediğimiz ürünlerimizden bir tanesi hem antioksidan özelliğiyle hem sindirime sağladığı katkılarla buğday sirkesidir. Mutfağımızın olmazsa olmazlarından taze zencefil, buğday sirkesi ve sarımsaktır" dedi
NATO zirvesinde yabancı ziyaretçileri ağırladılar
Uygur mutfağının herkese hitap ettiğini vurgulayan Sezer, "Geçtiğimiz Temmuz ayında bir NATO zirvesi yaşandı. O dönem de çok fazla yabancı müşterilerimiz oldu. İngiltere’den gelenler ile sohbet ettiğimizde böyle bir mutfağın İngiltere’de olmasıyla inanılmaz bir kitlenin gelebileceğini paylaştılar, mutlu olduk. Orta Asya’dan çok fazla misafirimiz var. Aslında Uygur mutfağı herkese hitap ediyor" ifadelerine yer verdi.