CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, dokunulmazlık konusunda Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvurulara ilişkin, "Buna aslında bireysel başvuru demek de yanlış. Bu bir itiraz. Şu anda başvuran milletvekilleri HDP'li olsun CHP'li olsun ya da başka partiden itiraz haklarını kullanıyorlar, onların en doğal hakkıdır. CHP'nin pek çok milletvekili bu konuda başvurmayacak. Bildiğim kadarıyla sınırlı bir sayıda kalacak" dedi.
Gök, TBMM'de basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
"Salı günü CHP grup toplantısında Cumhurbaşkanına hakaret edildiği yönünde bir iddia söz konusu, AK Parti bunu yargıya taşıdı, nasıl değerlendiriyorsunuz? CHP grubunda küfürlü bir slogan mı oldu?" sorusuna Gök, şu yanıtı verdi:
"Siyasetin her türlü gerginlikten ve nezaket dışı söylemlerden uzak kalması gerekir. Buna herkes dahildir başta Cumhurbaşkanı da olmak üzere. Cumhurbaşkanı da söylemlerinde sık sık partimize, anamuhelefet partisi liderine ağza alınmayacak sözler söylüyor. Buna tepkiler gelişiyor. Bir kere biz bütün bunların hepsini birlikte değerlendirdiğimizde Türkiye'nin bu kutuplaşmadan ve gergin ortamdan bir an önce çıkmasını arzu ediyoruz. Yaşanılan nezaket dışı söylemleri tasvip etmemiz hiçbir zaman mümkün değildir.
Bu münferit hadiselerin de olmamasını dileriz ve biz de o tasvip etmediğimiz sloganlar karşısında yöneticiler olarak zaten önlemeye de gayret ettik, ancak Cumhurbaşkanı'nın da üzerine düşen önemli sorumluluk var. Onun da bu sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor. Bu konuşma üslubu ve dilinden herkesin hakaret sözcüklerini çıkarması gerekiyor."
-"BİZZAT, GENEL BAŞKANIMIZ KONUŞMASI SIRASINDA ELLERİYLE ÖNLEMEYE ÇALIŞTI"-
"Naci Bey (AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı), CHP Grubundan herhangi bir engelleme yapılmadı diye bir eleştiride bulundu, ne diyorsunuz?" sorusuna da Gök, "Bizzat, Genel Başkanımız konuşması sırasında elleriyle önlemeye çalıştığı gibi biz de çevremize müdahil olabildiğimiz kadar önlemeye çalıştık. Tabii aslında o yoğunluktan tam net ne söylendiğini de açıkçası fazla duymamış olmakla beraber az önce ifade ettiğim gibi CHP nezaket dilini her zaman önemseyen bir dille konuşulmasını başından beri savunmakta ve bunun herkes açısından da geçerli olmasını savunmaktadır" dedi.
-"KENDİ MECLİSİNDE KAPATMAYA ÇALIŞTIĞI DOSYA ARTIK ULUSLARARASI ARENAYA TAŞINMIŞ DURUMDA"-
"17-25 Aralık Reza Zarrab dosyası ile Amerika'da yeniden gündeme geldi, nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Gök, "Çok önemli bir gelişme. Türkiye'nin kendi Meclisinde kapatmaya çalıştığı bir dosya artık uluslararası arenaya taşınmış durumda. Bu tablo da gösteriyor ki yolsuzlukların saklanması mümkün değildir" yanıtını verdi.
-"NE BAŞKANLIK SİSTEMİNE NE DE PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNE CHP İZİN VERMEYECEKTİR"-
"Yeni anayasa konusunda Başbakan'ın çağrısı var, önümüzdeki günlerde iktidar partisi ile böyle bir temas olabilir mi, partili cumhurbaşkanlığına CHP nasıl bakıyor?" sorusuna da Gök, "Bizim bu konuda başından beri görüşümüz çok nettir. Geçen Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın masayı dağıttığı anayasa çalışmalarında da CHP, başkanlık sistemine kapalı olduğunu ve yapılacak görüşmelerin, ancak parlamenter sistemin ve kuvvetleri ayrılığının güçlendirilmesine ilişkin olması kaydıyla katılacağını ifade etmiştir. Daha Başbakan Binali Yıldırım henüz güvenoyu almadı ama daha ilk konuşmasında saraya biat ederek bizim başkanlık sistemini bu Meclis'ten geçirmek boynumuzun borcudur demek suretiyle hangi amaçla başbakan olduğunu zaten ifade etmiştir. Dolayısıyla Başbakan'ın bu yaklaşımı samimi değildir. Ama Başbakan görüşünü değiştirmiş ise gelin parlamenter sistemi güçlendirelim kuvvetler ayrılığını güçlendirelim biz bu konuda elbette oturup bu konudaki önerilerimizi de yaparız ama CHP'nin duruşu çok nettir ne başkanlık sistemine ne de partili cumhurbaşkanlığı sistemine CHP izin vermeyecektir" yanıtını verdi.
-"CHP'NİN PEK ÇOK MİLLETVEKİLİ BAŞVURMAYACAK"-
"Dokunulmazlıklar konusunda yapılan bireysel başvuruları nasıl değerlendiriyorsunuz, sizin bir başvurunuz olacak mı?" sorusuna Gök, "Hayır yani CHP'nin pek çok milletvekili başvurmayacak, buna aslında bireysel başvuru demek de yanlış. Bu bir itiraz. Anayasanın 85. Maddesine göre milletvekillerinin hakkı olan bir itirazı kullanıyorlar. Meclis Genel Kurulu kararının iptali için başvuruyorlar. Burada şimdi önemli olan bakanların dokunulmazlığının durması da ayrı bir garabet meselesidir.
Şu anda başvuran milletvekilleri HDP'li olsun CHP'li olsun ya da başka partiden itiraz haklarını kullanıyorlar, onların en doğal hakkıdır, Anayasa Mahkemesi de başvurudan itibaren 15 gün içinde bir karar vermek durumunda. CHP'nin pek çok milletvekili bu konuda başvurmayacak. Bildiğim kadarıyla sınırlı bir sayıda kalacak" dedi.