Diyarbakır’da finansmana erişim zirvesi

Diyarbakır’da finansmana erişim zirvesi

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan’ın katıldığı toplantıda, Diyarbakır iş dünyasının en büyük sorununun finansmana erişim olduğunu söyledi. Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan, "Gelişmiş bölgelere göre imkanların zor olduğu bir coğrafyada iş yapmak kolay değil. VakıfBank olarak elbette Diyarbakır’a pozitif ayrımcılık yapacağız" dedi.


Diyarbakır’da iş dünyasının en önemli sorunu olan finansa erişim sorunu, DTSO’da masaya yatırıldı. Toplantıya VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan, Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural ve çok sayıda iş insanı katıldı. Toplantının moderatörlüğünü yapan Mehmet Kaya, açılış konuşmasında önemli mesajlar verdi. Finansmana erişimin bölge ekonomisinin önündeki en büyük engel olduğunu belirten Kaya, VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan’ın göreve gelir gelmez Diyarbakır’ı ziyaret etmesini önemsediklerini belirterek, "Bu bölgede bir oda ziyaretini çok görmedim. İlk defa Diyarbakır’a geldiniz. Sizlere teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Bölgenin en önemli sorunu finansmana erişim"


Türkiye genelinde finansmana erişim sorunu yaşandığını ancak bölgenin kendine özgü şartlarının bu problemi daha da derinleştirdiğini söyleyen Kaya, şunları söyledi:


"Bölgemizin, ilimizin en önemli sorunu doğrusu buradaki arkadaşlarımızın hepsi de bölgede, ilimizde yatırım yapan arkadaşlar. En önemli sorunu finansa erişim sorunu. Finansa erişim bölgede doğrusu hem sanayinin hem ticaretin gelişiminde büyük bir sorun olarak önümüze çıkıyor. Tabii genel anlamda Türkiye’de bu sorun var. Bunun farkındayız ama bölgenin kendine özgü şartları, yaşamış olduğu süreç daha farklı sorunları sanayicinin önüne çıkarıyor."



"5 yılda 125 şirket merkezini Ankara ve İstanbul’a taşıdı"


Diyarbakır’da sanayinin son 10 yılda önemli gelişim gösterdiğini belirten Kaya, büyük işletmelerin finansmana erişemediği için kentten ayrılmaya başladığını söyledi. Kaya, "Son 15 yıla baktığımızda, 2010’lu yıllarda ortalama yılda 10 ile 20 arasında şirket merkezini taşırdı. Bu doğal bir büyümedir. Ama son 5 yılda bu sayı hızla arttı ve bugün 2025 rakamı 125 şirket merkezini Ankara-İstanbul’a taşıdı" diye konuştu.


Bu şirketlerle tek tek görüştüklerini anlatan Kaya, şöyle devam etti:


‘’Biz bunu araştırdık. Anket yaptık. Tek tek bu şirketleri aradık. ’Niye taşıyorsunuz merkezinizi?’ dedik. Birinci sırada şu çıktı ’Burada kimse bize yüksek kredi vermiyor. Banka müdürü bize diyor ki; kardeşim merkezini Ankara-İstanbul’a taşırsan çözeriz.’"



"Bölgeye teşvik verilirken şirketlerin gitmesi engellenemiyor"


Bu durumun uygulanan teşvik politikalarının etkisini azalttığını belirten Kaya, şu değerlendirmeyi yaptı:


"Özel bankaların ticari kaygılarla hareket ettiğini ifade eden Kaya, kamu bankalarının ise kalkınma politikalarına uygun davranması gerektiğini söyledi. Kaya, "Kamu bankalarının tam da devletin teşvik sistemine benzer bir modeli uygulaması gerekiyor. Bölgeyle ilgili, bu şirketlerin bölgede kalmasını sağlayacak bir yöntem geliştirilmesi, ulaşması gereken sermayenin burada verilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.



"20 yıl önceki çek nedeniyle insanlar kredi alamıyor"


Küçük işletmelerin geçmişte yaşadığı sorunların hâlâ kredi süreçlerinde karşılarına çıkarıldığını belirten Kaya, sicil affı niteliğinde yeni bir düzenleme yapılmasını isteyerek, "Bugün hala insanların önüne 10 yıl önceki, 20 yıl önceki çekler getiriliyor. Adam kendini düzeltmiş, belli bir noktaya gelmiş ama biz onu 20 yıl önceki sıkıntılı dönemine göre yargılarsak bu adamın ticaret yapma şansı kalmaz" dedi.



"Barış sürecinin kalıcılığı ekonomik kalkınmaya bağlı"


Bölgedeki ekonomik kalkınmanın toplumsal barış açısından da kritik olduğunu vurgulayan Kaya, şu ifadeleri kullandı:


"Bölgeyle ilgili tamamen finansa pozitif ayrımcılığa ihtiyaç var. Bakın ülkede bir barış süreci yaşanıyor. Bu işin geri dönülmesini engelleyecek en önemli unsurlardan bir tanesi de ekonomik gelişmişliktir. Biz burada ekonomik gelişmişliği sağlayamazsak, bölgede yoksulluk geçmişte olduğu gibi devam ederse doğrusu hiç kimse çatışmayı istemez ama o iç huzursuzluk tekrar devam eder. Burada bölgenin gelişimi için bankaların bölgeye özel kredi çalışması yapması lazım. Tarımından KOBİ’sine, büyük işletmesine kadar özel finansman modelleri oluşturulmalı."


Halkbank’ın önceki dönemde bölgede önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Kaya, VakıfBank’ın da benzer bir yaklaşım sergilemesini beklediklerini ifade etti. Kaya, "VakıfBank’la ilgili genel bir memnuniyetsizlik var. HalkBank’ın geldiği noktayı maalesef VakıfBank bir türlü oluşturamadı. Bir önceki genel müdür davet etmemize rağmen hiç bölgeye gelmedi. Pozitif ayrımcılık bir yana, KOBİ’lere verilmesi gereken krediler kamu işletmelerine ve belediyelere yönlendirildi. Oysa kamunun dağıtması gereken kredinin KOBİ’lere ve işletmelere gitmesi gerekiyor" diye konuştu.


Kaya, Osman Arslan’ın göreve başlamasının ardından Diyarbakır’a gerçekleştirdiği ziyaretin önemli bir mesaj taşıdığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:


"İnanıyoruz ki bu gelişiniz, ekibinizle birlikte iş insanlarımızla buluşmanız bunun göstergesidir. İnanıyorum ki bu toplantı Diyarbakır iş dünyası ile VakıfBank arasında iyi bir başlangıç olacaktır."



Daha sonra konuşan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, bölgeye yönelik önemli mesajlar verdi. Sanayici, tüccar ve üreticilerin finansmana erişim konusunda dile getirdiği talepleri dinleyen Arslan, bölgeye yönelik pozitif ayrımcılık uygulayacaklarını belirterek, VakıfBank’ın Diyarbakır’daki etkinliğini artıracaklarını söyledi. Diyarbakır ve bölgede üretim yapmanın kolay olmadığını vurgulayan Arslan, iş insanlarına teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:


‘’Dolayısıyla pozitif ayrımcılık elbette yapacağız. Madalya vermek lazım. Bu bölgede, bu sıcaklıkta, bu ortamlarda, biraz daha gelişmiş bölgelere göre imkânların zor olduğu bir coğrafyada iş yapmak kolay değil. O açıdan sizlere de çok teşekkür etmemiz gerekiyor. Allah’ın izniyle burada bire bir iletişime açık olacağız."


İş dünyasıyla doğrudan iletişim içinde olacaklarını belirten Arslan, "Başkanların hepsinde benim cep telefonum var. Sizlerden gelen talepleri imkânlarımız ölçüsünde pozitif ayrımcılık da yapmak suretiyle çözmeye gayret edeceğiz. Faiz oranları yüksek olabilir, başka kredi sınırlamaları olabilir. Bunları da inşallah makroekonomideki olumlu gelişmeler çerçevesinde aşacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu.



"Bölgenin insanına güveniyoruz"


Bölge iş dünyasının ödeme disiplinine dikkat çeken Arslan, Diyarbakırlı girişimcilere güvendiklerini söyledi. Arslan, "Bölgenin insanına da iş dünyasına da güveniyoruz. Zira borçlarını ödemede oldukça hassastır" dedi.


Kadın girişimciliği ve kadın istihdamına yönelik yeni adımlar atacaklarını açıklayan Arslan, Dünya Bankası kaynaklı finansman imkanlarının Diyarbakır’da daha etkin kullanılacağını belirtti. Arslan, "Ayrıca burada kadın yöneticilerimiz de var, kadın girişimcilerimiz de var. Biz VakıfBank olarak yurt dışından Dünya Bankası kaynaklı kadın istihdamını ve kadın girişimciliğini destekleyen kaynaklar getirdik. Özellikle kredi değerlendirmesi noktasında kadın istihdamının artmasına yönelik gelen projelere artı destek vereceğiz. KGF kredilerimiz olsun, diğer farklı paketlerde her zaman Diyarbakır’a biraz daha fazlalık vereceğiz. Hemen bu konuların çalışmasını başlatacağız’’ dedi.


VakıfBank üst yönetiminin Diyarbakır’a düzenli ziyaretler gerçekleştireceğini açıklayan Arslan, desteğin yalnızca bölge teşkilatıyla sınırlı kalmayacağını söyledi. Arslan, "Mümkünse ayda bir, olmazsa iki ayda bir yöneticilerimi göndereceğiz. Genel müdür yardımcılarımız, kredilerden sorumlu arkadaşlarımız burada olacak. Genel müdürlükten bu bölgeye sürekli destek olacağız. Ben bir kardeşiniz olarak her zaman yanınızda olma noktasında gerekli sözü veriyorum. İçiniz rahat olsun" diye konuştu.


Konuşmasının sonunda VakıfBank’ın bölgedeki pazar payını artırmayı hedeflediklerini belirten Arslan, şunları söyledi:


"VakıfBank’ın bölgedeki durumunu inşallah ileriye doğru taşıyacağız ve VakıfBank’ı sadece Diyarbakır’ın değil, tüm Türkiye’nin en iyi bankası yapacağız Allah’ın izniyle."


Toplantının sonunda iş dünyasının önerilerini dinlemenin kendileri için büyük önem taşıdığını ifade eden Arslan, VakıfBank’ın üretim, yatırım ve istihdamı destekleyen yaklaşımını Diyarbakır’da daha güçlü şekilde sürdüreceklerini söyledi.


Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan ise, Diyarbakır’ın son yıllarda üretim kapasitesini artıran, yatırım iştahı yüksek ve genç nüfusuyla bölgesel kalkınmanın önemli merkezlerinden biri haline geldiğini belirterek, yeni fabrikaların kurulduğunu ve istihdamın sürekli arttığını söyledi. Ancak bu büyümenin önündeki en büyük engellerden birinin finansmana erişim olduğunu ifade eden Fidan, sanayicilerin uygun maliyetli krediye ulaşmakta zorlandığını kaydetti. Diyarbakır’a özel kredi paketleri ve üretimi destekleyecek yeni finansman modelleri talebinde bulunan Fidan, VakıfBank’ın da Halkbank benzeri bir yaklaşımla "sanayici bankası" kimliğiyle hareket etmesini beklediklerini söyledi.


İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri