-Dünya Bankası: Türkiye yoksulluk ve aşırı yoksulluğu önümüzdeki yıllarda azaltacak.
ANKARA - Orhan Aysezen - DB bu yıl için Türkiye büyüme tahminini yüzde 3.5'tan yüzde 3.1'e düşürürken 2017 yılı büyüme tahminini ise yüzde 3.4'ten yüzde 3.5'e yükseltti. Dünya Bankası özel tüketimin gelecek yıllarda artacağı tahminiyle birlikte, yoksulluğun (aşırı yoksulluğun) 2016'da yüzde 16 (2.5), 2017'de yüzde 15 (2.3) ve 2018'de yüzde 14 ve (2.1)'e düşeceğini tahmin etti.
Dünya Bankası'nın Avrupa ve Orta Asya Ekonomik Güncelleme Raporu yayımlandı. Rapor "Kutuplaşma ve Popülizm" başlığını taşıdı.
Avrupa ve Orta Asya'da ekonomik büyümenin ılımlı olduğu ve öyle de kalmasının beklendiği belirtilen raporda, özel yatırımın bu yıl zayıf gerçekleşmesi, zayıflamanın özellikle darbe girişimi sonrası yatırımcı güveni daha hassas bir hale gelirken daha fazla görülmesi, özel tüketimin ivme kaybetmesi zemininde Türkiye için bu yıl yüzde 3.1 büyüme öngörüldüğü belirtildi. Tahmin Nisan ayındaki raporda yüzde 3.5 olarak ifade edilmişti.
DB Türkiye için gelecek yıl yüzde 3.5 büyüme öngördü. Nisan ayındaki tahmin ise yüzde 3.4 idi. Dünya Bankası Türkiye'nin 2018'de ise yüzde 3.6 büyüyeceği tahmininde bulundu.
-RAPORDA TÜRKİYE-
DB "Avrupa ve Orta Asya İçin Zor Zamanlar" başlıklı bölümde "İngiltere'nin AB'den çıkma lehine kararı, jeopolitik gerilimler, terörist saldırıların tehditi, Türkiye'deki darbe girişimi, devam eden göçmen krizi ve birçok ülkenin hammaddee ihracatı için uzun dönem sürmesi beklenen düşük fiyatlar ekonomik beklentiler üzerinde endişeyi büyük ölçüde yükseltti. Hayal kırıcı küresel büyüme bölge için sözkonusu olan zorlukları artırdı" dedi.
-TÜRKİYE VE MAKEDONYA'DA İSTİHDAM ORANLARI 2009'DAN BU YANA YÜKSELİYOR-
Türkiye ve Güney Kafkasya'da büyüme rakamlarının aşağı yönlü revize edildiğini belirten DB, "Orta Avrupa'da istihdam oranları krizini bölgeyi vurmasından önceki düzeyleri aştı. Türkiye ve Makedonya'da istihdam oranları 2009'dan bu yana devamlı olarak yükseliyor. Bu şablona tek istisna emek piyasasında toparlanmanın yalnız 2014'te başladığı, istihdam oranlarının 2015'te kriz öncesi düzeyinin aşağısında kaldığı Güney Avrupa" bilgisi verdi.
Türkiye ekonomisi için şu satırlara yer verdi:
"-Türkiye'de sosyal ve siyasi gerilimler darbe girişimi sonrasında artmış bulunuyor. Bölgedeki jeopolitik ihtilaflar artıyor.
-Ekonomik büyüme özel yatırımda zayıf genişleme ve net ihracatın daha küçük katkısından dolayı yavaşlamış durumda. Yoksulluğun azaltılmasında yavaşlamanın devam etmesi olası, ancak daha küçük adımlarla. Başarısız bir darbe girişimi ve izleyen hükümet ile dışındaki tasfiyeler dahil son politik olaylar belirsizlik bulutları oluştururken ekonomik aktivitedeki adımları etkilemesi bekleniyor.
-İstihdam yaratmanın ve büyük asgari ücret sıçramalarının tam etkisi görülmeye devam ediyor. Bu zorluklar bağlamı temkinli bir orta vadeli makro-yoksulluk görünümüne yolaçıyor.
-Türkiye'de son dönemlerdeki en belirgin siyasi gelişme başarısız 15 Temmuz darbe girişimi. Hükümet 24 saat içinde denetimi, güçlü halk desteğiyle yeniden ele aldı.
-Manşet enflasyon değişken gıda fiyatlarına bağlı olarak yüksek şekilde oynak olmuş, ancak çekirdek enflasyon her ne kadar yavaşça azalsa da istikrarlı kalmıştı.
-2014'te yoksulluk çizgisi altında kişi başına harcama yapan nüfus (2005'te PPP 5 dolar) yüzde 18.3'e; aşırı yoksulluk çizgisi altında kişi başına harcama yapan nüfus (2005'te PPP 2,5 dolar) yüzde 3.1'e geriledi.
-Onyılın başladığı dönemde yoksulluk ve aşırı yoksulluk sırasıyla nüfusun yüzde 24.1 ve yüzde 5.8'ini etkiliyordu. İyileşme büyük ölçüde, tamamlayıcı bir destek konumunu gerçekleştiren sosyal yardımla birlikte yüksek ücretler ve işe daha iyi erişim sayesinde oldu.
-Büyümede ana aşağı yönlü risk, kredi derecelendirmesinde olası indirim.
-Özel tüketimin gelecek yıllarda büyüyeceği tahminiyle birlikte, yoksulluğun (aşırı yoksulluğun) 2016'da yüzde 16 (2.5), 2017'de yüzde 15 (2.3) ve 2018'de yüzde 14 ve (2.1)'e düşeceği tahmin edildi. Bu tahmin yüzde 30 asgari ücret artışının emek piyasası üzerindeki etkilerine dayanıyor.
-Riskler ve zorluklar: Başarısız darbe girişimi sonrası hükümet kişi ve firmaların vergi ve sosyal güvenlik borçlarını yeniden yapılandırdı, bürokrasiyi azaltma çabasına girişti, bireysel emekli maaşlarına katılma koşullarını otomatikleştirdi, ülke fonu kurdu ve yabancılar için çalışma oturma izinlerinde kolaylık getirdi. Ancak uzun süreden bu yana beklenen bir dizi yapısal reformun yerine getirilmesinde önemli bir ilerlemenin olmadığı görülüyor.
-Genel yoksulluk ve emek piyasası göstergeleri olumlu yönde evrilirken zorluklar yükselirken ilerleme belli durumlar için eşitsiz oldu. İlk olarak ülkenin en yoksul bölgelerinde yoksulluk, diğer bölgelerden daha yavaş adımlarla azaldı. İkinci olarak kadınların emek piyasasına katılımları görece daha düşük olmaya devam ediyor. Hükümet Güneydoğu'da beş yıl vergi muafiyetine sahip çocuk sağlık merkezleri ile geniş yatırım ve imar çabasına girişeceğini gerçekleştireceğini ilan etti. Bu faaliyetlerin önümüzdeki yıl bölgesel ve kadınların katılım zorluklarına yardımcı olması, büyümede önemli bir etkiye sahip olmasıyla mümkün."
(HM/ORH)