İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları binlerce Filistinlinin hayatını kaybetmesine, binlerce Filistinlinin de yaralanmasına neden oldu. Savaş boyunca sağlık sisteminin büyük hasar gördüğü Gazze'de birçok hastane ve sağlık tesisi yıkıldı veya kullanılamaz hale geldi. Tıbbi altyapı ve özel hizmetlerin kaybı, binlerce hasta ve yaralı sivili bölge dışındaki tedaviye bağımlı hale getirdi. Çocukların eğitimsiz kaldığı Gazze'de evlerini kaybedenler çadırlarda yaşamaya başladılar. Filistinlilerin hayat mücadelesi verdiği Gazze'de gıda başta olmak üzere temel insani malzemelerin eksikliği de başta çocuklar olmak üzere Gazze halkının açlıkla mücadele etmesine ve gıda arayışına neden oldu. Gazze'de yaşayan 25 yaşındaki Muhammed Dabour, kardeşi Hüseyin ve Musa ile birlikte kıtlığın en şiddetli olduğu dönemde aç kalmamak için gıda arayışına çıktı. ABD tarafından işletilen bir yardım dağıtım noktasına doğru yola çıkan üç kardeş, şiddetli bir bombalamaya yakalandı. Gıda alabilmek için yardım tırının yanına giden üç kardeşten biri hayatını kaybetti. Olayda iki gözünü de kaybeden Muhammed, yaşadıklarını anlatarak "Gazze'deki kıtlık sırasında, iki kardeşim ve ben yiyecek bulmak için umutsuz bir halde ABD yardım dağıtım noktasına gittik. Vardığımız anda, dört bir yandan yoğun ateş altında kaldık. Yaklaşık 40 dakika orada mahsur kaldık" dedi.
"Yaralılardan birçoğunu dövdüler"
Kardeşi Hüseyin'in karnından vurulduğunu ve daha sonra aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybettiğini kaydeden Muhammed, yüzüne isabet eden mermi nedeniyle iki gözünü kaybettiği, burnunda ve çenesinde kırıklar oluştuğunu dile getirdi. Kardeşi Musa'nın ise sol gözünden vurulduğunu ve kalıcı görme kaybı yaşadığını dile getiren Muhammed, "Ateş kesildikten sonra İsrail askerleri bize doğru ilerledi. Hareket etmeye veya kaçmaya çalışan herkes vuruldu. Ayrıca, kardeşim Musa da dahil yaralılardan birçoğunu dövdüler" ifadelerini kullandı.
Askerler geri çekildikten sonra Musa'nın yaralarına rağmen yoldan geçen bir at arabasına doğru sürünmeyi başardığını ve sürücüden yardım istediğini anlatan Muhammed, at arabasının üç kardeşi ve diğer 9 yaralıyı hastaneye doğru taşıdığını söyledi.
"Tahliye edilirken, bir İsrail tankı tekrar ateş açtı"
"Çilemiz henüz bitmemişti" diyen Muhammed, "Tahliye edilirken, bir İsrail tankı tekrar ateş açtı. At arabasının sürücüsü başından vuruldu ve yoldan geçen başka biri arabayı devralıp bizi hastaneye kadar götürdü" dedi. Savaştan önce bir bisiklet tamirhanesinde çalıştığını kaydeden Muhammed, "basit ve huzurlu" bir hayatı olduğunu bugün ise en temel günlük işler için bile başkalarına bağımlı olduğunu ifade etti. "Neredeyse her şeyde birinin yardımına ihtiyacım var" diyen Muhammed, "Çene ve burun kırıkları, ameliyat sırasında yerleştirilen platin plakalar nedeniyle yemek yemek son derece zorlaştı. Şu anda yiyebildiğim şeylerin çoğu çorba ve yumuşak yiyecekler" diyerek yardım tırının yanına gitmesiyle hayatının nasıl değiştiğini anlattı.
Muhammed, doktorların kendisine ihtiyaç duyduğu özel tedavinin Gazze'de bulunmadığını ve daha ileri bakım için yurt dışına gitmesi gerektiğini söylediklerini belirterek yaklaşık bir yıldır tıbbi sevk belgesi olmasına rağmen, Gazze Şeridi'nden ayrılamadığını sözlerine ekledi.
Muhammed yaşadığı acıların dinmesi için çağrıda bulunarak, "Dünya Sağlık Örgütü'ne insani yardım kuruluşlarına, Arap ve uluslararası kurumlara ve bize yardım edebilecek herkese, bize şefkatle bakmaları için çağrıda bulunuyorum. Çok büyük acı çekiyoruz. Sürekli ağrı ve baş ağrıları nedeniyle neredeyse uyuyamıyoruz ve evimizde her zaman ağrı kesici ve antibiyotik bulunuyor" dedi.
Filistin istatistiklerine göre, Gazze Şeridi'nde 18 binden fazla yaralı ve ciddi sağlık sorunları olan, resmi tıbbi sevk belgeleri olanlar ve Gazze içinde bulunmayan özel bakım gerektiren vakalar da dahil tedavi için yurt dışına seyahat izni bekliyor. Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan rakamlara göre, 7 Ekim 2023'ten bu yana toplam 73 bin 333 kişi hayatını kaybederken 174 bin 23 kişi de yaralandı.
Muhammed Rabah