-Uluslararası Para Fonu'nun orta ve doğu Avrupa ülkelerindeki ekonomik konuları değerlendirdiği bölgesel rapor yayımlandı.
-Raporda, "Şu anda bölge ülkelerinin yarısında siyasi istikrar riski 50'nin üzerinde. Göstergeler özellikle Avrupa'daki BDT ülkelerinde, Türkiye'de ve daha az ölçüde olmak üzere AB üyesi olmayan Güneydoğu Avrupa ülkelerinde yüksek olduğunu ortaya koyuyor. "Değişiklikler" açısından risk, geçen yıl, Polonya, Türkiye, Belarus, Moldova ve Karadağ'da artmış durumda ve Sırbistan, Arnavutluk, Bulgaristan, Letonya, Romanya ve Rusya'da azaldı" denildi.
-IMF: Türkiye'de büyümenin bu yıl da güçlü olacağı tahminini açıklarken Suriyeli Iraklı göçmenlerin oluşturacağı riskler konusunda, "Risk, göçmen akışının yakın vadede artabileceği Türkiye için ihmal edilebilir düzeyde değil. Şu anda kapanmış olan Balkan rotasıyla birlikte göçmenler alternatif rotalar arayabilir" dedi.
ANKARA - Orhan Aysezen - Uluslararası Para Fonu (IMF), orta ve doğu Avrupa'daki ekonomik konuları değerlendirdiği bugün tarihli raporunda "Şu anda bölge ülkelerinin yarısında siyasi istikrar riski 50'nin üzerinde. Göstergeler özellikle Avrupa'daki BDT ülkelerinde, Türkiye'de ve daha az ölçüde olmak üzere AB üyesi olmayan Güneydoğu Avrupa ülkelerinde yüksek olduğunu ortaya koyuyor. "Değişiklikler" açısından risk, geçen yıl, Polonya, Türkiye, Belarus, Moldova ve Karadağ'da artmış durumda ve Sırbistan, Arnavutluk, Bulgaristan, Letonya, Romanya ve Rusya'da azaldı" dedi. IMF "Enflasyonun yüksek olduğu Türkiye için, aşırı talep baskısının üzerine gidebilmek ve şu anda IMF'nin rezerv yeterlilik ölçümünün altında bulunan uluslararası rezerleri oluşturmak için ek sıkı para politikası gerekli olabilir" değerlendirmesinde bulundu. IMF Türkiye'de büyümenin bu yıl da güçlü olacağı tahminini açıklarken Suriyeli Iraklı göçmenlerin oluşturacağı riskler konusunda, "Risk, göçmen akışının yakın vadede artabileceği Türkiye için ihmal edilebilir düzeyde değil. Şu anda kapanmış olan Balkan rotasıyla birlikte göçmenler alternatif rotalar arayabilir" dedi.
IMF'nin 6 Mayıs tarihli, "Hızlı Piste Dönüş Nasıl Sağlanır?" başlıklı "Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa Bölgesel Ekonomik Konular" raporu yayımlandı.
Zayıf dış talebe karşın, bölgenin Bağımsız Devletler Topluluğu dışında büyük bölümünde güçlü büyümenin sürdüğü, işsizlik oranlarının kriz öncesi düzeye ulaşmakta olduğu kaydedildi. Raporda, "Güçlü büyüme, Türkiye'nin yanı sıra, Orta ve Güneydoğu Avrupa ekonomilerinin çoğunda devam ediyor" denildi. BDT dışında bölgede büyümenin bu yıl yüzde 3-4 dolayında olacağı tahmin edildi. Kadın iş gücü katılımının büyümeye Güneydoğu avrupa ve Türkiye'de yardımcı olabileceği belirtilirken "Türkiye, bir dizi uyumlu politika önleminden ve makro ihtiyati düzenlemelerde hafiflemeden fayda sağlayarak iç talepte bir güçlenme gördü" denildi.
Manşet ve çekirdek enflasyonun bölgede düşük, Türkiye'de ve BDT'de ise hala yüksek olduğuna değinen IMF, "Canlı aktivite ve uyumlu makroekonomik politikalar arasında, enflasyon Türkiye'de yüksek kalmaya devam ediyor" satırlarına yer verdi. IMF,
"Enflasyonun tedrici olarak yükseleceği ancak BDT ve Türkiye'nin dışında düşük kalacağı, Türkiye için önemli farklılıkla birlikte revizyonların büyük ölçüde aşağı yönlü olacağı tahmin ediliyor" dedi. Raporda "Türkiye'de 2016 yılı için enflasyon tahmini, ücret artışları ve aşırı talebi artıran uyumlu makroekonomik politikalarla birlikte yüzde 7.9'dan yüzde 8.9'a yükseltilmişti" denildi.
"Para politikası" incelenirken "Enflasyonun yüksek olduğu Türkiye için, aşırı talep baskısının üzerine gidebilmek ve şu anda IMF'nin rezerv yeterlilik ölçümünün altında bulunan uluslararası rezerleri oluşturmak için ek sıkı para politikası gerekli olabilir" görüşü yer aldı.
"Mali politika" konusunda ise "Türkiye'de orta vadede mali politikada bir sıkılaştırma iç tasarrufları artırabilir ve dolayısıyla, daha fazla politika olanağı oluştururken aşırı talep baskısını yumuşatabilir" denildi.
Türkiye ve Rusya hariç diğer bölge ülkelerinden sermaye çıkışının diğer yükselen piyasalardaki kadar yüksek olmadığı kaydedilen raporda "Net doğrudan yabancı yatırım akışları finansal sektördeki yatırım hesabında bir güçlenmeye tanıklık eden bir Türkiye ile birlikte, Rusya'nın dışında pozitif kaldı" denildi.
Raporda, "Türkiye'nin bir başka güçlü büyüme yılına döneceği tahmin ediliyor. Asgari ücrette yüzde 30 artış ve uyumlu politikalar, büyüme ve dış dengesizliklerin daha önce beklenen daha yükselmiş olacağı anlamına geliyor" ifadesi yer aldı.
-"GÖÇMENLERİN TÜRKİYE İÇİN OLUŞTURDUĞU RİSK İHMAL EDİLEBİLİR DEĞİL"-
IMF Suriyeli göçmenlerin Türk ekonomisi için oluşturabileceği riskler konusunda şöyle dedi:
"Orta Doğuda güvenlik nedeniyle yerleşim değişikliklerine bağlı istikrarsızlıklar ve göçmen akışında hızlı artış:
Bu risk önemsiz değilse de etkisinin birkaç ülke için sınırlı olma durumu var, özellikle de Balkan göçmen rotasının kapanışıyla birlikte. Risk, göçmen akışının yakın vadede artabileceği Türkiye için ihmal edilebilir düzeyde değil. Şu anda kapanmış olan Balkan rotasıyla birlikte göçmenler alternatif rotalar arayabilir."
-BÖLGE VE TÜRKİYE'DE SİYASİ RİSK OLASILIĞI...-
IMF bölgedeki siyasi riskler konusunda ise "Siyasi istikrar riskleri Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa bölgesi boyunca artmış durumda görünüyor: Bölgede siyasi riskleri izlemek için, Ekonomist İstihbarat Birimi'nin "Siyasi İstikrar Riski" göstergelerinden yararlanıyoruz... 0 çok düşük riski gösterirken 100 çok yüksek riski temsil ediyor. Şu anda bölge ülkelerinin yarısında siyasi istikrar riski 50'nin üzerinde. Göstergeler özellikle BDT'nin Avrupa'daki ülkelerinde, Türkiye'de ve daha az ölçüde olmak üzere AB'de bulunmayan Güneydoğu Avrupa ülkelerinde yüksek olduğunu ortaya koyuyor. "Değişiklikler" açısından risk, geçen yıl, Polonya, Türkiye, Belarus, Moldova ve Karadağ'da artmış durumda ve Sırbistan, Arnavutluk, Bulgaristan, Letonya, Romanya ve Rusya'da azaldı.
Türkiye'nin yargı sisteminin bağımsızlığını iyileştirmek üzere önemli kapasitesi bulunduğu kaydedilen raporda Türkiye, Arnavutluk, Romanya ve Polonya'da emeği görece verimli sektör olan tarımdan daha verimli hizmetler sektörüne kaydırarak verimlilik artışı sağlama alanı bulunduğuna da değinildi.
(ORH)