CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, kayıp kaçak bedeline ilişkin, "Şimdi kanun getiriyorlar, kanunla alacaklar, yargı kararıyla alamadılar, kanunla almaya kalkıyorlar, kaç lira alacaklar biliyor musunuz, 33 milyar lira… Her evden küçük küçük bu paraları alacaklar.TBMM bir ahlaksızlığa aracılık yapabilir mi? Böyle bir kanun çıkarabilir mi ama size sözüm söz, bu kanunu Anayasa Mahkemesine kadar götüreceğiz" dedi.
-"HER ŞEHİDİN KANI ONLARIN ELLERİNDEDİR"-
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri özetle şunları söyledi:
"2002'de sıfır terörle devraldılar, bugün Türkiye kan gölüne döndü, kim yaptı, kim terör örgütlerine göz yumdu? Kim göz yumdu? Kim valilere talimat verdi aman ha bunlara sakın dokunmayın diye. Bunun hesabını hepimiz sormak zorundayız.
Her şehidin kanı onların ellerindedir, yakalarındadır.
-"VİCDANLI VE NAMUSLU BİR SAVCI BEKLİYORUZ"-
Terör örgütüne yardım ve yataklık yapanlar için suç duyurusunda bulunduk. Vicdanlı ve namuslu bir savcı bekliyoruz, ahlaklı bir savcı bekliyoruz. Korkularından dosyayı ele alamıyorlar, "elimiz yanar" diye, elin yanmaz savcı kardeşim, yeter ki yüreğin yanmasın, yeter ki şehitlere ve gazilere sahip çık sen de…
Dün açıklama yapıyorlar, "Fethullah Gülen terör örgütü'…
-"DOĞRUDAN DOĞRUYA RECEP TAYYİP ERDOĞAN'I DA DAVET EDECEKSİNİZ"-
Şimdi namuslu bütün hakimlere sesleniyorum, eğer bu dosya önünüze gelirse, doğrudan doğruya Recep Tayyip Erdoğan'ı da davet edeceksiniz, gel diyeceksiniz buraya, sen ne diyordun, "siz ne istediniz de biz vermedik', hakim soracak, söyle bakayım… Yardım ve yataklık diyorsanız daha bundan daha büyük yardım ve yataklık mı olur, kendi itirafı zaten. Mahkemenin huzuruna çağıracaklar, soracaklar, biz de taraf olacağız orada, Türkiye Cumhuriyetinden taraf olacağız, biz de bu dava tarafız diyeceğiz, ne istedi verdiniz siz onlara, onlar ne istediler de siz verdiniz? Biz bunu öğrenmek istiyoruz.
-FINDIK-
Fındık üreticisinin alın teri birilerine peşkeş çekildi.
Fındık bahçelerinin yenilenmesi lazım.
Özel bir fındık yasasının çıkması lazım.
4 yıl verin Türkiye'yi uçuracağız, bölgesinin lideri yapacağız, Avrupa'nın lideri yapacağız.
-"BİR ÖZGÜRLÜK PATLAMASIYDI GEZİ"-
Gezi'nin üçüncü yıldönümü…
Onlar hiç kimsenin vermediği bir dersi bir diktatöre verdiler ve diz çöktürdüler.
İki ağaç değil, binlerce ağaç, o fidanlarımızın her birisi birer ağaçtı.
Bir özgürlük patlamasıydı Gezi ve dünya siyaset tarihine altın harflerle yazılan bir eylemdi.
Hiç meraklanmayın. Yeri geldiğinde direnme hakkımızı da kullanacağız.
-"İKİ BÜYÜK YALAN…"-
İki büyük yalan ile toplumun en duyarlı olduğu konularda toplumun bir kesimini gençlere saldırmaya kalktılar.
Bu yalanlardan birincisi camide içki içtiler yalanıdır.
İkincisi neydi, "Kabataş İskelesinde başörtülü bir bacımıza saldırdılar" diye kıyamet koptu. Sonunda bunun da kocaman bir yalan olduğu çıktı.
-FETİH ŞÖLENİ-
Şimdi bunlar kalkmışlar Fetih kutlaması yapıyorlar. Fatih Sultan Mehmet'in neredeyse görüntüleri hiç yok. Yaa o Fatih ile şimdiki İstanbul arasında dünya kadar fark var. Fatih Sultan Mehmet şairdi, entellektüeldi, dünyayı bilirdi, dünyayı okurdu, ormanlarından tek dal ağaç kesenin başını keserim diyecek kadar doğaya saygılı. Bunlar şimdi İstanbul'u yönetiyorlar, talan ettiler İstanbul'u. Ben merak ediyorum Fatih çağ açıp çağ kapattı, bütün dünya tarihinin en önemli liderlerinden birisidir. Ben sormak istiyorum Fatih onu yaptı da İstanbul'u düşmanlara kim teslim etti? Gazi Mustafa Kemal Atatürk Samsun'a gitmeden önce nereye bakıp diyordu ki geldikleri gibi gideceklerdir diye. Onun adını bile anmıyorlar. Anmalarını da istemiyorum. Sahtekarlar Mustafa Kemal'in adını anamazlar.
Parlamentoda bir konun görüşülecek. Elektrikle ilgili. Elektriğin kilovatsaati kaç lira, 21 lira 34 kuruş. Ama fatura kaça geliyor 41 lira 17 kuruş. Yani bir vatandaşın evine 52 liralık bir elektrik tüketimi için gelen faturanın bedeli 105 liradır. Bunun için de kayıp kaçak da vardır. Yani namuslu vatandaş elektriğini tüketiyor, faturayı ödüyor ama bir başkası kaçak elektrik kullanıyor. Devlet onun peşinde değil. Onun kaçırdığı elektrik bedelini namuslu adama diyor ki senin faturana yüklüyorum. Olaya Yargıtay'a gitti. Yargıtay kararı verdi, kayıp kaçak bedelini vatandaştan alamazsın dedi. Ama şimdi kanun getiriyorlar, kanunla alacaklar, yargı kararıyla alamadılar, kanunla almaya kalkıyorlar, kaç lira alacaklar biliyor musunuz, 33 milyar lira… Her evden küçük küçük bu paraları alacaklar.
Bütün vatandaşlarıma seslenmek istiyorum. Kaçak elektrik kullananın elektrik bedelini namuslu insanlardan almak doğru mudur, değil midir? Eğer yanlışsa Allah aşkına çıkıp şunu sokaklarda seslendirin, yaa bu kaçak kayıp bedelini alan adamda din var mı, iman var mı, Allah var mı?
Şimdi getiriyorlar Meclis'e bugün görüşülecek. Arkadaşlarıma söyledim. Aynı sertlikte Meclis Genel Kurulu'nda muhalefet edeceksiniz. Namuslu vatandaş ne zamandan beri hırsızın cezasını ödemeye başlıyor.
-"ANAYASA MAHKEMESİNE KADAR GÖTÜRECEĞİZ"-
TBMM bir ahlaksızlığa aracılık yapabilir mi? Böyle bir kanun çıkarabilir mi ama size sözüm söz, bu kanunu Anayasa Mahkemesine kadar götüreceğiz.
-"DAVUTOĞLU'NUN GİDİŞ ŞİFRELERİ"-
Bir hükümet darbesi yapıldı, saray darbesiyle yeni bir hükümet kuruldu. Sayın Davutoğlu hakkını koruyamadı ve gitti. Hükümet programı açıklandıktan sonra Davutoğlu'nun gidiş şifrelerini öğrenmeye çalıştım. 5 tane temel şifre var.
Birincisi şu, Davutoğlu çıktı dedi ki; artık Türkiye'de şeffaflık getireceğiz, siyasi ahlak kanunu getireceğiz, bütün siyasiler mal beyanında bulunacak.
Kamu ihale Yasasını Avrupa Birliği standartlarına getireceğim diyor. Yani orada da yolsuzluğu kaldıracağım diyor. Gel dediler, saraydan, elinden dilekçeyi aldılar, hadi şimdi güle güle…
İkinci konu, 1 Kasım seçimlerine giderken Davutoğlu şu açıklamayı yaptı halk anayasa değişikliği için bize yetki vermedi.
Gel buraya dediler. Şu dilekçeyi ver, hadi güle güle dediler.
Üçüncü şifre düşünceyi açıklama özgürlüğü.
Dördüncüsü, Davutoğlu'nun bir özelliği daha vardı, başbakan olarak nereye gittiyse aldığı hediyeleri getirdi, devletin arşivine kaydettirdi.
Peki Erdoğan.
Kaddafi'den aldığın 250 bin doları ne yaptın?
Eşinin kurduğu bir vakıf var. Rıza Sarraf Amerika'da savcılığa bir dilekçe verdi. O kadar hayırsever ki Emine Hanım'ın kurduğu vakfa da 7 milyon 59 bin 200 lira para bağışlamış. Bu vakfın kayıtlarında görülmüyor, nerede bu para?
Beşinci şifre örtülü ödenek.
-"PYD'Yİ SAVUNAN UÇAKLARDAN NEREDEN KALKIYOR, İNCİRLİK'TEN KALKIYOR"-
Amerikan askerleri PYD kokartını takmışlar. Kıyamet kopuyor. Bırak kokartı. Onun daha ötesine git. Sen demiyor muydun PYD terör örgütüdür diye. Söylüyordun. Amerikalılar onunla birlikte iş tutuyor mu, tutuyor. Peki PYD'yi savunan uçaklarda nereden kalkıyor, İncirlik'ten kalkıyor, kim izin veriyor, sen izin veriyorsun, adama sormazlar mı bu ikiyüzlülük nedir." (ANKA/SON)