CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Meclis direndi, halk direndi, parlamento direndi ve darbe püskürtüldü. Dolayısıyla parlamentonun gücü bir kez daha kanıtlanmış oldu. O nedenle buradan sesleniyorum. Demokratik parlamenter sistemimizi daha güçlü bir hale getirelim, başka arayışlara girmek Türkiye'yi yeni felaketlerle karşı karşıya getirir" dedi.
-"TERÖRLE MÜCADELENİN KOLEKTİF YAPILMASI LAZIM"-
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri özetle şunları söyledi:
"Cumhuriyetin kurucu değerlerini kavramayan hiçbir insan bu topraklarda rahat yaşayamaz. O nedenle bütün gençler cumhuriyetin kurucu değerlerine büyük önem vermemiz gerekiyor.
Gençler umudumuz diyoruz. Ama gencecik çocuklarımızı terör vuruyor. 15 Temmuz'dan bu yana teröre kurban giden şehitlerimizin sayısı 36.
Terörsüz devralınan bir ülke 14 yılda nasıl bir terör bataklığının içine sürüklendi.
Terörle mücadelenin kolektif yapılması lazım. Bir siyasal iktidar ben tek başıma terörü engellerim derse bu tablo gerçekçi değil, olamadı da zaten.
Bugün TBMM'de bir kanun teklifi görüşülecek. Daha önce gelmişti. Bir torba kanun içindeydi. Belli maddelerine itiraz ettiğimiz için geri çekildi, daha sonra tekrar getirildi.
Getirilen bir mali af kanunudur. Biz bir mali af kanunun çıkarılmasından yanayız, karşı çıkmadığımızı önce ifade edeyim ama yapılan düzenlemenin yanlış ve eksik yönleri var.
-"14 YILDA 6 KEZ AF KANUNU ÇIKARILDI"-
Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında 14 yılda 6 kez af kanunu çıkarıldı.
En son 2014'ün dokuzuncu ayında çıktı. 2014'ün dokuzuncu ayından bu yana… 2014'de vergi alacağı 67 milyardı. Bugün vergi alacağı 90 milyar liraya çıkmış durumda. Yani af kanunu çıkıyor, 67 milyar lira af kanuna rağmen yeniden yapılandırmaya rağmen borç azalması gerekirken 90 milyar liraya çıkıyor.
-"BORCU OLMAYAN İNSANIN ÖDÜLLENDİRİLDİĞİ BİR MEKANİZMAYI…"-
Dürüst mükellef var. Onlara bir avantaj sağlamalı. Nasıl bir avantaj, en azından demeli ki borcu olmayan vatandaş önümüzdeki yıl beyanname verirken ondan yüzde 1 oranında düşük vergi alacağım, demeli. Bir de borcu olmayan insanın ödüllendirildiği bir mekanizmayı bizim gündeme getirmemiz lazım.
-"PEKİ NİYE TÜRKİYE'YE GELİYOR, KARA PARAYI AKLAMAK İÇİN"-
Bu teklifte bir madde var. Asıl bizim üzerinde durduğumuz madde o madde… Diyor ki; "yurt dışından herhangi bir para gelirse parayı kimin getirdiği belli değil ve kaynağı da belli değil, bu para Türkiye'ye gelirse ben bu parayı aklarım'. Para uyuşturucu parası mı önemli değil. Terör örgütlerinin parası mı önemli değil. Türkiye'ye gelsin, kaynağı belli değil. Peki kime ait bu para, o da belli değil. Peki niye Türkiye'ye geliyor, kara parayı aklamak için.
-"TÜRKİYE KARA PARA CENNETİ OLUR"-
Türkiye kara para cenneti olur, kara parayı aklayan bir ülke olur Türkiye.
Kimin parası bu, rüşvet parası mı?
Hükümeti bir kez daha uyarıyoruz. Bu teklif bu şekliyle yasalaşırsa bunun ceremesi çok ağır olur.
Dün bu konuda Sayın Başbakan'a da açıklamalarda bulundum. Çünkü biz ülkemizi seviyoruz. Türkiye Cumhuriyeti kara para aklayan bir devlet değildir. Siz kara parayı aklayan bir süreci başlatamazsınız.
-"CAMİYE, KIŞLAYA, ADLİYEYE SİYASET GİRMEYECEK"-
15 Temmuz darbe girişimi oldu. Hala bunun etkilerini toplum üzerindeN atmış değil. Bu darbe girişiminden hepimizin çıkarması gereken dersler var. Bu darbe girişimi aynı zamanda siyaset kurumuna yeni pencereler açmak durumunda. Bu darbe girişiminden neleri çıkarmalıyız, ders olarak neleri çıkarmalıyız. Önce şunu herkesin bilmesi lazım. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girmeyecek. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girerse işte bunlar olur.
-"ARKA BAHÇESİNE DÖNÜŞMEMELİDİR"-
Camiler bir siyasal iktidarın, bir siyasal görüşün arka bahçesine dönüşmemelidir. Birilerinin emir ve komutası altında olmamalıdır.
-"NİÇİN GÖZ YUMDUNUZ BU GÜNE KADAR?"-
Kışlaya siyaset asla girmemelidir.
'Orduyu ele geçireceğiz, okulları ele geçireceğiz, sınav sorularını çalıp yandaşlarımızı Harp Okullarına sokacağız'. Niçin göz yumdunuz bu güne kadar? Niçin gereğini yapmadınız bu güne kadar?
Orduda kalıyorsan siyasetle ilişkini keseceksin. Geliyorsan eğer siyaset kurumuna orduyla ilişkini keseceksin.
Orduyu sıcak siyasetin unsuru haline getirmek oradaki gelişmelere sıcak siyasetin doğrudan müdahale etmesini sağlamak kadar ortam hazırlamak Türkiye'yi felakete sürükler. Bugün geldiğimiz nokta odur.
-"BİLİMSEL LAİK EĞİTİMİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU"-
Bu darbe bize bir şey daha öğretti. Bilimsel laik eğitimin ne kadar önemli olduğunu…
Birisine körü körüne bağlanıp sadece onun söylediklerini yapmak Allah'ın verdiği en değerli aklı yok saymaktır.
-"SİYASET KİŞİSEL ÇIKARLAR İÇİN YAPILMAZ"-
Darbenin bize öğrettiği bir şey daha var. Siyaset kişisel çıkarlar için yapılmaz. Siyaset ailenin çıkarları için yapılmaz. Siyaset bir zümrenin bir sınıfın bir cemaatin çıkarları için de yapılmaz. Siyaset toplum için yapılır.
-"BİR CEMAATE DEVLETİ TESLİM EDEMEZSİNİZ"-
Bir cemaate, bir sınıfa, bir tarikata, bir inanç grubuna devleti teslim edemezsiniz. Devleti teslim ettiğiniz andan itibaren siyaset köreltilirsiniz, devleti yok edersiniz.
Siyaset aynı zamanda özeleştiri yapma ve geçmişi iyi analiz etme sanatıdır.
-"NASIL OLUYOR DA TÜRKİYE CUMHURİYETİ TEKRAR BİR DARBENİN EŞİĞİNE GELEBİLİYOR"-
Şu soruyu sormaktan kendimi alamıyorum, nasıl oluyor da Türkiye Cumhuriyeti tekrar bir darbenin eşiğine gelebiliyor. Demek ki geçmişten ders almayan siyaset kurumu var.
Bir şey daha öğretti bu darbe girişimi bize. Siyasetin bir dayatma işi değil, bir uzlaşma işi olduğunu gösterdi.
-"UMARIM BUNDAN SİYASET KURUMU DERS ÇIKARIR"-
Bir dayatma kültürü vardı bize, topluma, parlamentoya, medyaya… Darbe girişimi sonrası bu dayatma kültürünün ne kadar yanlış olduğu gerçeği ortaya çıktı. Umarım bundan siyaset kurumu ders çıkarır.
-"DEVLETİ BİR AİLEYE TESLİM EDERSENİZ SONU BÖYLE OLUR"-
Bu darbe girişimi bize bir şey daha öğretti, devlette liyakat sisteminin ne kadar önemli olduğunu bize gösterdi. Devleti bir cemaate, devleti bir tarikata, devleti bir partiye, devleti bir aileye teslim ederseniz sonu böyle olur.
-"BUNLAR DEVLETE BİLEREK VE İSTENEREK YERLEŞTİRİLDİ"-
Bugün geldiğimiz nokta devletin çökertildiği bir noktadır. Adım adım geldi. Birileri diyor ki "efendim bunlar devlete sızdı', yok efendim, devlete sızma falan yok, bunlar devlete bilerek ve istenerek yerleştirildi.
Bu darbe girişimi bize bir şey daha öğretti, demokratik parlamenter sistemin gücünü gösterdi bize.
-"DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEMİMİZİ DAHA GÜÇLÜ BİR HALE GETİRELİM"-
Bombalar atıldı. Bu Meclis açık kaldı.
Teslim edelim. TBMM Başkanı'na teşekkür ediyoruz. Sabaha kadar Meclis'i açık tuttu. Milletvekillerine teşekkür ediyorum, bombalara rağmen açık tuttular TBMM'yi. Meclis direndi, halk direndi, parlamento direndi ve darbe püskürtüldü. Dolayısıyla parlamentonun gücü bir kez daha kanıtlanmış oldu. O nedenle buradan sesleniyorum. Demokratik parlamenter sistemimizi daha güçlü bir hale getirelim, başka arayışlara girmek Türkiye'yi yeni felaketlerle karşı karşıya getirir.
Bu darbe girişimi bize bir şey daha öğretti, koşulsuz demokrasiye sahip çıkmayı öğretti.
Bu darbe girişimi bize bir şey daha öğretti, cumhuriyetin kurucu değerlerinin ne kadar önemli olduğunu…
Ve şunu hiç kimse unutmasın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı, bu ülkenin başbakanları, bakanları, bu ülkenin milletvekilleri, bu ülkenin müsteşarları, genel müdürleri cumhuriyet olmasaydı o makamlara gelemezlerdi.
Efendim "her şey bana sorulacak, her şey hakkında ben karar vereceğim', cumhuriyet bunu kabul etmez, TBMM'de kabul etmez, CHP'de kabul etmez.
Bu darbe girişimi bize bir şey daha öğretti, özgür medyanın gücünü öğretti.
Bir şey daha öğretti, demokratik laik sosyal hukuk devletinin önemini bir kez daha öğretti.
Darbeci veya darbe girişiminde bulunanlar suç işlemişlerse yakalarsınız adalete teslim ederseniz.
Bir kişi suç işlemişse onun bütün ailesini suçlayamazsınız.
Yeni mağdurlar yaratmamalıyız.
Er ve erbaşları linç edenlerin de yakalanması ve adalete teslim edilmesi lazım, adalet herkes için geçerli.
-YÜZDE 10 SEÇİM BARAJI-
Parlamenter sistemimizi güçlendirmeliyiz. Aksayan yönlerimiz var parlamenter sistemin, milli irade tam anlamıyla parlamentoya yansımıyor, gerekirse ve çağrı yapıyoruz yüzde 10 seçim barajından darbecilerin getirdiği bu darbe hukukundan Türkiye'yi arındırmamız lazım.
Geçmişte FETÖ terör örgütünün mağdur ettiği binlerce kişi var, intihar edenler var. Bunların tamamının suçsuz olduğu çıktı. Eğer bu ülkede adalet varsa adalet kırıntısı varsa o insanların itibarları iade edilir ve görevlerinin başına döndürülür. Bunların itibarlarının iade edilmesi lazım.
-DREYFUS ÖRNEĞİNİ VERDİ-
Taksim mitinginde Dreyfus örneğini vermiştim. Fransa'da Dreyfus adında bir asker casuslukla suçlanır, yargılanır ve mahkum edilir. 12 yıl sonra bir Fransız aydını çıkar. Yargılama yeniden başlar, Dreyfus beraat eder.
Darbe girişimi ile mücadele edilirken cadı avı başlatmamalıyız.
-"BİZDE KAYGI YARATIYOR"-
OHAL uygulamaları…
Tereddüt şu; OHAL uygulamalarının amacını aşan şekilde kullanılması bizde kaygı yaratıyor. Yani anayasayı aşan şekilde kullanılması bizde kaygı yaratıyor.
Peki siz ne yapıyorsunuz, "ben devleti yeniden inşa edeceğim', nasıl yapacaksınız, "KHK'larla sıfır devlet projesiyle yola çıkacağız, devleti yeniden yapılandıracağım'. Kimsin sen? Bu devlet senin devletin mi, bu devlet bizim devletimizdir, bu devlet 79 milyon insanın devletidir, bu devlet hepimizin devletidir. Bu devlet hepimizin devletiyse bizim seçtiğimiz temsilcilerin olduğu parlamentoda yasaların çıkması lazım. Devleti yeniden yapılandıracaksan adres yürütme organı değil, adres yasama organıdır.
Bunu söylediğim zaman efendim siz ordudan yana mısınız, en son orduyla ilgili çıkmıştı KHK'lar.
Bakan talimat verecek, cumhurbaşkanı talimat verecek, başbakan talimat verecek, üç ayrı yerden talimat alacak. Bu adam ne yapacak.
Böyle bir yapı olmaz.
Efendim bu yapı Amerika'da vardı, Amerika'da olabilir. Biz kendi kültürümüze bakarız. Kendi geleneklerimize bakarız. Kendi tarihimize bakarız. Metehan'dan bu yana ordu da hiyerarşi vardır ve bozulmamıştır.
Ben Türkiye Cumhuriyetinden yanayım.
Bunu yapanlar ne yapıyor. "Ordu sivilleşsin'. Ordu sivilleşmez. Sivil yönetime ordu hesap verir. Bunu istiyor muyuz, evet, nasıl istiyoruz, gelirler TBMM'ye hesabını verirler. " (ANKA/SON)