Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Temmuz Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Merkez Bankamızdan politika faizinde indirim adımları bekliyoruz" dedi.
Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen KTO Temmuz Ayı Meclis Toplantısına, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri ve üyeler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Avrupa ve Asya arasında yeni bir enerji ve ticaret mimarisi şekillendiğini söyleyerek, "Dünyada adeta ezberlerin bozulduğu, küresel dengelerin yeniden kurulduğu son derece fırtınalı bir dönemden geçiyoruz. Küresel ölçekte uygulanan sıkı para politikaları, merkez bankalarının yüksek faiz ısrarı, tırmanan enerji maliyetleri ve jeopolitik gerilimler, bugün hem dünyada hem de ülkemizde imalat sanayisini ve ticareti ciddi bir darboğazın içine sürüklemiştir. Gelişmiş ülkeler yüksek teknoloji odaklı bilgi toplumuna geçerken, sermayenin yön değiştirdiğine ve batıdan doğuya doğru kaydığına şahit oluyoruz. Önümüzdeki beş yıl içinde dünyadaki yeni orta sınıfın yüzde 80’i Asya’dan gelecek. Çin en büyük güçlerden biri olmaya devam ederken; Hindistan, Vietnam, Endonezya ve Mısır gibi ülkeler çok hızlı büyüyor. Bu ülkeler artık üretimde ucuz iş gücünü değil; otomasyonu, robotlaşmayı, yapay zekayı ve Ar-Ge yatırımlarını ön plana çıkarıyor. 20 yıl önce küresel üretimden yüzde 5 pay alan Çin’in bugün yüzde 35’lere, ihracattaki payının ise yüzde 14’lere çıkarması tesadüf değildir. Orta Doğu’da tırmanan İsrail-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı odaklı riskler, küresel enerji piyasalarını derinden sarsmaktadır. Petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkma riski konuşulurken, Avrupa ve Asya arasında yeni bir enerji ve ticaret mimarisi şekillenmektedir. Bu gelişmeler lojistik hatları etkilese de, Avrupalı alıcıların tedarik riskine karşı ülkemize ve Kayseri’mize daha erken sipariş yönlendirmesine de vesile olmaktadır. İşte tüm bu küresel tablo bize göstermektedir ki; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı’mız Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da çok açık bir şekilde ifade ettiği gibi; dünya büyük bir dönüşümden geçiyor, serbest ticaret dönemi fiilen bitmiştir. Artık herkes kendi sanayisini, kendi üreticisini koruyor" dedi.
Ticaretin sadece ekonomik bir faaliyet olmanın dışında bir güç ve güvenlik meselesi haline geldiğini aktaran Gülsoy, "Böyle bir dünyada üretim kapasitemiz en kıymetli hazinemizdir. Firmalarımız ülkemizin milli servetidir ve firmalarını nefessiz bırakan hiçbir ülke sanayisini koruyamaz. Bizler İtalya ile Çin arasındaki coğrafyanın en büyük sanayi deviyiz. Ancak küresel ve yerel zorlukların etkisiyle ciddi bir orta-düşük teknoloji tuzağı ve sanayide kan kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. İhracatımızın içindeki yüksek teknoloji payı ne yazık ki hâlâ yüzde 3-4 bandını aşabilmiş değildir. Bir ülke sanayisini ve üreticisini kaybederse, onu geri kazanması nesiller alır. İşte bu sebeple; Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından müjdesi verilen 1 trilyon liralık yeni imalat sanayi yatırım paketini ve açıklanan sanayi destek adımlarını son derece kıymetli buluyoruz. Bu karar, devletimizin reel sektörün ve üreticinin sesini duyduğunun en somut göstergesidir. Üretimin nefes alması Türkiye’nin nefes almasıdır; sanayicinin ve tüccarın güçlenmesi ülkemizin güçlenmesidir" ifadelerini kullandı.
"Merkez bankamızdan politika faizinde indirim adımları bekliyoruz"
Merkez Bankası’nın mevcut politika faizine indirim adımları beklediklerini söyleyen Gülsoy, "Mevcut makroekonomik tabloya baktığımızda; Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de sabit bıraktı. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek bu sıkı para politikası duruşunun; talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirmesini temenni ediyoruz. İş dünyası olarak enflasyonla mücadele programını elbette destekliyoruz. Enflasyon hepimizin ortak düşmanıdır. Enflasyon düşmeden yatırımda öngörülebilirlik sağlanamaz, kalıcı büyüme yakalanamaz. Ancak bu süreçte saha ile masadaki gerçeklerin örtüşmesi şarttır. Bugün Kayseri’deki mobilyacımızın, imalatçımızın, tüccarımızın en büyük gündemi ve en büyük sıkıntısı finansmana erişimdir. Enflasyonun düşüş patikasına girmesi ve jeopolitik risklerin yatışmaya başlamasıyla birlikte; Merkez Bankamızdan politika faizinde indirim adımları beklediğimizi, ayrıca politika faizi ile kredi faizleri arasındaki 20 puana yakın makasın daralmasını temenni ediyoruz. Kaynak kıtsa, öncelik en çok ihtiyacı olan KOBİ’lerimize verilmelidir. Son 1 yılda 73 bin firmamıza 100 milyar liranın üzerinde imkan sağlayan Nefes Kredisi uygulaması, yılda bir iki kez başvurulan bir can suyu olmaktan çıkarılıp düzenli işleyen kurumsal bir finansman kanalına dönüştürülmeli; limitleri büyütülerek ve vadeleri uzatılarak tüccarımıza ulaştırılmalıdır" şeklinde konuştu.