Muş’ta yaşayan işitme engelli Berfin Karayel, herhangi bir kurs ya da profesyonel destek almadan yaptığı karakalem ve yağlı boya resimleriyle dikkat çekerken, ailesinin desteğiyle geliştirdiği yeteneği sayesinde duygularını çizgi ve renklerle ifade ediyor.
Korkut ilçesine bağlı Çalaplı köyünde yaşayan 23 yaşındaki işitme engelli Berfin Karayel, resim tutkusunu azmiyle birleştirerek örnek bir başarı hikâyesine dönüştürdü. Herhangi bir kurs ya da profesyonel eğitim almadan karakalem ve yağlı boya alanında kendini geliştiren Karayel, ortaya koyduğu eserlerle görenlerin takdirini topluyor.
Çocukluk yıllarından itibaren resme ilgi duyan Karayel, sessiz dünyasında biriken duygularını çizgilere ve renklere aktararak sabırla yaptığı çalışmalar sonucunda özgün eserler ortaya çıkarmaya başladı. Karayel’in bu yolculuğunda en büyük desteği ise ailesi verdi. Kızlarının yeteneğini fark eden aile bireyleri, onun resim yapabilmesi için gerekli ortamı oluşturarak her aşamada yanında oldu. Çizdiği her resimle kendi dünyasını görünür kılan genç sanatçı, azmi ve kararlılığıyla çevresindeki birçok kişiye ilham vermeyi sürdürüyor.
Berfin’in babası Mehmet Baki Karayel, kızının hiçbir eğitim almadan yalnızca gözlemleyerek geliştirdiği resim yeteneğinin kendileri için büyük bir umut kaynağı olduğunu belirterek, en büyük hayalinin Berfin’in kendi ayakları üzerinde duran başarılı bir ressam olması olduğunu söyledi. Baba Karayel, "Berfin doğuştan işitme engelli. İlk olarak 3 yıl köy okulunda okudu, daha sonra okulu bıraktı. Sonrasında kendi kendine resim yapmaya başladı. Duvarlara resimler çiziyordu, benim ve annesinin resimlerini yapıyordu. Ben de bu yeteneğini fark edince ona resim defterleri aldım. Tabii ben elime hiç kalem almadım, resim bilmiyorum. Berfin de hiç eğitim almadı, kimse ona resim yapmayı göstermedi. Bu yeteneği kendiliğinden gelişti. Berfin doğaya bakıyor; taşları, dağları, hayvanları gözlemliyor ve onları resmediyor. Yaşadığı olayları da çiziyor. Doğaya çıkarken hemen defterini ve kalemini alıyor, kâğıdı dizinin üstüne koyup gördüğü şeylerin resmini yapıyor. Berfin’in bu yeteneğini görünce onun için tüm imkanlarımı kullandım. Defter, kalem, boya aldım. Biz Berfin’i çok seviyoruz, o bizim gözümüz gibi. İstiyorum ki kendi ayakları üzerinde dursun, bir yerlere gelsin. Türkiye’nin en iyi ressamlarından biri olsun. Rahatsızlığından dolayı derslerde hep geri kaldı, buna çok üzülüyordum. Ama şimdi bu resimleri çizdiğini görmek beni çok mutlu ediyor. İnşallah iyi bir yere gelir. Ben de ona gözüm gibi bakıyor, elimden gelen tüm desteği veriyorum" dedi.