TBMM Milli Savunma Komisyonu, terörle mücadelede, görevini yürüten asker ve kamu görevlilerine hukuki koruma getirmek amacıyla hazırlanan tasarıyı görüşülüyor.
TBMM Milli Savunma Komisyonu, AK Partili Yusuf Beyazıt Başkanlığı'nda toplandı.
Toplantıda, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve Bazı Kanunlarda değişiklik öngören Tasarı görüşüldü.
Komisyon gündemine geçmeden önce HDP İstanbul Milletvekili ve Komisyon Üyesi Erdal Ataş, Milli Savunma Bakanlığı yetkililerin söz konusu tasarı hakkında Meclis'te bulunan üç siyasi parti AK Parti, CHP ve MHP'li komisyon üyelerine brifing verdiği eleştirisini getirerek, HDP'nin dışarıda bırakıldığını söyledi.
Ataş'ın, "Bu toplantıya HDP çağrılmadı. Askeri yetkililer tarafından HDP dışında diğer partilere bilgi verildi.Böyle bir toplantı yapıldıysa HDP'li milletvekilleri niye çağrılmadı?Yasayla ilgili HDP'lilerin dışarıda bırakıldığı düşüncesindeyim" şeklindeki eleştirisine AK Partili Hüseyin Kocabıyık tepki gösterdi.
Kocabıyık, "bugüne kadar Milli Savunma Komisyonu toplantılarına kaç kere katıldınız? Şimdi ne oldu?" dedi.
HDP'li Ataş'ın eleştirisine yanıt ise Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'tan geldi. Işık, bu tür bilgilerin parti gruplarından geldiğini anımsatarak, toplantının resmi bir toplantı olmadığını ve komisyonu bağlamadığını söyledi.
Işık, "Tasarı hakkında bilgi daha çok grupların isteği üzerine gerçekleşir. Resmi bir toplantı da değildir. Bu bir gelenektir. HDP de bundan sonraki yasal düzenlemeler ile ilgili Hükümet yetkililerinden bilgi isterse verilir. Resmi bir toplantı değildir. Asıl toplantı budur" dedi.
Tasarı hakkında komisyonu bilgi veren Bakan Işık, söz konusu yasal düzenlemenin, terörle mücadele eden asker ve kamu görevlilerine hukuki bir alt yapı hazırladığını anlattı.
Milli Savunma Bakanı Işık tasarı hakkında şu bilgileri verdi:
"Terörle mücadelede yerel planlamanın yetersiz kaldığı ve Genelkurmay Başkanlığının merkezi planlamasına ihtiyaç duyulduğu hallerde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevlendirilmesinin hukuki alt yapısını oluşturmak, yaptıkları işlerde güven içinde hareket edebilmeleri ve bu işlerden dolayı ileride haksız ithamlara maruz kalmamaları maksadıyla, terörle mücadele görevini yürüten kamu görevlilerine hukuki koruma getirmek amaçlarıyla hazırlanmıştır. Halen terörle mücadele, hukuk devleti ilkesine, temel hak ve özgürlüklere, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine bağlı olarak yürütülmektedir. Vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini özgür biçimde kullanmasını, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden ve özellikle karmaşık bir yapı içinde hareket edip, her türlü silah ve yöntemi kullanabilen, insani olmayan taktikleri uygulamaktan çekinmeyen terör örgütlerine karşı mücadelede Türk Silahlı Kuvvetleri halen, genel kolluk kuvvetlerine destek olarak kullanılmaktadır. Tasarı ile, genel kolluk kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetlerini aşan durumlarda terörle mücadele için gerekli olması veya terör eylemlerinin kamu düzenini ciddi şekilde bozması hallerinde, Bakanlar Kurulu tarafından, terörle mücadele faaliyetlerinde genel kolluk kuvvetlerine destek sağlanması maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevlendirilmesine imkân tanınmaktadır. Görevin kapsam ve süresi, görev alanı, istihbarat yetkisinin kapsamı, topçu atışı veya hava kuvvetleri unsurları gibi destek silahlarının kullanımına yönelik tahditler, görevlendirilen birliklerin mülki amirler ve genel kolluk kuvvetleri ile ilişkileri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından alınması gereken tedbirler, icra edilecek görevlerin planlanması ve izlenmesi ile gerek görülen diğer hususlar Bakanlar Kurulu kararına bırakılmıştır."
Görevlendirilecek Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin çapı, teşkilatı, konuşlandırılacağı yerler, emir komuta ilişkileri kuvvet kaydırılması ve bu kapsamda gerekli görülen diğer hususların belirlenmesi, Genelkurmay Başkanlığınca belirleneceğini belirten Milli Savunma Bakanı, İllerde icra edilecek görevler kapsamında, askeri birlikler ile genel kolluk kuvvetleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları arasındaki işbirliği, koordinasyon ve gözetimin valiler tarafından yerine getirileceğini söyledi.
-HUKUKİ GÜVENCE NASIL OLACAK?-
Fikri Işık, terörle mücadele eden askerin nasıl hukuki güvence altına alınacağını da şöyle anlattı:
"Terörle mücadele sırasında işlendiği iddia edilen suçlar nedeniyle soruşturma izni verilinceye kadar personel hakkında yakalama, gözaltı veya tutuklama tedbirlerine başvurulamayacağı hüküm altına alınmış, bu kapsamdaki görevler yerine getirilirken, görevin niteliği gereği veya ifası sebebiyle verilen zararların Devlet tarafından tazmin edileceği; personelin kararları, işlemleri ve faaliyetleri sebebiyle tazminat davalarının ancak Devlet aleyhine açılabileceği; Devletin, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan personele ilgili Bakanın uygun bulması şartıyla rücu edebileceği hükme bağlanmış, Terörle mücadele görevlerinin ifasından dolayı açılan davalarda mağdur, şikâyetçi, katılan, davalı veya davacı konumunda olan kamu görevlilerine, seçecekleri bir avukatın ücretinin Milli Savunma veya İçişleri Bakanlıkları bütçelerinden ödenmesi imkanı getirilmiştir." (ANKA/DEVAM)