TSB Başkanı Yaşar: "Hiç kimse vatandaşın tazminat hakkını kendi ticari rantının konusu haline getiremez"

TSB Başkanı Yaşar: "Hiç kimse vatandaşın tazminat hakkını kendi ticari rantının konusu haline getiremez"

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, "Hiç kimse vatandaşın tazminat hakkını kendi ticari rantının konusu haline getiremez. Yeni sistemle birlikte değer kaybı hasar dosyasının doğal bir parçası haline geliyor" dedi.


TSB Başkanı Yaşar, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hayata geçirilen son düzenlemelerin yalnızca trafik sigortalarında hasar süreçlerini iyileştiren teknik değişiklikler olmadığını; vatandaşın mağduriyetinden rant sağlayan organize illegal hasar takip yapılanmalarına karşı yürütülen mücadelede tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi.


Yaşar, 29 Haziran tarihinde yayımlanan SEDDK Genelgesi ile yetkisiz hasar aracılığı faaliyetlerine yönelik önemli hukuki ve idari tedbirlerin hayata geçirildiğini, 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları değişiklikleriyle de hasar yönetiminde vatandaş odaklı yeni bir döneme girildiğini belirterek, yapılan reformların birbirini tamamlayan güçlü bir dönüşüm oluşturduğunu ifade etti.


"Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun konuya ilişkin ilke kararı ciddi ihlaller oluşturduğunu açıkça ortaya koymuştur"


Ahmet Yaşar, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:


"Yıllardır trafik kazası mağdurlarının bilgi eksikliğinden yararlanan, kendisini farklı unvanlarla tanıtan, vatandaşlarımızı gereksiz uyuşmazlıklara sürükleyen, yüksek komisyonlarla mağduriyeti derinleştiren ve çoğu zaman kişisel verilere hukuka aykırı yollarla erişerek organize faaliyet yürüten yapılar, yalnızca sigorta sektörüne değil, doğrudan vatandaşımıza zarar vermektedir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun konuya ilişkin ilke kararı da, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde kullanılması suretiyle yürütülen bu faaliyetlerin yalnızca sigortacılık açısından değil, vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlükleri bakımından da ciddi ihlaller oluşturduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu mücadele; hak arama özgürlüğüne, avukatlık mesleğine ya da hukuki temsil hakkına karşı değildir. Mücadelemiz; vatandaşın mağduriyetini ticari kazanç kapısına dönüştüren, hukuka aykırı yöntemlerle faaliyet gösteren organize illegal yapılara karşıdır."



"Hiç kimse vatandaşın tazminat hakkını kendi ticari rantının konusu haline getiremez"


Yaşar, yeni dönemde hak sahiplerinin, olması gerektiği gibi, herhangi bir aracı yapıya ihtiyaç duymadan süreçlerini doğrudan sigorta şirketleri üzerinden yürütebileceğini vurgulayarak şöyle devam etti:


"Hiç kimse vatandaşın mağduriyetini bir gelir modeline dönüştüremez. Hiç kimse hukuka aykırı yollarla elde edilen kişisel veriler üzerinden organizasyon kuramaz. Hiç kimse vatandaşın tazminat hakkını kendi ticari rantının konusu haline getiremez. Yeni sistemle birlikte değer kaybı hasar dosyasının doğal bir parçası haline geliyor. Vatandaşımız ikinci bir başvuru yapmak, farklı bir dosya açmak ya da aracı yapılara yönelmek zorunda kalmadan hakkına daha hızlı, daha şeffaf ve daha güvenli şekilde ulaşabilecektir. Değer kaybının hasar dosyasının içinde değerlendirilmesi, hesaplamaların standartlaştırılması, vatandaşın doğrudan bilgilendirilmesi ve hasar süreçlerinin sadeleştirilmesi aynı dönüşümün birbirini tamamlayan parçalarıdır. Amaç hasarı büyüten değil, hasarı etkin yöneten bir sistem kurmaktır. Bu reformlar sayesinde vatandaşımız korunacak, gereksiz uyuşmazlıklar azalacak, tahkim süreçleri rahatlayacak ve sigorta sistemine duyulan güven daha da güçlenecektir."



"Hukukun dışına çıkan herkes, kamu kurumlarının da kararlı mücadelesiyle karşı karşıya kalacaktır"


SEDDK’nın ortaya kararlı irade koyduğunu ve artık yeni bir dönemin başladığını belirten Yaşar, "SEDDK’nin düzenlemeleri ile Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun ilke kararı birlikte değerlendirildiğinde; vatandaşlarımızın kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde kullanarak mağduriyet üzerinden kazanç sağlayan organize yapılara karşı devletimizin çok yönlü ve kararlı mücadele iradesi açıkça ortaya konulmuştur. Vatandaşımızın mağduriyetinden rant sağlayan, kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kullanan ve sigorta sistemini istismar eden organize illegal yapılara açık uyarımızdır. Bu dönem sona ermiştir. Hiçbir hukuka aykırı yapı, vatandaşımızın mağduriyetini kazanç kapısı haline getiremeyecektir. Hukukun dışına çıkan herkes, bundan sonra yalnızca sektörün değil, ilgili kamu kurumlarının da kararlı mücadelesiyle karşı karşıya kalacaktır" dedi.


Yaşar, meselenin yalnızca sigorta şirketlerinin meselesi olmadığını vurgulayarak, "Bu mesele; vatandaşın hakkının korunması, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi ve sigorta sektörüne duyulan güvenin artırılması meselesidir. Türkiye Sigorta Birliği olarak, vatandaşımızın hakkını koruyan, hasar süreçlerini sadeleştiren ve sigorta sistemine duyulan güveni güçlendiren tüm düzenlemelerin yanındayız. Yetkisiz ve organize illegal hasar takip yapılanmalarıyla mücadelede ilgili tüm kurumlarımızla iş birliği içinde aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.



SEDDK’ye teşekkür


Ahmet Yaşar, bu önemli reformların hayata geçirilmesinde ortaya konulan güçlü liderlik ve vizyon dolayısıyla Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Sayın Davut Menteş başta olmak üzere, büyük emek veren tüm SEDDK Kurul üyeleri ve kurum çalışanlarına, katkı sunan kamu kurumlarına, eksperlere, sigorta şirketlerine ve sektör paydaşlarına teşekkür etti.


İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri