Tüsiad Yik Başkanı Özilhan: Yeni Anayasa İçin Tarihimizden Gelen Hasletlerin Bilincinde Olarak Çalışmalıyız

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin, "Zaman içinde...

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin, "Zaman içinde ortaya çıkan, kendiliğinden gelişen bir model, bir bakmışız ki Türk tipi olarak anılmayı hak etmiş. Bugün tarihimizden gelen hasletlerimizin bilincinde olarak, bizim için en iyi, en uygun yönetim modelini geliştirmek üzere hepimiz el birliğiyle çalışmalıyız" dedi.

"Yerli ve milli bir anayasa, Türk tipi bir model, biz öyle istiyoruz diye olmayacak. Zaman içinde ortaya çıkan, kendiliğinden gelişen bir model, bir bakmışız ki Türk tipi olarak anılmayı hak etmiş. Öte taraftan, masa başında hazırlanan model, olsa olsa sosyal mühendislik olur. Tecrübeyle biliyoruz ki, sosyal mühendislik uzun vadede mutlaka geri teper. Dolayısıyla bugün tarihimizden gelen hasletlerimizin bilincinde olarak, bizim için en iyi, en uygun yönetim modelini geliştirmek üzere hepimiz el birliğiyle çalışmalıyız. Yapacağımız anayasa, bir kez üzerinde anlaştıktan sonra hiç şüphemiz olmasın ki mutlaka yerli ve milli olacaktır."

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) 2016 yılının ilk Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısı yapıldı. Açılış konuşmasını yapan TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan, siyasi gündemdeki tartışmalara değindi ve önemli mesajlar verdi.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgenin tarihi bir dönüşümden geçtiğini ifade eden Özilhan, bu dönüşümü kavrayamayanların, değişime ayak uyduramayanların yok olma tehdidi ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu dönüşüm sürecinde yeni bir toplum sözleşmesi gerektiğini dile getiren Özilhan, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasını demokratik bir sistem içinde yukarıya taşıyacak bir yönetim yapısının tüm kurum ve kurallarıyla tesis edilmesi gerektiğini dile getirdi.

-"GÜNCEL SORUNU ÇÖZMEK İÇİN KURALLARLA OYNAMANIN SONUÇLARI HÜSRAN OLMUŞTUR"-

Bu kapsamda modern dünyada anayasaların özelliklerinin belli olduğunu vurgulayan Özilhan, şöyle açıkladı:

"Evrensel normlara uygun olmayan bir çerçeve uzun vadede sıkıntı getirir. Laiklik, demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü ilkelerini tartışma dışı bırakmalıyız. Uzun vadeyi düşünerek hareket etmek, temel ilkeler üzerinden yaklaşmak ve hukuk devletini tartışmasız biçimde tesis etmek, günün sonunda herkes açısından daha iyidir. Güncel sorunu çözmek için siyasi sistem ve toplumsal hayatı düzenleyen kurallarla oynamanın uzun vadeli sonuçları her zaman hüsran olmuştur. Bir bumerang gibi dönüp kısa vadeli çıkarı uğruna sistemin çarklarına çomak sokanları vurmuştur."

-"YENİ ANAYASA BİRLİK VE BERABERLİĞİ ARTTIRMAYA HİZMET ETMELİ"-

Özilhan, bugün karşılaşılan sorunları çözmenin, belirsizlikleri ortadan kaldırmanın yolu olarak şunları aktardı:

"Yeni anayasaya bir grubun nüfuz alanını bir diğer grup aleyhine genişletme mücadelesi olarak bakamayız. Yeni anayasa kavga ve kutuplaşmayı artırmaya değil, birlik ve beraberliği artırmaya hizmet etmeli. Farklılıklarımızla birlikte, bir arada, huzur içinde yaşamamız için bir çerçeve sunmalı. Herkes bunun için üstüne düşen fedakârlığı yapmalı. "

Türkiye'nin kuzey ve güney, doğu ve batı arasında olmasının anlamını coğrafyada değil, tarihte ve felsefede aramak gerektiğini ifade eden Özilhan, Türkiye'nin gücünün, hem Ortadoğu ve Arap coğrafyasıyla hem de Avrupa ile etkili bir işbirliği sayesinde mümkün olduğunu bildirdi. Özilhan, Türkiye'yi batı açısından önemli kılan gücün Ortadoğulu olmasından, doğu açısından önemli kılan gücün ise Avrupalı olmasından kaynaklandığını vurguladı.

-"TARİHİMİZDEN GELEN HASLETLERİMİZİN BİLİNCİNDE OLARAK ÇALIŞMALIYIZ"-

Özilhan, konuşmasında Türk tipi anayasa için şunları söyledi:

"Yerli ve milli bir anayasa, Türk tipi bir model, biz öyle istiyoruz diye olmayacak. Zaman içinde ortaya çıkan, kendiliğinden gelişen bir model, bir bakmışız ki Türk tipi olarak anılmayı hak etmiş. Öte taraftan, masa başında hazırlanan model, olsa olsa sosyal mühendislik olur. Tecrübeyle biliyoruz ki, sosyal mühendislik uzun vadede mutlaka geri teper. Dolayısıyla bugün tarihimizden gelen hasletlerimizin bilincinde olarak, bizim için en iyi, en uygun yönetim modelini geliştirmek üzere hepimiz el birliğiyle çalışmalıyız. Yapacağımız anayasa, bir kez üzerinde anlaştıktan sonra hiç şüphemiz olmasın ki mutlaka yerli ve milli olacaktır."

-"SORUNLARI ÇÖZECEK OLAN PARLAMENTO SORUNLARA GÖMÜLMÜŞ DURUMDA"-

Toplumsal uzlaşmanın sağlanacağı yerin parlamento olduğunu ifade eden Özilhan, sorunları çözecek olan parlamentonun sorunlara gömülmüş olduğunun altını çizdi. Bugün parlamentoda, muhalefet partilerinden birinin lider değiştirme sancıları yaşadığını; mevcut lider ve kadrolar arasında kıran kırana bir mücadele sürdüğünü bildiren Özilhan, "Diğer muhalefet partisi, dokunulmazlıkların kaldırılması tartışmasına kilitlenmiş durumda. İktidar partisi ise, yönetimde ortaya çıkmış değişimi yönetmeye çalışıyor. Maalesef siyasetteki bu tıkanmışlık yeni değil. 2007'den bu yana parlamentonun ve iktidarın gündemini kısır tartışmalar işgal ediyor. Ekonomik ve siyasi reformlar zamanında gerçekleşmedi. Parlamento sorunlara çözüm üretemedi. Artık kısır siyasi çekişmelere bir son verme zamanı geldi de geçiyor" açıklamasında bulundu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri