Baharın gelmesiyle birlikte kış uykusundan uyanan bozayıların yerleşim alanlarına yakın bölgelerde görülme sıklığı arttığını söyleyen Prof. Dr. Yusuf Ziya Oğrak, insan hareketliliğinin artması ve doğal yaşam alanlarının daralması insan-ayı karşılaşmalarını da beraberinde getirdiğini ifade etti.
Baharın gelmesiyle kış uykusundan uyanan ayılar doğada sıklıkla görülmeye başladı. Havaların ısınmasıyla birlikte bozayılar besin arayışı için daha geniş alanlarda hareket etmeye başladı. Özellikle ormanlık bölgeler ile yerleşim yerlerine yakın alanlarda ayıların görülme sıklığında artış yaşanıyor. Doğal yaşam alanlarının insanlar tarafından daha yoğun kullanılmaya başlanması, kırsal faaliyetlerin artması ve ayı popülasyonundaki yükseliş bu karşılaşmaların temel nedenleri arasında gösteriliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ziya Oğrak, insanların ayıların yaşam alanlarını daha yoğun kullanmaya başladığını belirterek, "İnsanların doğaya bıraktığı gıda atıkları ve arıcılık faaliyetleri ayıları yerleşim alanlarına çekiyor. Ayılar bu bölgeleri öğrendiklerinde tekrar tekrar ziyaret ediyor. Özellikle arıcıların elektrikli çit gibi tedbirler alması önemli" dedi. Oğrak, vatandaşların doğaya çöp bırakmaması gerektiğini belirterek, alınacak önlemlerle insan-ayı karşılaşmalarının azaltılabileceğini söyledi.
"Biz ayıların alanlarına girmeye başladık"
Yusuf Ziya Oğrak, ayı popülasyonunda artış olduğunu söyleyerek, "Aslında biz ayıların alanlarına çok girmeye başladık diyebiliriz. Kullanmaya başladık. Bu yüzden karşılaşmalar da çok artmaya başladı. Bir taraftan da ayıların avlanmaları yasaklandığı için biraz koruma altına alındı. Bu nedenle popülasyonlarında da bir miktar artış olduğu söylenebilir. Bugün Türkiye’de baktığımız zaman 4-5 bin civarında bozayı olduğu tahmin ediliyor. Aslında ayı ailesi içerisinde 8 tane tür var. Türkiye’de de dünyanın birçok yerinde yaygın olan bozayıları görüyoruz. İnsanların daha çok bildiği kutup ayıları, pandalar vesaire gibi toplam sekiz tür bulunuyor. Bizde ise bozayılar var. Bunlar farklı irilikte hayvanlar ve Türkiye’nin en büyük etoburları arasında yer alıyor. Bu yüzden insanlarla karşılaştıkları durumlarda çeşitli çatışmalar ortaya çıkabiliyor. Sayılarında bir miktar artış olsa da, Türkiye’de insan nüfusu da çok arttı. Son kırk yılda yaklaşık iki katına çıkarak 40 milyonlardan 85 milyonlara ulaştı. Bunun yanında araç sayıları ve insanların hareketliliği de arttı. Örneğin arıcılık faaliyetleri oldukça yaygınlaştı. Son 20 yılda bal üretimi iki katına çıkmış durumda. Arı kovanı sayısı 9 milyonlara ulaşmış ve arıcılık faaliyetleri ciddi şekilde artmış" dedi.
"Beslenme ihtiyacı duyuyorlar"
Ayıların, insanların bırakmış olduğun çöplerin yerini öğrenip daha sık bu bölgelere geldiğini belirten, Oğrak, "Bu durum ayılar açısından da önemli bir konu haline geldi. Çünkü ayılar, özellikle sonbaharda ve ilkbaharda yani mayıs dönemlerinde kış uykusundan uyandıklarında uzun süre aç kaldıkları için ciddi kilo kaybı yaşıyorlar. Özellikle anne ayılar için bu dönem daha zor geçiyor. Çünkü doğum genellikle kış uykusu sırasında gerçekleşiyor. Bu nedenle kaybettikleri ağırlığı telafi etmek için yoğun bir beslenme ihtiyacı duyuyorlar. Çok iyi koku alan burunları sayesinde insanların yaşadığı alanlara girebiliyorlar. İnsanların ektiği bahçeler ve bostanlar ayıları cezbediyor. Özellikle arıcıların alanlarına girebiliyorlar. Arıcılar doğal olarak kovanlarını tabiatın farklı bölgelerine yerleştiriyor. Bu nedenle insanların çevreye çöp atmasının ve gıda atıkları bırakmasının engellenmesi gerekiyor. Çünkü ayılar bu tür yerleri öğreniyor ve sürekli ziyaret etmeye başlıyor. Böylece insanlarla karşılaşmalar kaçınılmaz hale geliyor. Arıcılar ya da bahçe ve bostan işi yapan kişiler için ise elektrikli çit uygulamaları önemli bir tedbir olabilir. Bu yöntem sayesinde ayılarla karşılaşma riskini azaltarak kendilerini koruyabilirler" diye konuştu.