Alzheimer’a karşı toplumsal bilinci artırmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla 1-30 Eylül Dünya Alzheimer Ayı’nda uyarılarda bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, "Kesin bir sebebi yok, dünya genelinde 60 milyona yakın, Türkiye’de 600 bin civarında Alzheimer hastası var. Unutkanlık yaşlılığın bir sonucu gibi düşünülüyor, kesinlikle öyle değerlendirmemeli, ciddiye alınması gereken bir tablo" dedi.
Alzheimer hastalığı hakkında toplumsal bilinci artırmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla 1-30 Eylül Dünya Alzheimer Ayı’na birçok etkinlik gerçekleştirilirken demans (Bunama)ın en yaygın türlerinden olarak ifade edilen genellikle yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan Alzheimer, dünyada çok sayıda insanı etkiliyor. Uzmanlar, nedeninin henüz net olarak bilinmediği ve kesin bir tedavisinin olmadığını belirttikleri rahatsızlıkta, ileri yaş, obezite, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterolün hastalığın gelişiminde rol oynayabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz da unutkanlık, hafıza kaybı, eşyaların yerini hatırlayamama, kafa karışıklığı gibi durumların yaşandığı rahatsızlığa ilişkin bilgi verdi. Özellikle ileri yaş grubunda unutkanlığın kimi zaman normalleştirilmesi nedeniyle tanıda gecikme yaşanabildiğini aktaran Uzm. Dr. Yavuz, vatandaşlara uyarılarda bulundu.
"Dünya genelinde 60 milyona yakın Alzheimer vakasından bahsediyoruz"
Kişilerin belirtilere kulak vermesi gerektiğini, rahatsızlığın kesin bir tedavisi olmadığını ancak hastanın durumuna göre semptomların hafiflemesinin sağlanabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Mehmet Yavuz, "Alzheimer demans içerisinde bir hastalık grubudur. Alzheimer da bir demanstır. Her Alzheimer demanstır ama her demans Alzheimer değildir çünkü demansın başka çeşitleri de var. Alzheimer tüm demans türleri içinde yaklaşık yüzde 70’ini teşkil ediyor. Alzheimer’ın kesin bir sebebi yok. Beslenme alışkanlıklarından tutun çevresel faktörlere genetik yatkınlığa kadar çok geniş sebepler katmanından bahsediyoruz. Bugün dünya genelinde 60 milyona yakın Alzheimer vakasından bahsediyoruz, Türkiye’de 600 bin civarında Alzheimer hastası var. Şu an çalışmaların yoğunluklu olarak en önemli kısmı; hafıza bozulduktan sonra değil bozulmadan önce potansiyel Alzheimer durumunu yakalayabilmek bu yüzden araştırmalar son hızla devam ediyor. Bazı kan tetkikleri potansiyel bir Alzheimer durumunu gösterebiliyor. Tau proteini üzerindeki çalışmalar gerçekten çok heyecan verici. Son zamanlarda tedavide en çok önem verilen konu; Alzheimer oluştuktan, hafıza bozulduktan sonra değil, bozulmadan önce neler yapabiliriz, muhtemel Alzheimer durumlarını yakalayabilir miyiz? yönünde" diye konuştu.
"Unutkanlık yaşlılığın sonucu gibi düşünülüyor kesinlikle öyle değerlendirmemeli"
‘Alzheimer, unutkanlık hastalığı ama sadece unutkanlıkla kendini göstermiyor’ diyerek sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Yavuz, "Beynin genel olarak işlevsel bozukluğu ortaya çıkıyor. Davranışlar, hareketler, kişinin her şeyden önce sosyal iletişimi bozuluyor. Kişi 30 sene öncesini çok iyi hatırlıyor ama 1 gün öncesinde ne olduğunu ne yaşadığını bilmiyor. Uzak geçmişi çok iyi hatırlıyor olması genelde hasta yakınlarını çok aldatıyor. Unutkanlık yaşlılığın bir sonucu gibi düşünülüyor ama kesinlikle öyle değerlendirmemek lazım. Sık sık tekrarlamalar varsa, yakın hafıza kaybı söz konusuysa, sorduğu bir şeyi tekrar soruyorsa ya da anlattığı bir şeyi tekrardan, yeni, hiç anlatmamış gibi anlatıyorsa, davranışlarında değişiklikler başladıysa örneğin; eve dönerken yolunu kaybetmeye başladıysa bu gibi durumlarda derhal hekime götürülmesi gerekiyor" dedi.
"Kognoskopi bir nevi bilişsel check up gibi"
Beyinde hafıza ve bilişsel işlevlerin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi olarak ifade ettiği kognoskopinin önemine vurgu yapan Yavuz, "Kognoskopi çok önemli, bilişsel fonksiyonların zaman zaman kontrol edilmesi bir nevi bilişsel check up gibi. Özellikle 60-70 yaşını geçmiş insanların senede bir defa kognoskopi yaptırarak bilişsel durumlarını netleştirmeleri lazım. Unutkanlık ciddiye alınması gereken bir tablo. En önemli risk yaştır, yaş ilerledikçe Alzheimer riski yükseliyor. Diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği yine bir risk oluşturabiliyor. Kişini risk faktörlerini mümkün mertebe ortadan kaldırması çok önemli" ifadelerini kullandı.