Yaz aylarında artan dondurma, soğuk kahve ve asitli içecek tüketiminin diş çürüğü, mine aşınması ve diş hassasiyeti riskini artırabileceğine dikkat çeken Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, ağız ve diş sağlığını korumak için basit ama etkili önerilerde bulundu.
Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, yaz aylarında artan dondurma, soğuk kahve, gazlı ve şekerli içecek tüketiminin ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Diş hassasiyetinden mine aşınmasına, çürük riskinden tatilde ağız bakımına kadar merak edilen konulara ilişkin önemli bilgiler paylaşan Dr. Öztürk, basit önlemlerle yaz boyunca ağız ve diş sağlığının korunabileceğini vurguladı.
Şekerli ve asitli içecekler diş çürüğü ve mine aşınması riskini artırıyor
Yaz aylarında serinlemek amacıyla daha sık tüketilen dondurma, soğuk kahveler, gazlı ve şekerli içecekler ağız ve diş sağlığını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunan Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, "Özellikle şeker içeren gıdalar ağızdaki bakteriler tarafından aside dönüştürülerek diş çürüğü riskini artırır. Gazlı ve asitli içecekler ise diş minesinde aşınmaya neden olabilir. Bunun yanında çok soğuk yiyecek ve içecekler, hassas dişlerde kısa süreli ağrı oluşturabilir. Bu nedenle bu ürünlerin tüketim sıklığını azaltmak, ev yapımı veya ilave şeker içeriği düşük alternatiflerin (örneğin aromalı sodaların) tercih edilmesi daha sağlıklı bir seçenektir. Şekerli veya asitli içecekler tüketildikten sonra ağızın su ile çalkalanması ya da en az bir bardak su içilmesi, ağızdaki şeker ve asitlerin uzaklaştırılmasına yardımcı olarak dişlerin korunmasına katkı sağlar" diye belirtti.
Soğuk hassasiyeti önemli diş problemlerinin habercisi olabilir
Soğuk hassasiyetinin; diş minesinde aşınma, diş eti çekilmesi, çürük, çatlak diş veya eski dolguların kenarlarında oluşan problemler gibi birçok durumun belirtisi olabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, şunları ekledi:
"Hassasiyet yalnızca kısa süreli ve hafifse basit nedenlere bağlı olabilir. Soğuk temasından sonra ağrının uzun süre devam etmesi, derin çürüklerin habercisi olabilir. Buna karşılık, yalnızca soğuk uyaran sırasında hissedilen ve uyaran ortadan kalktıktan kısa süre sonra geçen hassasiyet ise yüzeyel çürükleri, diş minesindeki aşınmaları veya diş eti çekilmesine bağlı kök yüzeyi hassasiyetini düşündürebilir. Ancak kesin tanı yalnızca klinik ve radyografik değerlendirme ile konulabilir. Bu nedenle bu tür şikâyetler ihmal edilmemeli ve mutlaka bir diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Erken dönemde basit bir dolgu ile tedavi edilebilecek bir çürük, zamanında müdahale edilmediğinde kanal tedavisi hatta diş çekimi gerektirebilecek kadar ilerleyebilir."
Asitli içeceklerden sonra diş fırçalamak için 30 dakika beklenmeli
Asitli içeceklerin diş minesinin yüzeyini geçici olarak yumuşattığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, "Bu dönemde hemen diş fırçalamak, mine yüzeyindeki aşınmayı arttırır. Bu nedenle asitli bir içecek tüketildikten sonra önce ağız suyla çalkalanmalı ve diş fırçalamak için yaklaşık 30 dakika beklenmelidir. Ayrıca bu tür içeceklerin gün boyunca sık sık yudumlanması yerine tek seferde tüketilmesi ve mümkünse pipet kullanılması dişlerin asitle temas süresini azaltacaktır" tavsiyesinde bulundu.
Meyvelerin tüketim şekline dikkat!
Taze meyvelerin sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, "Ancak doğal olarak içerdiği şeker ve asit nedeniyle tüketim şekline dikkat edilmelidir. Meyveleri gün boyunca sık sık atıştırmak yerine tek seferde tüketmek, dişlerin asidik ortama maruz kalma süresini azaltacaktır" dedi.
Şekerli ve şuruplu kahveler çürük riskini artırıyor
Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, şekerli kahve tüketiminde de şu önerilerde bulundu:
"Aromalı, şekerli ve şuruplu içecekler ile şeker ilaveli kahveler içerdikleri şeker nedeniyle ağızdaki bakteriler için uygun bir ortam oluşturarak diş çürüğü riskini artırabilir. Ayrıca bu içeceklerin gün boyunca yudum yudum tüketilmesi, diş yüzeylerinin şeker ve aside daha uzun süre maruz kalmasına neden olur.
Buna karşılık, şekersiz soğuk kahvelerin diş sağlığı üzerinde doğrudan olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak şeker içermese bile çay ve kahvenin sık tüketimi zamanla dişlerde renklenmelere yol açabilir. Bu nedenle tüketim sonrasında su içmek hem renklenmeyi hem de ağız ortamındaki asit ve pigmentlerin etkisini azaltmaya yardımcı olacaktır."
Tatilde ağız bakım rutini aksatılmamalı
Tatilde de ağız bakım rutininin değiştirilmemesi gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, "Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile dişlerin fırçalanması, günde bir kez diş ipi ve ara yüz temizliği yapılması önemlidir. Seyahat çantasında diş fırçası, diş macunu ve diş ipi bulundurulmalı; özellikle şekerli atıştırmalıklar ve içecekler tüketildikten sonra ağız suyla çalkalanmalıdır. Ayrıca yeterli su tüketimi de ağız kuruluğunu azaltarak ağız sağlığının korunmasına yardımcı olur" dedi.
Çocuklarda sağlıklı beslenme ve düzenli bakım büyük önem taşıyor
Çocukların tatil döneminde de ağız ve diş bakımlarının aksatılmaması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, "Söz konusu çocuklar olduğunda, beslenme alışkanlıklarının oluşturulmasında en önemli sorumluluk ebeveynlere düşmektedir. Şekerli ve yoğun gıda boyası içeren dondurmalar yerine, mümkün olduğunca evde hazırlanmış, meyve, yoğurt ve kakao gibi daha doğal içeriklerle hazırlanan alternatiflerin tercih edilmesi faydalı olacaktır.
Çocukların gün içinde sürekli şekerli atıştırmalıklara yönelmesi yerine; badem, ceviz gibi kuruyemişler ile salatalık ve havuç gibi çiğnemeyi teşvik eden sebzelerin tercih edilmesi hem ağız ve diş sağlığının korunmasına katkı sağlar hem de sağlıklı çiğneme alışkanlığını destekler" diye konuştu.
Çocuklara küçük yaşlardan itibaren düzenli ağız bakım alışkanlığı kazandırılmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, "Dişler günde en az iki kez florürlü diş macunu ile fırçalanmalı, dişlerin birbirine temas halinde olan yüzeylerinin temizliği için yaşına uygun şekilde diş ipi kullanımı teşvik edilmelidir. Ebeveynlerin özellikle küçük çocuklarda diş fırçalama ve diş ipi kullanımını kontrol etmesi ve gerektiğinde yardımcı olması, ağız ve diş sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar. Ayrıca düzenli diş hekimi kontrolleri de ihmal edilmemelidir" dedi.
Yaz boyunca ağız ve diş sağlığını korumak için bu önerilere dikkat
Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, yaz aylarında ağız ve diş sağlığını korumanın temel kurallarının aslıdnda yıl boyunca geçerli olduğunu söyleyerek şu tavsiyelerde bulundu:
"Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile dişlerinizi fırçalayın.
Günde en az bir kez diş ipi ve gerekliyse ara yüz fırçası ile ara yüz temizliği yapın.
Şekerli ve asitli içeceklerin tüketimini sınırlandırın.
Susadığınızda ilk tercih olarak su tüketin.
Asitli içeceklerden sonra en az 30 dakika bekleyerek dişlerinizi fırçalayın.
Şekerli atıştırmalıkların tüketimini sınırlayın, gün içine yaymak yerine öğünlerle birlikte tüketmeye çalışın.
Diş hassasiyeti, uzun süren ağrı veya kanama gibi şikâyetleriniz varsa vakit kaybetmeden diş hekiminize başvurun.
Tatil döneminde de düzenli ağız bakım alışkanlıklarınızı sürdürmeyi ihmal etmeyin.
Basit görünen bu önlemler hem diş çürüklerinin hem de diş eti hastalıklarının önlenmesinde önemli rol oynar."