HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Bizler adaletin olmadığı yargı kurumlarında yapılacak yargılamaları tanımıyoruz, meşru görmüyoruz. Atanmış saray tarafından belirlenmiş yargıçlar, savcılar aracılığıyla yürütülecek bu operasyon bir darbe operasyonudur" dedi.
-"MEZARLIKTAN GEÇERKEN ISLIK ÇALMA TAVRIDIR"-
Yüksekdağ, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
"Dokunulmazlıkların kaldırılması yasasını Meclis'ten geçirdiler, Cumhurbaşkanı 7 Haziran akşamı onayladı. O kadar büyük bir nefret o kadar büyük bir psikolojik saplantı içerisinde ki saraydaki zat 7 Haziran günü dokunulmazlıkların kaldırıldığı yasayı onaylıyor ve bu yolla bizlere bir mesaj verdiğini sanıyor.
-"7 HAZİRAN TARİHİNDEN ÖCÜDEN KORKTUĞU GİBİ KORKUYOR"-
Oysaki verdiği bizlere karşı mesaj değildir, yaptığı şey kendisini büyük korkusu karşısında rahatlatma, telkin etme davranışıdır, hareketidir, mezarlıktan geçerken ıslık çalma tavrıdır. 7 Haziran tarihinden öcüden korktuğu gibi korkuyor. 7 Haziran tarihinde ne var çünkü, onun yenilgisi var.
Korktuğunuz için 7 Haziran akşamı o kabusu o korkuyu def etmek için dokunulmazlık yasasını onayladınız.
-"KUKLA HÜKÜMETLE KARŞI KARŞIYAYIZ"-
Saray şak diye söylüyor, onlar tak diye yapıyor. Sarayın söylemediği hiçbir şeyi de yapmıyorlar. Bugün tam anlamıyla yetkisiz hiçbir sorumluluk üstlenmeyen bir kukla hükümetle karşı karşıyayız.
Tam anlamıyla bir savaş organizasyonu ve örgütü tarafından yönetiliyor Türkiye.
-"HÜKÜMET UYGULAYICI EMİR ERİ POZİSYONUNDA"-
Hükümet uygulayıcı emir eri pozisyonunda. Bakanlar Kurulu öyle. Meclis, saray, Genelkurmay yapısının noter merciine dönüştürülmüş pozisyonunda.
Milletvekilleri yok… Eller kollar, rakamlar var, rakam hesapları var.
Bizlerin milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıran yasanın onayladığı gün eş zamanlı olarak güvenlik güçlerine, askere, sınırsız dokunulmazlık getiren bir yasa teklifi Meclis gündemine taşındı.
- "TÜRKİYE'DE BİR SARAYDAKİ ZATIN DOKUNULMAZLIĞI VAR"-
Türkiye'de bir saraydaki zatın dokunulmazlığı var, bir de onun suç ortaklarının, pazarlık yaptıklarının, söz verdiklerinin dokunulmazlığı var ama asıl dokunulmazlığı olması gereken siyasetçilerin yok.
Bugün Türkiye'yi yine Milli Güvenlik Kurulu yönetiyor.
-"DARBE OPERASYONUDUR"-
Bütün yargı mekanizmasını elden geçirdiler, atanmış yargıçları, savcıları yerlerine yerleştirdiler, dosyaları tasnif ettiler, öncelikle ve esas olarak HDP milletvekillerinin fezlekelerini, dosyalarını bugün adaletin olmadığı yargı kurumlarında gündeme alacaklar. Bizler adaletin olmadığı yargı kurumlarında yapılacak yargılamaları tanımıyoruz, meşru görmüyoruz. Atanmış saray tarafından belirlenmiş yargıçlar, savcılar aracılığıyla yürütülecek bu operasyon bir darbe operasyonudur. Yakın zamanda ataması, görevlendirmesi yapılan bizleri yargılamak için talimat verilen yargıçlar ve savcılar da şunu çok iyi bilsinler bugün bizleri yargılayanlar kendileri yargılanacaklar.
- "TAYYİP STANDARTLARI ENSTİTÜSÜ KURACAK YAKINDA"-
Türkiye'de kadınların nasıl kadın olması gerektiğini saraydaki zat belirliyor, kadınlığını test ediyor, Türk'ün nasıl Türk olması gerektiğini test ediyor, Kürt'ün nasıl Kürt olması gerektiğini söylüyor. Türk Standartları Enstitüsü yerine Tayyip Standartları Enstitüsü kuracak yakında, bu da olacak, emin olun.
Kadınların, Cumhurbaşkanı tarafından veya iktidardaki herhangi birisi tarafından kadınlık dersi almaya ihtiyacı yok ama saraydakinin ve iktidardaki erkek anlayış kadınlardan insanlık dersi almaya ihtiyacı var.
Ne diyor "anne olmayan anneliği reddeden kadınlar yarımdır, eksiktir'. Bu bütün kadınlara yapılmış bir hakarettir.
Kadınları da çocuğu olan ve olmayan olarak bölmeye ve kutuplaştırmaya çalışıyor.
-"ÇEYREK İKTİDAR"-
Bütün kadınlar olarak bu çeyrek iktidara çeyrek akla karşı emin olun öyle bir mücadeleyi büyüteceğiz ki bunlar kadına karşı tek bir söz söyleme cesaretini kendilerine bulamayacaklar.
Çeyrektir bu akıl."