Yüzü ve Kolları Yanan Kadına Cumhurbaşkanı Sahip Çıktı

Eşinin yüzüne ve kollarına döktüğü kızgın yağlan ölümün eşiğinden dönen 2 çocuk annesi Zeliha Acar'a Cımhurbaşkan'ı sahip çıktı.

Eşinin yüzüne ve kollarına döktüğü kızgın yağlan ölümün eşiğinden dönen 2 çocuk annesi Zeliha Acar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği resepsiyona katıldı. Davete katıldığı için büyük onur duyan Acar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kollarındaki yanıkların tedavisi için yardım istedi ve bu isteğine iki saat içinde olumlu cevap geldi.

Antalya'da, kocasının yüzüne ve kollarına döktüğü kızgın yağ ile ölümden dönen Zeliha Acar, tedavi sonrası yapayalnız kaldı. Yetiştirme yurduna bıraktığı iki çocuğunu düşünerek hayata sımsıkı bağlanan acılı kadın, gündelik iş, servis şoförlüğü ve oto yıkamacılık yaparak hayatını sıfırdan kurdu. Çocuklarını yurttan alan Acar, şimdilerde akıllı ticaretten kazandığı paralarla mutlu bir yaşam sürüyor.

İki çocuk annesi Zeliha Acar, 2009 yılında eşinin kendisini kızgın yağla yakmasının ardından hayatının tamamıyla değiştiğini söyledi.

Tedavisinin ardından yuvaya bıraktığı çocuklarını geri aldığını aktaran Acar, "Şoförlük ve oto yıkama yaptım. Şimdilerde ise akıllı ticaretle uğraşıyorum. Yaşadığım olay sonrası beni hayata bağlayan iki çocuğumdu. Bana bir şey olursa, onların yapayalnız kalması beni hayata bağlamıştı. Çocuklarım yanımda en büyük mutluluğum" dedi.

15 gün önce Cumhurbaşkanlığı'ndan arandığını dile getiren Acar, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında bir etkinlik düzenleneceğini ve davet edilen 250 kadına arasından Antalya'dan benim ve bir başka anne daha olduğunu söylediler. Onca acılara, darbelere rağmen hayatta kalan kadın, çocukları için mücadele eden anne olarak dikkatleri çekmişim. Kaynar yağla yakılan bir anne hayatına devam ediyor, çocuklarını yanına alıyor. Bu benim açımdan başarılı değil ama bir çok insan bunu yapamıyor. Ben tek başıma başardım" dedi.

"CUMHURBAŞKANIMIZ ÇOK MÜTEVAZİYDİ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetinden büyük onur ve gurur duyduğunu kaydeden Acar, "7 Mart günü uçakla Ankara'ya indik. Lüks bir otelde ağırlandık. 8 Mart'ta saat 12.00'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçiş yaptık. Çok heyecanlıydım. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı daha önce hiç canlı görmemiştim. Cumhurbaşkanımızla aynı ortamda olmak aklımın ucundan dahi geçmemişti. Oralarda olabilecek kişi olarak kendimi görmemiştim. Elini tuttum, gözlerinin içine baktım. Hem kadınların içindeydi ve çok mütevaziydi. Kadınların içinden hiç ayrılmadı. Programın sonrasında dahi Cumhurbaşkanımız bizlerle 3 saate yakın ilgilendi. Bütün kadınlarla tek tek ilgilendi" diye konuştu.

"YANIKLARIM İÇİN YARDIM İSTEDİM"

"Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmem gerekti" diyen Acar, "Kendisine bizzat iletmem gereken bir konu vardı. Kollarımdaki yanık izlerini iletmem gerekiyordu. Kendisini görmek için plan yapmıştım. Cumhurbaşkanımız iki yoldan salona gelecekti. Cumhurbaşkanımız benim tercih ettiğim yoldan geldi. Salona girer girmez ayağa kalktım, Cumhurbaşkanımıza el uzatıp, "Hoşgeldiniz" dedim. O da bana, "merhaba, hoşbulduk" dedi. Ama ben konuma girememiştim. Çok kalabalıktı. Cumhurbaşkanımıza sorunumu iletmem gerekiyordu. Bir fırsatını buldum, koltuklara oturdu Cumhurbaşkanımız, ben de yanına oturdum. Cumhurbaşkanımıza ben şiddet mağduru bir kadınım, kollarımda ciddi yanık izleri var. Bunların tedavisini istiyorum" dedi. Gözlerimin içine bakarak, doktorunu çağırdı ve beni yanına gönderdi. Arada iki saat geçmeden doktor beni aradı Ankara'dan. Hemen tedavi için gelmem istendi. Çocuklarım nedeniyle Antalya'da tedavi olmam gerektiğini söyledim. Ve Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yönlendirildim. Kolumun artık tedavisi olacak. Bu da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sayesinde olacak" diye konuştu.

"CUMHURBAŞKANIMIZ TAMAM MI DEDİ"

Davete katılmasından dolayı büyük mutluluk duyduğunu aktaran Acar, "Cumhurbaşkanımızın halkla samimi şekilde ilgilenmesi bizi çok mutlu etti. Rahatlıkla sorunlarımızı söyledik. Cumhurbaşkanımızın bu dertlere çare olabileceğini gördüm. Tekrar Cumhurbaşkanımızla göz göze geldik, bana aldın mı, tamam o iş diye bir işaret yaptı. Gülümseyerek tamam işareti ile mutluluğumu ilettim" dedi.

"ANNESİYLE MUTLU"

12 yaşındaki oğlu Ahmet Günendi ise yurtta kaldığı zamanların zor geçtiğini belirterek, "Annemizi özlüyorduk. Annem iyileşince bizi aldı ve şimdi mutlu şekilde yaşıyoruz" şeklinde konuştu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri