Türkiye Çimento Sektörü 100 Milyon Ton Üretim Kapasitesine Ulaştı

Türkiye Çimento Sektörü 100 Milyon Ton Üretim Kapasitesine Ulaştı
Bu yıl çimento ihracatının 7 milyon ton, klinker+çimento ihracatının

-Bu yıl çimento ihracatının 7 milyon ton, klinker+çimento ihracatının

ise 10 milyon ton olması öngörülüyor. Toplam ihracatın ülke

ekonomisine katkısının ise 500 milyon dolar olması bekleniyor.

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği(TÇMB) Başkanı M.

Şefik Tüzün Türkiye'nin çimento sektörü üretimde Avrupa birincisi

olurken, dünyada Çin, Hindistan, A.B.D ve İran'la birlikte ilk 5'te

yer aldığını söyledi. Tüzün,,ihracatta ise Çin ve İran'dan sonra ilk

üçte yer alan Türkiye çimento sektörünün, 100 milyon ton üretim

kapasitesi, 2015 yılında yaklaşık 3.2 milyar dolar cirosu, 550 milyon

dolar ihracatı ve doğrudan 17 bin kişiye ulaşan istihdamı ile Türkiye

ekonomisinin lokomotifi konumunda olduğunu kaydetti.

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği(TÇMB) Başkanı M. Şefik Tüzün

düzenlediği basın toplantısında sektörün bugün 80 milyon tonun

üzerinde klinker üretim kapasitesine ulaştığını belirterek " Bu

rakamın çimento üretimi olarak karşılığı ise yaklaşık 100 milyon

tondur. Devam eden ve başlayacak yeni yatırımlar ile birlikte, 2017

yılı sonuna kadar bu rakama 5 milyon ton daha ilave geleceğini

öngörüyoruz. Sektörün ilk 60-70 yılında Cumhuriyet Hükümetleri

kalkınmanın anahtarı olarak ülkenin dört yanına çimento fabrikalarının

kurulmasını sağladılar. Başlangıçta kamu imkanları ile kurulan

fabrikalar, özelleştirme sonrası tamamen özel sektörün yatırımlarıyla

yurt sathına yayıldı; Çimento sektörü Türkiye'de hızla gelişerek

bugünkü büyüklüğüne erişti"dedi.

-İLK İKİ AYDA ÜRETİM YÜZDE 34.08 ARTI-

Tüzün,2015 yılında yaşanan siyasi ve ekonomik belirsizliklerle geçen

bir yıl olmasının yanı sıra mevsim koşulları da aynı ölçüde inşaat

sektörünü, dolaylı olarak da çimento sektörünü etkilediği bir yıl

olduğuna işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: " 2016 yılı Şubat

ayında çimento üretimi geçen yıla oranla yüzde 34.08 oranında artış

yaşandı. Üretilen çimentonun yüzde 14.47'si ihraç edildi. Şubat sonu

yurt içi çimento satışlarında yüzde 23.84'lük artış yaşanmasının yanı

sıra ihracattaki yüzde 46.35'lik artış sektörü olumlu yönde etkiledi.

2015 yılında üretim TÇMB üyeleri bazında yüzde 0.3 artarak 72.8 milyon

ton olarak gerçekleşti.2015 yılında sektörün tamamının iç satışı, üye

olmayan fabrikaların satışları da tahmin edilerek, 65 milyon ton

olarak gerçekleşti. İç satışlar sektör bazında yüzde 1.3 artış

gösterdi. Üretilen çimentonun yaklaşık yüzde 10.7'si ihraç edildi.

2015 yılında sektörün kapasite kullanım oranı yaklaşık yüzde 85 olarak

hesaplandı."

-İHRACAT GELİRİNDE YÜZDE 14'LÜK DÜŞÜŞ-

Tüzün; "2015 yılsonunda Türkiye'nin çimento ihracatı (TÇMB üyesi

olmayan tesislerin bilgileri dahil) 7.8 milyon ton, (çimento+klinker)

toplam olarak 10.7 milyon ton civarında gerçekleşti. Bu rakamlar,

çimento ihracatında yüzde 3.5 küçülme, (çimento+klinker) toplam

ihracatta yüzde 2.7 küçülme anlamına geliyor. 2015 yılı Ekonomi

Bakanlığı verilerine göre toplam ihracatımızın (çimento+klinker)

tutarı yaklaşık 550 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2014 ihracat

gelirimiz 640 milyon dolardı. Bu da yaklaşık yüzde 14'lük bir düşüşe

işaret etmektedir" dedi.

-İHRACATIN YÜZDE 47'Sİ ASYA, ORTA DOĞU VE KÖRFEZ ÜLKELERİNE-

Çimento ihracatında ağırlık özellikle Suriye'deki artış ile birlikte

Orta Doğu yani Asya pazarı olurken, Libya'nın etkisiyle Afrika

kıtasının ikinci önemli pazar olduğunu belirten Tüzün şu bilgileri

verdi: " 2015 yılında çimento ihracatının yüzde 47'si Asya ülkelerine,

yüzde 36'sı Afrika ülkelerine, yüzde 7'si Avrupa ülkelerine ve yüzde

10'u Amerika ülkelerine gerçekleştirildi. Son yıllarda Türkiye, Çin ve

İran'dan sonra dünyanın üçüncü en büyük ihracatçısı

durumundadır.Gelecek yıllarda ihracatta Afrika ve Amerika pazarının

payının artacağını buna karşılık Avrupa pazarının payının daha da

düşeceğini tahmin ediyoruz.Özellikle; geleneksel ihraç pazarımız olan

Orta Doğu ve Akdeniz havzasındaki politik istikrarsızlık, bazı

bölgelerde savaş durumunun devam etmesi, Çin'de büyümenin azalması,

Rusya ile yaşanan gerginlik, İran ambargosunun kalkması neticesinde

İran'ın yüksek kapasite ve düşük enerji maliyeti ile ihracat

pazarlarımıza nüfuz etme olasılığının artması gibi olumsuzlukla

birlikte ihracatta sıkıntılı bir döneme girmekteyiz. Örnek olarak

Suriye ve Irak'a yapılan ihracatları gösterecek olursak, Bu 2 ülkeye

2016 yılı ilk 3 ayında ihracatımız 2015 yılı ilk 3 ayına göre toplamda

yaklaşık 225 bin ton azalmıştır. Bu bölgeden gelen düşüşleri telafi

olarak Libya pazarında artış görülmüş, Yemen ve Fildişi Sahili

pazarları açılmıştır."

-ORTADOĞU'DA SUUDİ ARABİSTAN REKABETİ-

Tüzün, Suudi Arabistan'ın çimento sektörüne 2008 yılından bu yana

getirilen ihracat yasağını kaldırmasıyla birlikte; ülke olarak mevcut

ve planlanan yatırımları ile ihraç pazarları için önemli bir rakip

haline geldiğini vurgulayarak ". Klinker üretim kapasitesi 61 milyon

ton olan Suudi Arabistan'ın önümüzdeki 5 yıl içinde kapasitesini 78

milyon tona çıkaracağı, ülkedeki petrol üretimi de düşünüldüğünde,

ciddi bir şekilde maliyet avantajı sağlayacağını tahmin ediyoruz.

Ülkedeki stoğun yaklaşık 20 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir.

Türkiye çimento sektörü ihracatının yaklaşık yüzde 40'ını Orta Doğu

ülkelerine yaptığı düşünülürse bu bölgelerde Suudi Arabistan ile

rekabet yaşamamız kaçınılmaz olacaktır. Özellikle Yemen, Irak, Ürdün,

Mısır ve Filistin hedef pazarlar arasında olacaktır. Suudi

Arabistan'ın ihracat vergisi uygulayıp uygulamaması da önemli bir rol

oynayacaktır.İran ambargosunun kalkması ve ülkedeki atıl kapasitenin

ihracata yönelmesi ve Suudi Arabistan'daki bu gelişme sonrası her iki

ülkenin pazara girmesiyle rekabet gücünün önemli ölçüde etkileneceği

tahmin ediliyor. İran'ın yüksek kapasite ve düşük enerji maliyeti ile

ihracat pazarlarımıza nüfuz etme olasılığı daha da artmıştır" şeklinde

konuştu.

-SEKTÖRE YATIRIM DEVAM EDİYOR-

Tüzün, yatırımlarla ilgili olarak da 2015 yılı içinde Doğu Akdeniz ve

İç Anadolu bölgelerinde olmak üzere iki yeni fabrikanın devreye

girdiğini belirterek şunları söyledi: " Bugün itibariyle, önümüzdeki

üç yıl içinde devreye alınacak olan altı fabrika yatırımı devam

etmekte veya inşaata başlama aşamasında. Bu veriler ışığında, sektörde

hala ciddi bir yatırım sürecinin devam ettiğini rahatlıkla

söyleyebiliriz. Ne yazık ki normal şartlarda bir başarı olarak

görülebilecek bu gelişme ve yatırım heyecanı, ülkedeki çimento üretim

kapasite fazlası nedeniyle olumsuz bir tablo olarak ortaya çıkıyor.

Önceki yıllarda yurtiçi talebin ve ihracat pazarlarının canlı olması

kapasitedeki bu fazlalığı dengelemiş ve sektörün kapasite kullanımı

yüzde 88-90'larda seyretmiştir. Ancak son 2 yılda gördüğümüz

durgunluk, sektör oyuncularını ciddi endişeye sevk etmektedir. Bu yeni

fabrikalar ile ara mamul olan klinkerin üretim kapasitesinde 2017

yılsonuna kadar 85 milyon ton olması ve eşdeğer çimento öğütme

kapasitesinin ise 104 milyon ton olması öngörülmektedir."

-"İHRACAT ARTMAZSA KAPASİTE KULLANIMI DÜŞEBİLİR"-

Tüzün, kentsel dönüşüm projesi kapsamında yeniden inşa edilen konut

yatırımları, 3'üncü havaalanı, Körfez Geçişi gibi özel projeleri,

hızlı tren, metro, otoyol gibi altyapı projeleri, Türkiye'nin enerji

bağımlığını azaltmayı hedefleyen HES, RES vb. enerji yatırımlarının

2016 yılında çimento sektöründeki büyümeye katkı sağlayacağını

vurgulayarak " Son 2 yıl içinde yurt içi çimento talebinin

durgunlaşması ve büyüme hızının azalmasına karşılık gündemde olan yeni

yatırımlar ile gelecek ilave kapasiteler sektörün ihracat

performansına bağımlılığını artırmaktadır. İhracatın önümüzdeki

yıllarda büyüme gösterememesi durumunda fabrika kapasite

kullanımlarında ve verimlilikte azalma görmemiz kaçınılmaz olacaktır.

Bu anlamda 2016 yılında, yeni çimento pazarları bulmak, rekabetçi

olacak aksiyonları almak daha da önemli olacaktır. Avrupa'da beklenen

büyümenin yakalanamaması ve hatta resesyon tehlikesi, Rusya'daki son

ekonomik sıkıntılar, dünya çimento ihracatının önde gelen ülkelerinden

birisi olan Türkiye için bir dezavantaj yaratmaktadır. Avrupa para

birimi Euro'nun zayıflaması, özellikle Avrupa'daki üreticiler ile

rekabet anlamında bir dezavantaj yaratabilir" dedi.

-KENTSEL DÖNÜŞÜMDE 20 YILDA 7 MİLYON KONUT-

Tüzün kentsel dönüşümün sektöre etkisi konusunda ise şu

değerlendirmeyi yaptı: "İnşaat sektörünün büyümesinde etkisi olacağını

beklediğimiz; Kentsel dönüşüm projeleri (20 yılda 7 milyon konut),

mega projeler, devam eden konut ve altyapı projeleri ve yabancıların

konut sektörüne devam eden ilgisi, aynı zamanda çimento sektörü için

de gelecekte fırsat olarak görülebilir. 100 m2 konut inşaatı için

gereken çimento miktarı yaklaşık 18-20 ton civarındadır. 20 yıl

boyunca Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında tüketilecek toplam çimento

miktarının yaklaşık 130-140 milyon ton olacağı tahmin edilmektedir.

Yıllık 6-7 milyon ton çimentonun (tüketimin yaklaşık %10'u), kentsel

dönüşüm projelerinde kullanılması beklenmektedir."

NÇ/HF

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.