Tutuklu sanık Köseoğlu: "Bir takım usulsüzlere şahit oldum etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri kabul ediyorum"
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan Kültür A.Ş. hak ediş şefi Gökhan Köseoğlu, "10 yıl Kültür A.Ş.’de çalıştım. Hak ediş için ziyaretler yaptım. Bir takım usulsüzlere şahit oldum. 2021 yılında Kültür A.Ş.’ye gelen mülkiye şeflerine yardımcı oldum. Soruşturma sürecinde de şahit olduğum usulsüzlükleri paylaştım. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri kabul ediyorum. Olayların sanığı değil tanığı konumundayım. Bir baskı altında etkin pişmanlık ifadesi vermedim" dedi.
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 37. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi.
Duruşmada söz isteyen Ekrem İmamoğlu, "Sabah başka bir duruşmada olduğum için burada olamadım. Engin Ulusoy var, Daire Başkanı. Engin Bey 40 yıla yakın emniyet müdürlüğü yapmış, bizde de daire başkanlığı yapmış. Bu beyefendi artık sürünerek de olsa buraya gelemiyor. Yani bu şekilde bir sağlık durumu var. İkinci husus yan salonda bir ‘casusluk’ davası yürütülüyor. En az buradaki iddianame kadar absürt ve alçakça hazırlanmış bir iddianameyle karşı karşıyayız" dedi.
Ekrem İmamoğlu konuşmaya devam ettiği sırada mahkeme başkanı "Talebinizi alalım" dedi. İmamoğlu devamında, "Ne kadar boş bir iddianameyi yargıladığınızı size huzurunuzda iletmek için söylüyorum bunu. Biz de sizden talepte bulunduk. Kızıyorsanız susayım sayın başkan" dedi.
Mahkeme başkanı ise, "Sanıklar adına talepte bulunmanıza gerek yok" şeklinde yanıt verdi. Ekrem İmamoğlu ardından, "Talepte bulunurum sayın başkan. Ben 143 eylemden sorumluyum. Talepte bulunurum. Burada sağlık sorununu size iletecek kendisi olmadığına göre onun adına ben ileteceğim" dedi. Mahkeme başkanı ise, "Cezaeviyle de görüştük. Bilgimiz var" dedi.
Ardından Kültür A.Ş. hak ediş şefi Gökhan Köseoğlu’nun savunmasına geçildi. Köseoğlu hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede örgüt yöneticisi Murat Ongun’a bağlı olarak hareket ettiği, Kültür A.Ş. firmasında reklam şefi olarak da görev yaptığı, usulsüz düzenlenen ihalelerde imzasının bulunduğu belirtilmişti.
"Murat Ongun’a bağlı hareket ettiğim söyleniyor ama kendisi ile hiçbir bağlantım yoktur"
Köseoğlu, "Ne benim ne ailemin sebepsiz zenginleşmesi yok. İddianamede yer alan örgüt şemasındaki kişilerin çoğunu tanımıyorum. İddianamede örgüt yöneticisi Murat Ongun’a bağlı hareket ettiğim söyleniyor ama kendisi ile hiçbir bağlantım yoktur. Telefonla bile görüşmüşlüğüm yoktur. İddia edilen örgüt şemasındaki kişilerin çoğunu tanımayan bir kişinin örgüt üyesi olup olmadığını takdirinize bırakıyorum. Ben sadece hak ediş şefiyim. Kültür A.Ş.’de ihale kazanan firmalar belli olduktan ve sözleşme imzaladıktan sonra iş ve işlemlerin resmi hak ediş dokümanlarını hazırlayan bir birimiz. Bu süreçte bile hiçbir imzam yoktur. Hak ediş işlemlerine ilişkin hiçbir usulsüzlük tespit edilememiştir" dedi.
" le süreçlerinde bizzat yer almadım"
Köseoğlu savunmasının devamında, "İddianame beni yapılan ihaleler ile ilgili görevli şahıs olarak tespit etmiştir. le süreçlerinde bizzat yer almadım, ihale biriminde görevli değilim, satın alma biriminde görevli değilim. Bunların hiçbirinden olmadığımdan dolayı bana ait olmayan görev tanımlamaları gerçeği yansıtmamaktadır. Ben sadece hak ediş şefiyim. Bu ihaleler, hak ediş şefinin görev, yetki sorumluluk alanında olan durumlar değildir. Bu hatalı görev tanımlamaları maddi hatalar zincirini oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.
"Bir takım usulsüzlere şahit oldum etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri kabul ediyorum"
Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesi hakkında konuşan Köseoğlu, "10 yıl Kültür A.Ş.’de çalıştım. Hak ediş için ziyaretler yaptım. Bir takım usulsüzlere şahit oldum. 2021 yılında Kültür A.Ş.’ye gelen mülkiye şeflerine yardımcı oldum. Soruşturma sürecinde de şahit olduğum usulsüzlükleri paylaştım. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri kabul ediyorum. Olayların sanığı değil tanığı konumundayım. Beraat edeceğime inancım tamdır. Bir baskı altında etkin pişmanlık ifadesi vermedim" dedi.
Ardından mahkeme başkanı tarafından sanığa, "Reklam İstanbul isimli firmayla ilgili birtakım anlatımların olmuş. Serdal Taşkın’ın (eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü) sana birtakım söylemleri olduğundan bahsetmişsin. O hususları anlat bize, nasıl gerçekleşti?" dedi.
Köseoğlu, "2019’un sonlarıydı. Serdal Bey’in odasına girip çıktığım için o dönem içerisinde Reklam İstanbul firmasından bahsetti. 2019 yılı içerisinde sanırım kurulmuş bir firma. 2019’un sonunda Reklam İstanbul diye bir firmanın olduğunu ve herhangi bir iş deneyimi ve yeterliliğinin olmadığını yani herhangi bir ihale veya satın alma sürecinde bulunamayacağını, o yüzden ufak ufak işler verilerek şirketin yapmış olduğu iş deneyimlerinin artırılarak büyük ihalelere katılmasını söylemişti. Reklam İstanbul’a ufak ufak işler verilerek daha sonrasındaki büyük hacimli işler verilmeye başlandı ve o arada da tabii ki iş deneyim belgesi oluştu. 3G kapsamında yapılmış olan ihalelerin belli bir limit üstünde iş deneyim belgesi aranma şartı var Kültür A.Ş.’nin yönetmeliği gereği. O yüzden ufak ufak işler verilmesi gerekiyor ki hacim artmalı ve daha sonrasında daha büyük ihalelere katılabilmesi için bir iş deneyim belgesi oluşma süreci olması gerekiyor. Bununla ilgili bana söylemi, anlatımları oldu" dedi.
Hakim ardından, "Bu firmaya neden önem verdiğini ne olarak sana açıkladı? Böyle bir şey var mı?" sorusunu yöneltti. Sanık Gökhan Köseoğlu "Açıkçası çok fazla bir detay belirtmedi bana. Sadece önemli olduğunu söyledi. Bu şirketin aslında Nihat Sütlaç’ın olmadığını, Murat Ongun’a ait olduğunu, hatta kendisinin de öyle hani sembolik nitelikte bir ortaklığının olduğundan bahsetmişti Bir buçuk yıl içerisinde Reklam İstanbul’un Kültür A.Ş.’den almış olduğu yüklüce ihaleler oldu" yanıtını verdi.
Duruşma çapraz sorgunun ardından yarına ertelendi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.