Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın: Kriz Algısının Oluşturulması Son Derece Sakıncalı

Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın: Kriz Algısının Oluşturulması Son Derece Sakıncalı
Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, "Ülkede bir kriz algısının oluşturulması son derece sakıncalı ve yanlış olduğu kadar işin hafife alınması...
Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, "Ülkede bir kriz algısının oluşturulması son derece sakıncalı ve yanlış olduğu kadar işin hafife alınması o derecede sakıncalı ve yanlıştır" dedi.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, basın mensupları ile bankacılık ve reel sektör hakkında değerlendirme toplantısı yaptı. Türkiye'de doğru algı yönetimine ihtiyaç olduğunu ifade eden Aydın, "İçinde bulunduğumuz dönem, kriz dönemi değildir. Asıl olan; darbe girişiminin, Moody's not indiriminin ve sınırlarımızdaki jeopolitik gelişmelerin ardından oluşan psikolojinin doğru yönetilmesidir" açıklamasında bulundu.

Ülkenin iç dinamikleri dışında küresel gelişmelere de bakmak gerektiğini belirten Aydın, dğnyada "büyüyememe" sorunu olduğunu fakat buna rağmen Türkiye'nin büyümede OECD ülkeleri içinde hala ilk sıralarda yer aldığını bildirdi. Türkiye'nin makroekonomik göstergelerinin de oldukça güçlü olduğunu dile getiren Aydın, şöyle devam etti:

"Kamunun borcu, milli gelirinin neredeyse yüzde 30'u seviyesindedir. Bütçe güçlüdür. Bu hem kamunun yatırım ve harcama kabiliyetinin hem de teşvikler yoluyla özel sektörün yatırım iştahının yüksek olması için önemli bir manevra alanı sağlamaktadır.

-"ÖZEL SEKTÖRÜN BORCU DİPSİZ KUYUYA ATILMIŞ TAŞLAR DEĞİLDİR"-

Evet, özel sektörün borcu bulunmaktadır ama Türkiye geleceğine yatırım yapmaktadır. Özel sektörün borçları analiz edildiğinde; gerek kamu-özel işbirlikleri, gerek özelleştirmeden, gerekse de üretim kapasite artışı amacıyla yapılan yatırımlar, orta vadede enerji başta olmak üzere Türkiye'nin üretim kapasitesinin artmasını sağlayacaktır. Bunların karşılığı önümüzdeki dönemlerde alınacaktır. Bu borçlar, dipsiz kuyuya atılmış taşlar değildir. Ülkemiz, ağırlıkla yatırım, ara mal ve enerjiye yatırım yapmaktadır."

Küresel ticaret hacminin daralmakta olması nedeniyle kredilerde oluşan vade uyumsuzluğunun gayet doğal olduğunu bildiren Aydın, bu süreç içinde Bankacılık sektörünün bu geçiş dönemini destekleyebilecek mali güce sahip olduğunun altını çizdi. Aydın, "Ülkede bir kriz algısının oluşturulması son derece sakıncalı ve yanlış olduğu kadar işin hafife alınması o derecede sakıncalı ve yanlıştır" ifadesini kullandı.

-"REEL SEKTÖRÜN KREDİYE ULAŞIMINDA SÜREKLİLİK ÖNCELİKLİDİR"-

Kredi kalitesi ve özellikle reel sektörün krediye ulaşımındaki sürekliliğin öncelikli konular olduğunu kaydeden Aydın, "Reel sektör ve bankacılık sektörü ilişkilerinin daha hassasiyetle yürütülmesi konusundaki sorumlu davranış, her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır. Bankacılığın, bir endüstri olması itibariyle günlük, dar sınırlarda ticari düşünmek yerine iş modelimizi, uzun vadeli sürdürülebilirlik çerçevesinde geliştirmek yönündeki tavrımızı sürdürmeliyiz" ifadelerini kullandı.

-"BANKAMIZ ÜLKENİN BÜYÜMESİNE VE KALKINMASINA DESTEK VERMEKTEDİR"-

Ziraat Bankası'nın toplam nakdi kredilerinin yaklaşık yüzde 75'i oranında reel sektöre kullandırılmış kredisi olduğunun altını çizen Aydın, "Bankamız ülkenin üretimine, ticaretine ve istihdamına katkı sağlayan reel sektör ile bireylere kullandırdığı kredilerle birlikte Türkiye'nin büyümesine ve kalkınmasına destek vermektedir. Bu çerçevede; sermayesi tamamen kamuya ait olan Ziraat bankası, özellikle de cari dengeye katkı sağlayan sektörde yer alan firmalara destek vermeyi sürdürmektedir" açıklamasında bulundu.

-"FAİZ ORANLARININ DAHA DA DÜŞÜRÜLMESİ KONUSUNDA ÇALIŞMALARIMIZ SÜRMEKTEDİR"-

Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın, müşterilerin sağlıklı bir şekilde faaliyetlerini sürdürebilecekleri her türlü yapılandırmaya destek olduklarını belirterek şöyle açıkladı:

"Bireysel kredilerde yapılandırma özellikle vadenin uzatılması yönündeki ihtiyaçlar ve ödeme aksaklıklarının giderilmesi nedeniyle yapılıyor. Kredinin kullandırıldığı tarihteki faiz oranından bağımsız olarak, bir yapılandırma faiz oranı belirledik ve bu faiz oranından yapılandırmalar gerçekleştiriliyor. Piyasa koşullarını da zorlayarak bu faiz oranlarının daha da düşürülmesi konusunda çalışmalarımız sürmektedir.

Sektörde farklı uygulamalar mevcut olmakla birlikte; banka olarak, kredi kartlarındaki yapılandırma taleplerini bir kerelik ve belirli bir süre için olmak üzere; tüketici kredi ürünü üzerinden ve uygun koşullarla gerçekleştiriyoruz.

Kredi borçlarını geri ödeme konusunda sıkıntı yaşayan tüm müşterilerimizin, hem faaliyetlerine devam edebilmesine hem de kredi geri ödeme güçlerinin geliştirilmesine imkan sağlamak üzere, mevzuatın elverdiği imkanlar dahilinde kredi yapılandırma enstrümanları uygulana gelmektedir. Güncel olarak 5,4 milyar TL'lik kredi riskimiz yapılandırılmış olup, geri ödeme süreçleri devam etmektedir. Yapılandırılan kredilerimizin geri dönüş oranları % 90'ları aşmakta olup, başarılı sonuçları görülmektedir."

-"MEVZUAT EKSİKLİĞİ, PRATİKTE CİDDİ SORUNLARA NEDEN OLUYOR"-

BDDK mevzuatında; bireysel krediler için bir sürü detay ve bağlayıcı alternatifli hükümler varken kurumsal kredilerin mevzuatında hiçbir düzenleme olmamasının büyük eksiklik olduğunu dile getiren Aydın, "Farklı nedenlerle bireysel öne çıktı ama bu durum sektörü kurumsal kredilerin yapılandırmasından uzaklaştırıyor. Özellikle de, aynı firmadan alacaklı olan birden fazla bankanın müşterek yapılandırma uygulamasına yönelik mevzuat eksikliği, pratikte ciddi sorunlara neden oluyor" ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.