• BIST 75.929
  • Altın 129,650
  • Dolar 3,4399
  • Euro 3,6520
  • Adana 11 °C
  • Adıyaman 3 °C
  • Afyon 2 °C
  • Ağrı 1 °C
  • Amasya 0 °C
  • Ankara -2 °C
  • Antalya 12 °C
  • Artvin -6 °C
  • Aydın 10 °C
  • Balıkesir 4 °C

Bilim Eğitimi ve AR-GE

Mürsel Adıgüzel

 

 

            Sevgili okurlarım, bir önceki yazılarımda bilim eğitimini çeşitli yönleriyle izaha çalıştım. Bu yazılmada ülkemizde bilim eğitimine yeteri kadar önem verilip verilmediğini izaha çalışacağım.

            Dünyanın değişim ve dönüşüme uğraması, bu süreklilik içinde uygarlıkların bilime eğitimine dayalı eğitim veren devletlerin varlığını sürdürdüğünü, bilim eğitimine önem vermeyen devletlerin yok olup gittiğini biliyoruz. En basit örneklerden birisi, çeşitli zamanlarda kurulan on altı Türk devletlerinden on beşinin tarih sahnesinden silindiklerin görmek mümkündür. Düşüncem o dur ki, son kurulan Atatürk Cumhuriyetini ebedi yaşatalım.

            Bir devletin ayakta durabilmesi için çok güçlü verilere sahip çıkmasıyla mümkün olmaktadır. Bunlarda en önemli olanları; diline ve kültürüne sahip çıkması kadar bilim eğitimine de önem vermesiyle mümkün olur.

            Her alanda olduğu gibi, bilim eğitimi alanında da bilime meraklı olanların, sorgulama yeteneği var olan ve sorguladığını bilimsel araştırmalarda sonuca ulaştıracak, bireylerin yetiştirilmesiyle başarılabilir. Bu tür eğitimi alan bireyler aldıkları eğitimdeki birikimlerini yaşamlarında uygulayarak pek çok başarı elde edebilirler. Bu başarıların sonucunda ülkenin teknolojik açıdan gelişmesini sağlamış olurlar. Tabi bu bilim eğitimini vermek içinde yapılması gerekenlerden en önemlisi, eğitim öğretime başlama yaşı esas alınmalıdır. Bu eğitimi lise ve üniversite yıllarına bırakmak doğru değildir. Çünkü küçük yaştaki bireyler, ileri yaştaki bireylere nazaran, daha çok sorgulayıcı olmaktadırlar. Bu ilke her daim göz önünde tutularak, çalışma programları buna göre yapılmalıdır.

            Bir eğitimci olarak bu düşüncelerimi aktarırken, ülkemizde yeteri kadar bilim eğitimi verilip verilmemsine de bakmamız gerekmektedir.

            Bu düşüncelerim ışığında görmüş olduğum bir gerçeği de paylaşmak istiyorum. Bu gerçek ne yazık ki ülkemizde istenilen düzeyde bilim eğitimi verilmemektedir. Verilen yerlerde de sınırlandırılmış olduğu görülmektedir. Dolaysıyla bilim eğitimi veren bilim insanları, eğitim gören bireylere tam anlamıyla eğitim vermedikleri orta yerde durmaktadır. Bu nedenledir ki bilim eğitimi alanlar tam donanıma sahip olamamaktadırlar. İş böyle olunca da bilimsel teknoloji alanında çalışsalar bile, istenilen teknolojik gelişmeleri sağlayamaz olurlar.

            Yapmış olduğum araştırmalarda gördüğüm o dur ki, pek çok üniversitelerde AR-Ge birimlerinin olmadığı gibi, yeterli sayıda laboratuar da bulunmamaktadır. Bireyler bu tür üniversitelerden diploma almakla yetiniyorlar. Hayata atıldıklarında çok zaman kendi mesleklerini yapamaz olurlar. Has bel kader bilim eğitimi alanlarda kendine verilmeyen fırsat sonucunda, AB ve ya ABD’ye giderek NASA’da çalışmalarını sürdürmektedirler. Bu durumda ülkemiz için en büyük kayıplardan birisi olmaktadır.

            Devam edecektir.

            Mürel Adıgüzel

            Eğitimci Yazar ve Şair

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Haber Sitesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 210 90 00 Faks : 0212 210 34 00