Mürsel Adıgüzel

Mürsel Adıgüzel

Şiir Dinletisi Konuşmam

Şiir Dinletisi Konuşmam

 

Değerli Arkadaşlarım, saygı değer sanatçı dostlarım. Anadolu Kültür Sanat ve Mozaik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olarak, bugün sizlere bir arada olmanın onur ve gururunu yaşamaktayım. Bu bağlamda sözlerime başlarken, siz değerli sanatseverlere hoş geldiniz diyor, sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, 2015-2016 dönemini hep birlikte en güzel bir biçimde, şiirlerimizi, türkülerimizi ve sanatsal çalışmaların eşliğinde tamamlamış bulunmaktayız.

2017 yılında da aynı kararlıkla devam edeceğimizi söylemek istiyorum. Sizlerden beklentimiz, yapmış olduğumuz çalışmalar içinde olmanızdır. Sizlerinde yapılan etkinlikler içinde olmanızı ve kurulacak komisyonlarda görev almanızı arzu etmekteyiz. Kurulacak komisyonlar, kültür ve sanat alanında çalışmalarını yapacak ve bizlerle birlikte çalışıp, gezilmesi, görülmesi ve yazılması gereken husufları kamuoyuyla da paylaşmayı sağlamış olacaklardır.

Bu anlamda, Anadolu Kültür Sanat ve Mozaik Derneği yönetimi olarak, hedefimiz sizlerle sanatsal bir topluluk içinde yer almayı ve sanatsal eylem birliği düşüncesi içinde olmayı, hedefimize koymuş bulunmaktayız. Bu düşünceyle sizlerin ivedilikle derneğimizin üyesi olmanızı da istemekteyiz. Sebebine gelince, birlikte hareket etmenin sağlayacağı sinerjinin daimi ve kalıcı olmasını sağlamaktır. Edebiyatın geniş alanı içinde her birimizin yaşamında, şiir denen bu muammayla tanışmış olmamızdır. Daha doğrusu şiiri kendimize, kendimizi de şiire daha yakın hissetmemizden ötürü, kenetleşmek zorundayız.

Kendi yarattığımız zaman süreci içinde, yazdığımız ve okuduğumuz şiirin çok mükemmel olduğunu zannederiz. Bu anlayış içinde, şiirlerimizi okur ve yorumlarız. Gün olur içimizde başka bir aşkının kıpırdamaları ortaya çıkar. Zaman zaman içimizdeki başka bir dürtülerin ortaya çıktığını fark ederiz. İşte o dürtünün etkisi içinde elimize kalemi alır, şiir yazma yazmaya başlarız. Şiiri yazmakta olduğumuz zaman ve süre içinde çeşitli boyutlarda sancılı hisler yaşarız. Konusu her ne ise, o konunun aşkı gerekliliğine daha çok inanmış oluruz. Bunu başardığımız da, içimizde oluşan dürtülerimiz bizi yenmeği başarmış olur.

Bu düşünce ışığında sanatı anlamaya çalışırız. Anladığımızı zannettiğimiz anlar çoğaldıkça, anlamadığımızı zannedişlerimiz artmış olur. Zamanla içimizde başka bir kıpırdamalar, başka bir dürtüler oluşmaya başlar. İşte bu dürtünün gerçek anlamında ki adı, şiir yazma dürtüsü ve duygusu olarak tanımlayabiliriz.

Bizlerin her geçen gün yeni verilerle tanışmamız ve yeni şiirlerle iştigalimiz artıkça, onun gerekliliğine daha çok inanmış oluruz. Şiiri yazmanın, hatta yazarak anlatmanın sonucunda, dürtülerimiz çoğalmaya başlar. Bu çoğalma sonucunda, öğrendiklerimizi belli bir kural içinde hedefine ulaştırmış oluruz. İşte bu oluşumlardan sonra,  “Şiir yazarken nelere dikkat etmeliyiz?” sorusu ortaya çıkar.

Öncelikle şiiri kısaca tarif edecek olursam, şiir edebiyatımızda az kelime kullanılarak, kendi ölçüleri içinde anlamlı duyguları anlatma sanatı olduğunu düşünmekteyim. Şöyle ki, şiir sanatına gönül verenler her kim olursa olsun, şiir yazmaya ve şiirle ilgili düşünce üretmeye başlamış ise, yazacağı şiirlerden emin olması gerekir. Hatta yazmış olduğu şiirleri kendini kandırmamış olduğundan emin olması gerekir.

Şöyle ki; şiir yazan kişi ilk önce ne anlatmak istediğini net olarak bilmek zorundadır. Şiirle ilgili ne anlatmak istediğine karar verdikten sonra, yazmaya başlamalıdır. Nedenine gelince, şairin tespit edeceği bir konuyu, başka şairler başka açılardan değerlendirmiş olabilir. Burada önemli olan şairin kendi bakış açısıdır. Şair her zaman kendi penceremizden bakmalıdır. Eğer şair o bakışı doğru yapmış olursa, en doğru düşünceleri yakalamış olur. Böylece kopyalıcılıktan uzak ve başka şairlerin bakmış olduğu pencereden bakmak zorunda kalmamış olur. Başkalarını taklit etmek şaire hiçbir şey kazandırmaz.

Bu konuyu kısa bir örnekle açıklayacak olursam; örneğin yazacağımız şiirin konusu aşk olsun diyelim. O zaman biz yazacağımız şiirde aşkın neresinden bakacağımızı ön plana çıkarmalıyız. Mesela, aşkın yaşanması yanını mı, yoksa kederli yanını mı ve ya umutlu, umutsuz yanlarını mı? İşte sorun burada başlamaktadır. Tespitimizi doğru yaparsak, yazacağımız şiirde aşkın hangi yanına baktığımız ortaya çıkmış olur. Ama doğru tespit yapmadan hepsini birbirine karıştırmış olursak, yazmış olacağımız şiir, şiir olmaktan çıkar.

Bu nedenle yazacağımız şiirleri, felsefi ve matematiksel olarak da düşünmek zorundayız. Bu durum şiirin olmazsa olmazlarıdır. Belki serbest şiir çalışmalarında matematiksel oluşuma gereksim duyulmayabiliriz. Ancak hece şiiri yazımında mutlaka matematiksel gereksinmeye ihtiyaç vardır. Çünkü şiirin akışında, ritminde ve hece sayısında eksik veya fazlalığın kulağı tırmaladığı bir gerçektir. Böyle bir şiirde bir harfin bile eksik veya fazla olması, şiirin anlamını ve yazılış biçimini bozar. Bu fazlalık veya eksiklik bir bestenin notaları olarak düşündüğümüzde, bir notanın eksik veya fazlalığı, müzik sistemini bozduğu gerçeğini de ortaya çıkarır. Hangi tür şiiri yazarsak yazalım, mutlaka birçok kez sesli okuyup eksiklerini tamamlayalım.

Sizler, bizler ve hepimiz bu yazım kuralına paralel olarak dilimizi de doğru kullanmamızın çok önemli olduğunu bilmeliyiz. Eğer dilimizi çok iyi kullanmış olursak, derinliği olmayan şiirler yazmış olsak bile, ondan keyif alınmış olur. Hangi sebepleri yazarsak yazalım, mutlaka kendi dilimizi kullanmayı ön plana çıkaralım. İşte o zaman şiir sanatının hakkını vermiş oluruz. Böyle bir şiirin kalıcılığı ve devamlılığı söz konusu olur. Daha doğrusu kısa zamanda tükenip gitmez.

İşte bugün bu önemli çalışmalarımız içinde, yer alan çok değerli şairlerimizden: Dernek Başkanı Mürsel Adıgüzel, Başkan Yardımcısı Cengiz Yılmaz, Sekreter Şengül Yıldırım, Sayman Ali İhsan Öztürk, Komisyonlardan Sorumlu Muntaz Adıgüzel, Divan Başkanı Şehmus Çakı ve katılımcı şairlerimizden Mehmet Tüter ve eşi Gülsüm Tüter, Düşler Dünyası Şiir Grubunun Başkanı Şair İsmail Aydoğmuş, Şükrü Altınel, Kamil Gündüz,Habip Kaymak, Arif Ocakçı, Yücel Dede, Sami Biberoğlu,Filiz Kuş Akdağ, Saadet Kılıçaslan, Günay Aksoy, Ayten Oral, Meltem Bali, Ozan Binali Aktaş, Şehmus Çakı, Caner Çakı, Ozan Yahya Bilican, Fevzi Kalender,Sadet Çakır, Sema Noyan, Cemil Özdemir, Sevtap Dudu,Güldal Tuğlu,Hakan Adıgüzel, Ozan Erzade Kapan, Ozan Zakiri, Radyo Kurmcusu ve Sumuncusu ve aynı zamanda şiir yorumcusu Zeliha Çakal, Güldal Tuğlu, Dr. Yaşar Duymuş, TV. Sunumcusu Engin Arda, Şair Sadi Kartal, İhsan Koç, Kemal Değirmenci, Altan Gümüşhaneli, Aslan Özçelik, Bekir Odacı, Mümin Ağır, Nevin Saziye, Cafer Akyol, Veli Eker, Emine Öztürk, Mehmet Mahir Eynitian, Baki Ortak ve Aslan Baykara etkinliğimizi onurlandırmışlardır. Katılımcı olan herkese Anadolu kültür Sanat ve Mozaik derneği Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyor.

            MürselADIGÜZEL

           Eğitimci Yazar ve Şair

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mürsel Adıgüzel Arşivi