• BIST 73.391
  • Altın 133,104
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Adana 10 °C
  • Adıyaman 5 °C
  • Afyon 2 °C
  • Ağrı 6 °C
  • Amasya -5 °C
  • Ankara -7 °C
  • Antalya 11 °C
  • Artvin -1 °C
  • Aydın 10 °C
  • Balıkesir 5 °C

Dokunulmazlık Kalkanı Nelere Kadir

Şehmus ÇAKI

Kıymetli Okurlarım,

Silopi’de 5 Nisan'da düzenlenen ve 1 polisin şehit olduğu bombalı saldırıdan haberiniz vardır.

Saldırının hem planlayıcısı, hem de tetikçisi Ahmet U. Şırnak’ta yakalanmış, davasını takip eden hakim A.Ö. vicdani kanaatini kullanarak  ''suç işlemeyeceğine kanaat getirip'' serbest bırakmıştı. Nereden bilebilirdi ki 2 gün sonra eylem yapıp (Bombalı saldırı, silahla ateş açma) 4 kişinin yaralanmasına ve bir kişinin de yaşamını yitirmesine sebep olacak. Bilseydi! Acaba serbest bırakır mıydı? Yoksa bazı gazetelerin yazdığı gibi paralel bir örgüte dahil yandaş mıydı? Kesin olmayan bir şey hakkında yorum yapamayacağım.

 Sizlerin takdirine bırakıyorum.

 Yalnız ölenlerin kanı kimlerin eline bulaşmıştır, kim suçludur?

 Eylemi yapan katil mi, kararı veren hakim mi, gerekli incelemeyi yapmamış kabul edilen savcı mı, istihbaratın zayıflığı mı, bunların yanı sıra bu kadar güçlenmelerine sebep olan siyasi partiler ve bunları temsil eden Milletvekilleri midir?

 Burada da kararı sizlerin takdirine bırakacağım.

 Gel gelelim bu eylemi gerçekleştirenin PKK olduğu söyleniyor.

 Peki bu eylem meydana gelirken özel bir tim Siirt'te Katil zanlısı Ahmet U.'nun evine neden baskın düzenliyordu? Ahmet U.'nun PKK tarafından EYP konusunda eğitildiği ve pek çok bombalamanın mimarı olduğu, çoğu hendek ve barikat tuzaklarında ki bombaların kendi eseri olduğu, YPS ve YDG-H teröristlerinin başı olduğu  yeni mi öğreniliyordu?

  Acaba !

Yakalanıp da serbest bırakılan bir teröristin, istihbaratımızın zayıflığıyla  alakası var mı diye akıllara bir soru geliyor mu?

  Ayrıca..

TBMM'de yemin etmiş bir vekil Ahmet U.nun serbest bırakılmasının ardından dokunulmazlığını kullanarak Silopi'ye götürdüğü ve Ahmet U.nun 2 gün sonra eylemi gerçekleştirmesinin ardından Kandil'e kaçtığı doğrulanmıştır. Şimdi ise dokunulmazlıkların kaldırılmaması için gayret sarf eden "MİLLET VEKİLLER'i"  neyin peşindedirler? Açıkça belli değil mi? Dokunulmazlık kalkanı altında akla gelen her şeyi yapmaya hakları var mıdır? 

HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in (Kılıçdaroğlu'nun dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet diyeceği için) tepki göstermesi, yarın öbür gün cezaevlerine konulacaksınız demesi, ne manaya geliyor? Hayır diyenler suçlu oldukları için mi "HAYIR" diyecekler?

Tüm yorumlar siz değerli okurlarımındır.

 

Saygılarımla...

Şehmus Çakı


 
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Haber Sitesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0212 210 90 00 Faks : 0212 210 34 00